Sabots türkçesi Sabots nedir

  • Anti-tank mermisi.
  • Sabo.
  • Mermi çemberi.
  • Takunya.
  • Mermi tabanı.
  • Zırh delici tank mermisi.

Sabots ingilizcede ne demek, Sabots nerede nasıl kullanılır?

Sabot : Zırh delici tank mermisi. Mermi tabanı. Mermi çemberi. Sabo. Tahta papuç. Anti-tank mermisi. Takunya.

Sabotage : Bir işbırakımı ya da iş anlaşmazlığı sırasında fabrika, tesis veya donatımının bilinçli veya kasıtlı olarak bozulması, yakılması, yıkılması gibi eylemlerle normal çalışma koşullarının engellenmesi durumu. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Sabotaj yapmak. Baltalamak. Kundaklama. İşçilerce uygulanan (üretimi fena bir duruma sokma, alet ve makineleri bozma, üretim arttırımını durdurma amacıyla toplu halde işi bırakma) gibi baltalama işlemleri. Kundaklamak. Sabote. Sabote etmek. Baltalama.

Sabotage the peace process : Barış sürecini sabote etmek. Barış sürecini baltalamak. Barış sürecinin başarısız olmasına sebep olmak.

Sabotaged : Baltalamak. Sabotaj. Kundaklamak. Sabote. Sabote etmek. Kundaklama. Sabotaj yapmak. Baltalama.

Sabotages : Sabote. Sabotaj yapmak. Sabote etmek. Sabotaj. Kundaklama. Baltalama. Kundaklamak. Baltalamak.

Saboteur : Kundakçı. Sabotajcı. Baltalayıcı.

Sabouraud dextrose agar : Patojenik mantarların ve dermatofitlerin izolasyonunda ve üretilmesinde kullanılan besi yeri. Sabore dekstroz agar.

 

Sab : Kan dökülen sporlara karşı olmaktan dolayı tilkilerin avlanmasını engellemek veya zorlaştırmak.

Masochistic sabotage : Mazoşistik sabotaj.

Counter sabotage : Karşı sabotaj.

İngilizce Sabots Türkçe anlamı, Sabots eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sabots ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Legion : Eski romalılarda askeri birlik. birkaç takımdan oluşan asker birliği. Kalabalık. Lejyon (romalılarda). Kalabalık insan topluluğu. Lejyon. Birlik. Alay. Fırka. Ordu.

Sabot : Tahta papuç.

Brake blocks : Fren takozu. Fren pabucu. Blok fren.

Brake block : Fren pabucu. Blok fren. Fren takozu.

Clog : Sıkıntı vermek. Köstek vurmak. Tıkanmak. Engellemek. Dolmak. Doldurmak. Terlik. Kösteklemek. Pıhtılaşmak.

Patten : Sütun kaidesi. Baza. Nalın. Maine eyaletinde yerleşim yeri. Sütun bileziği.

Pattens : Nalın. Baza. Maine eyaletinde yerleşim yeri. Sütun kaidesi. Sütun bileziği.

Host : Bir asalağın hayatının tümünü ya da bir kısmını içinde ya da üzerinde geçirdiği, besin ihtiyacını ve korunmasını sağladığı organizma. Konak. Asalağın erginini ya da gelişim evrelerinden herhangi birini taşıyan canlı. a. bk. arakonakçı, son konakçı. Bir parazitin hayatının tümünü veya bir kısmını içerisinde veya üzerinde geçirdiği, besin ihtiyacını veya korunmasını sağladığı organizma, konakçı. Sunuculuk yapmak. Çok sayı. Evsahibi. Çokluk. Ordu. Ev sahipliği yapmak.

Sabots synonyms : calocarpum zapota, pouteria zapota, marmalade tree, edible fruit, mammee, marmalade plum.