Sığma nedir, Sığma ne demek

  • Sığmak işi

"Sığma" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Sokağa bıraktıkları otomobile altı kişi sığmaya çalıştılar." - P. Safa

Yerel Türkçe anlamı:

Gömlek.

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Denizli kenti, Sarayköy belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Sığma ile ilgili Cümleler

  • Bu kutu çantama sığmayacak kadar büyük.
  • Parmaklarım bu eldivenlere sığmayacak kadar kalın.
  • Ali yeni telefonunun çok büyük olduğundan ve pantolonuna sığmadığından şikayet ediyor.
  • Bu kitap bu çantaya sığmaz.
  • Çocuk eski elbiselerine sığmayacak kadar büyüdü.
  • O kutu bütün bu şeylerin sığması için çok küçük.
  • Ellerim bu eldivenlerin içine sığmayacak kadar çok büyük.

Sığma tanımı, anlamı:

Sığmak : Uygun olmak. Bir kaba, bir yere bütünüyle girebilmek veya içinden geçebilmek.

Akla sığmamak : İnanılacak gibi olmamak, akla uygun gelmemek.

Aklına sığmamak : Olabileceğine inanmamak. anlayamamak, kavrayamamak.

Bir koltuğa iki karpuz sığmaz : "aynı zamanda birden çok işle ilgilenmek başarı için sakıncalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Canı canına sığmamak : Sabırsızlık göstermek, tahammül etmemek.

Derisine sığmamak : Çok kibirli olmak.

Ele avuca sığmamak : Söz dinlememek, baskı altına alınmamak, zapt edilememek. şımarık davranmak.

 

Erkekliğe sığmamak : Mertliğe, yiğitliğe yakışmamak.

Fare deliğe sığmamış bir de kuyruğuna kabak bağlamış : "kendisi sığıntı durumundayken yanına bir kişi daha almış" anlamında kullanılan bir söz. "yapamayacağı kadar ağır bir işi varken başka bir iş daha yüklenmiş" anlamında kullanılan bir söz.

Havsalasına sığmamak : Kabul edememek. aklı almamak, kavrayamamak.

İçi içine sığmamak : Telaş, sabırsızlık, coşkunluk göstermekten kendini alamamak.

İki arslan bir posta sığmaz : "bir ülkede iki baş egemen olamaz" anlamında kullanılan bir söz.

Kabına sığmamak : Duygularına engel olamayıp taşkın davranışlarda bulunmak.

Kafasına sığmamak : Akıl erdirememek.

Sıçan deliğe sığmamış bir de kuyruğuna kabak bağlamış : "bir işi başaramayacak durumdayken bir iş daha yükleniyor" anlamında kullanılan bir söz. "kendisi sığıntı durumundayken yanına bir kişi daha almış" anlamında kullanılan bir söz.