Sabot türkçesi Sabot nedir
Sabot ile ilgili cümleler
English: The rebels sabotaged the railroad.
Turkish: Asiler demir yolunu sabote etti.
English: This is sabotage.
Turkish: Bu sabotajdır.
English: Are you accusing Tom of sabotage?
Turkish: Tom'u sabotajla mı suçluyorsun?
English: We've been sabotaged.
Turkish: Sabote edildik.
English: Why did he dare sabotage the experiment?
Turkish: Neden o bu deneyi sabote etmeye cesaret etti?
Sabot ingilizcede ne demek, Sabot nerede nasıl kullanılır?
Sabotage : Sabote. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir işbırakımı ya da iş anlaşmazlığı sırasında fabrika, tesis veya donatımının bilinçli veya kasıtlı olarak bozulması, yakılması, yıkılması gibi eylemlerle normal çalışma koşullarının engellenmesi durumu. Kundaklama. Kundaklamak. Sabotaj yapmak. Baltalamak. Baltalama. İşçilerce uygulanan (üretimi fena bir duruma sokma, alet ve makineleri bozma, üretim arttırımını durdurma amacıyla toplu halde işi bırakma) gibi baltalama işlemleri. Sabote etmek.
Sabotage the peace process : Barış sürecini sabote etmek. Barış sürecinin başarısız olmasına sebep olmak. Barış sürecini baltalamak.
Sabotaged : Sabote etmek. Kundaklamak. Baltalamak. Sabotaj. Baltalama. Sabotaj yapmak. Kundaklama. Sabote.
Sabotages : Baltalamak. Baltalama. Kundaklamak. Sabote etmek. Sabote. Kundaklama. Sabotaj. Sabotaj yapmak.
Sabotaging : Kundaklamak. Sabotaj yapmak. Sabotaj. Baltalamak. Sabote etmek. Kundaklama. Sabote. Baltalama.
Masochistic sabotage : Mazoşistik sabotaj.
Saba : Hollanda antilleri'nde küçük bir ada. Bir soyadı.
Act of sabotage : Kötü niyetler zarar verme veya aksatma hareketi. Sabotaj eylemi.
Saboteur : Kundakçı. Sabotajcı. Baltalayıcı.
Sab : Kan dökülen sporlara karşı olmaktan dolayı tilkilerin avlanmasını engellemek veya zorlaştırmak.
İngilizce Sabot Türkçe anlamı, Sabot eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sabot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Patten : Maine eyaletinde yerleşim yeri. Nalın. Baza. Sütun bileziği. Sütun kaidesi.
Brake blocks : Blok fren. Fren pabucu. Fren takozu.
Brake block : Fren takozu. Fren pabucu. Blok fren.
Shoe : At nalı. Karartıcıda bulunan bobin boyunca kayarak ışığın voltajını indirip yükselten iletken. Balata. Nal çakmak. Fren balatası. Dış lastik. Pabuç. İskarpin. Nallamak. Ayakkabı giydirmek.
Geta : Japon terliği.
Clog : Pıhtılaşmak. Nalın. Kösteklemek. Tıkamak. Sıkıntı vermek. Terlik. Dolmak. Köstek vurmak. Tıkanmak. Engellemek.
Footwear : Ayak giyecekleri. Ayakkabı. Ayağa giyilen şeyler. Ayakkabılar. Çorap.
Pattens : Sütun bileziği. Maine eyaletinde yerleşim yeri. Nalın. Sütun kaidesi. Baza.
Footgear : Ayak giyecekleri. Çorap ve ayakkabılar. Ayakkabılar. Çoraplar.
Sabot synonyms : wooden shoe, sabots.
Sabot ingilizce tanımı, definition of Sabot
Sabot kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A kind of wooden shoe worn by the peasantry in France, Belgium, Sweden, and some other European countries.

Bu kısımda Sabot kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sabot ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sabot anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sabot ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.