Fuddle türkçesi Fuddle nedir

Fuddle ingilizcede ne demek, Fuddle nerede nasıl kullanılır?

Fuddle oneself : Çakırkeyif olmak. İçkiyi fazla kaçırmak.

Fuddled : Çakırkeyif. Çakırkeyf. Mahmur. Kafası dumanlı. Sarhoş. Sersemlemiş.

Fuddles : Çakırkeyif olma. Sersemlik. Çakırkeyif yapmak. Zihnini karıştırmak. Sarhoşluk. Şaşkınlık. Şaşırtmak. Sızmak. (içki) sersemletmek. Sersemletmek.

Befuddle : Şaşırmak. Şaşırtmak. Aklını karıştırmak. Sersemletmek. Sarhoş etmek.

Befuddled : Ahmak bir şekilde sarhoş (argo terim). Afallamış. Alkolün etkisiyle doğru düzgün düşünme yeteneğini yitirmiş. Şaşırmış. Kafası karışık. Karışık. Kafası dumanlanmış. Kafası karışmış. Karışmış. Şaşkın.

Fud : Korku. Belirsizlik. Şüphe. Üreticilerin bir malı satın almaları için müşterileri ikna ederken korku taktikleri kullandıkları satış tekniği (ıbm'in bu yöntemi kullandığını iddia eden gene amdahl tarafından ıbm'i eleştirmek için kullanılmıştır).

Befuddler : Akıl karıştıran. Kafa karıştıran. Şaşırtan. Sersemleten.

Befuddlement : Kafa karışıklığı. Şaşkınlık. Şaşırma. Karışıklık.

 

Befuddlements : Kafa karışıklığı. Şaşırma. Şaşkınlık. Karışıklık.

Befuddling : Sersemletmek. Sarhoş etmek. Aklını karıştırmak. Şaşırtmak. Şaşırmak.

İngilizce Fuddle Türkçe anlamı, Fuddle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fuddle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Besot : Sarhoş etmek. İçkiyle kendinden geçirmek. İçkiyle mest etmek. Afallatmak. Aptallaştırmak.

Soak : Sarhoş olmak. Banmak. Sırsıklam etmek. Suya sokmak. Çok içmek. Islanmak. Demlemek (çay). Sırsıklam olmak. Yumruk atmak. Sırılsıklam olmak.

Bewilderment : Akıl karışıklığı. Hayret.

Ingest : Mideye indirmek. Yutmak. Yemek. İçine çekmek.

Emanating : Akan. Yayılmak. Doğan. Yayılan. Çıkmak. Doğmak. Çıkan. Fışkıran. Sızan.

Emanates : Ortaya çıkmak. Fışkırmak. Çıkmak. Yayılmak. Akmak. Oluşmak. Zuhur olmak. Doğmak. Sadır olmak.

Tope : Alkolik olmak. Ayyaş gibi içmek. Ayyaş olmak. Camgöz balığı. Camgöz. Çok içmek.

Discombobulate : Birbirine katmak. Karman çorman etmek. Bozmak. Aptala çevirmek. Karıştırmak. Altüst etmek. Kafasını karıştırmak. Serseme çevirmek. Afallatmak.

Inebriety : Kafayı bulma. İçki düşkünlüğü. Sarhoş olma. Devamlı alkol kulanma. Ayyaşlık.

Amazedness : Şaşırmış olma durumu. Hayret etmiş olma durumu.

Fuddle synonyms : pub crawl, hit it up, ball up, amazes, carry a person off his feet, exuded, addling, being drunk, disorient, throw, ebriety, carry, besots, befuddlement, disorientate, drunk, dazing, dazes, consternation, emanated, brainstorm, being surprised, doziness, baffle, amaze, bemaze, tipple, booze, hold, daze, intoxication, drabness, effuses.

 

Fuddle zıt anlamlı kelimeler, Fuddle kelime anlamı

Orient : Doğuya doğru yapmak. Doğuya yöneltmek. Maşrık. Yöneltmek. Doğuya döndürmek. Doğu ülkeleri. Şark. Doğrultmak. Yönlendirmek. Alışmak.

Abstain : Perhiz yapmak. Çekimser kalmak. İçki içmemek. Perhiz etmek. Geri durmak. Sakınmak. Çekinmek. Kaçınmak. İçkiden uzak durmak. Oy vermemek.

Fuddle ingilizce tanımı, definition of Fuddle

Fuddle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To drink to excess. To cause to become intoxicated. To make foolish by drink.