Sabı nedir, Sabı ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Bir yaşından küçük çocuk, bebek.
Sahibi, karşılığı sağbısı.
Sabı ile ilgili Cümleler
- Sabırsızsın.
- Sabır en güzel huy, ilim en güzel süs eşyasıdır.
- Sabır sonunda kazanır.
- Tekrar eve gitmek için sabırsızlanıyorum.
- "Tekrar geleceğim" "Evet, sabırsızlıkla bekliyorum''
- Sabır anahtardır.
- Sabıka kaydın var mı?
- Tom, Mary'nin hazır olmasını sabırsızlıkla bekledi.
- Sabırsızlanmaya başladım.
- Aslında, ben sabırsızım. Ama kaderime güveniyorum.
- Sabırla bekleyeceğim.
- Siz şimdi, bu yavan takazaları bir kere daha ya sabır çekerek dinlemek zorunda kalırsınız.
- Tatoeba'nın yeni sürümünü sabırsızlıkla bekliyorum.
- Ali sabırlı olabilir.
Sabı ile ilgili Atasözü veya Deyim
allah ecir sabır versin : başsağlığı için söylenen bir söz.
ecir sabır dilemek : başsağlığı dilemek.
sabır acıdır, meyvesi tatlıdır : sabır zor bir iştir ancak güzel sonuçları vardır anlamında kullanılan bir söz.
ya sabır : katlanılması güç durumlarda sabır gerektiğini anlatan bir söz.
ya sabır çekmek : bir sıkıntıya ses çıkarmadan veya ona karşı bir şey yapmadan katlanmak.
Sabı anlamı, kısaca tanımı
Abık sabık : Saçma sapan, gelişi güzel, ileri geri, boş söz
Abuk sabık : Saçma sapan, gelişi güzel, ileri geri, boş söz.
Sabı balık : Çoluk çocuk.
Sabı çocuk : Aklı ermeyen küçük çocuk. Yeni doğmuş bebek.
Sabıha : Sabıka.
Sabın : Sabun. Latince kökenli sapo: sabun.
Sabındırık : Kağnı arabalarında mazının yanmasını önlemek için sürülen bezir yağının, sabun suyunun konduğu teneke ya da boynuzdan kap. Kağnı arabalarında mazıya sürülmesi için kullanılan sabunlu suyun konulduğu boynuzdan kap. Kağnılarda kullanılmak amacıyla öküz ya da manda boynuzundan yapılma yağdanlık. (Gülâbi Pınarbaşı Kayseri).
Sabını : Sahibini.
Sabınlık : Kağnı arabalarında mazının yanmasını önlemek için sürülen bezir yağının, sabun suyunun konduğu teneke ya da boynuzdan kap.
Sabınnıh : Sabunluk; kağnı arabasının 'mazı'sını yağlamak için bezir yağı veya 'tort' konulan kap; pis temiz gözetmeden herşeyi yiyebilen kimsenin miğdesi.
Sabınsımak : Yiyecek bayatlayıp tadı bozulmak.
Sabırlar : Sakarya şehrinde, Taraklı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Sabırsızca : Sabırsız bir biçimde.
Sabırsızlandırma : Sabırsızlandırmak işi.
Sabırsızlandırmak : Sabırsızlanma işini yaptırmak.
Sabırtaşı : Bingöl ili, Kiğı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Sabısı : Sahibi.
Sarı sabır : Zambakgiller ailesinden Aloe forex'in yapraklarından elde edilen, yapısında sürgüt etkili aloin glikozidi içeren, koyu renkli, acı tadında kurutulmuş özsu, aloes.
Sabık : Geçen, önceki, eski.
Sabıka : Geçmiş bulunan şey, geçmiş bulunan olay. Geçmişte işlenmiş, mahkemece ispatlanıp cezalandırılmış olan suç.
Sabıka kaydı : Adli sicilden verilen bilgiye göre bir kimsenin sabıka durumunu gösteren yazı.
Sabıkalı : Sabıkası olan.
Sabıkasız : Sabıkası olmayan.
Sabıkasızlık : Sabıkasız olma durumu.
Sabır : Acı, yoksulluk, haksızlık vb. üzücü durumlar karşısında ses çıkarmadan onların geçmesini bekleme erdemi, dayanç. Olacak veya gelecek bir şeyi telaş göstermeden bekleme.
Sabır taşı : Çok sabırlı kimse.
Sabırla : Sabrederek, sabır göstererek.
Sabırlı : Sabır gösteren, katlanan, sabreden.
Sabırsız : Sabır göstermeyen, sabrı olmayan. Aceleci.
Sabırsızlanış : Sabırsızlanma işi.
Sabırsızlanma : Sabırsızlanmak işi.
Sabırsızlanmak : Sabırlı davranmamak, sabır göstermemek.
Sabırsızlık : Sabır göstermeme, sabırlı davranmama, sabırsız olma durumu.
Diğer dillerde Saban kemiği kanadı anlamı nedir?
İngilizce'de Saban kemiği kanadı ne demek ? : ala vomeris

Bu kısımda Sabı nedir? Sabı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sabı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sabı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.