Run around türkçesi Run around nedir
- Oradan oraya koşturmak.
- Oraya buraya koşuşturmak.
- Atlatma.
- Birlikte gezmek.
- Baştan savma.
- Oraya buraya koşturmak.
- Oyalama.
- Takılmak.
- Dolama.
Run around ile ilgili cümleler
English: Don't run around the house.
Turkish: Evin etrafında koşma.
English: Don't run around in the room.
Turkish: Odanın etrafında koşma.
Run around ingilizcede ne demek, Run around nerede nasıl kullanılır?
Run : Taşımak. Gidip gelmek (arasında). Yürürlükte olmak. Yayınlamak. Adaylığını koymak. Yönetmek. Erimek. Otlatmak. Uzanmak. İşlemek.
Around : Ortalıkta. Doğru. Her yanına. Etrafta. Etrafında. Civarda. Aşağı yukarı. Geriye. Çevresine. Öteye beriye.
Run around with : Birlikte dolaşmak.
Give somebody the run around : Başından savmak. Kaçamak cevaplarla atlatmak.
Run a blockade : Ablukayı yarmak. Bir ablukadan kaçınmak. Bir engel ve maniadan kurtulmak ve sıyrılmak. Bir kuşatmadan kaçmak.
Run a boundary : Sınırı geçmek.
Run a business : İşi yönetmek. Çekip çevirmek. Bir işi yönetmek. İşi çekip çevirmek.
İngilizce Run around Türkçe anlamı, Run around eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Run around ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Circumvention : Aldatma. Önleme. Atlatıp kurtulma. Tuzağa düşürme. Desise. Hilecilik. Sahtekarlık. Kanunun boşluklarından yararlanma. Hile.
Attach oneself to : Asılmak. Katılmak. Bağlanmak. Askıntı olmak.
Botchier : Özensiz. Berbat. Yarım yamalak. Darmadağın. Kötü.
Patchier : Huysuz. Şöyle böyle. Yamalı. Derme çatma. Düzensiz. Yarım yamalak.
Bat around : Dolaşmak. Tartışmak. Sağa sola koşturmak. Koşuşturmak. Oradan oraya gitmek. Gezinmek.
Bantered : Takılmak (argo terim). Laklak etmek. Şaka yapmak. Şakalaşmak. Dalga geçmek. Alay. Sohbet. Şaka. Takılma.
Panaris : Paronişya.
Crude : Kabataslak. Çiğ. Acemi. Cırlak (renk). Nezaketsiz. Kaba. İnceliksiz. Yavan. Kaba saba. İyi yapılmamış.
Chaff : Tahıl kapçığı. Şakalaşma. Takılmak (argo terim). Keten, pamuk vb. tohumların hasat veya çeşitli işlemler sonrasında tohumu çıkarılmasıyla geriye kalan zarf veya kapsülleri, kapçık, tahıl kabuğu. Kepek. Tahıl kabuğu. Saman. Tahılın dış kabuğu.
Windings : Döndürme. Dönemeç. Dönme. Bobin. Dolam. Kavis. Sarma. Dolambaç. Dolaşma.
Run around synonyms : diversion, equivocations, stalling, chip, half heartedly, recovery, patchy, catches, riddance, botchiest, evasions, catch, in a slapdash manner, caught, circumventions, distraction, winding, whitlows, freeze, crack a joke, be affixed, delayed, evading, botched, felon, chipped, runaround, evasive, evasion, chaffed, banters, bungled, botchy.

Bu kısımda Run around kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Run around ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Run around anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Run around ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.