Footgear türkçesi Footgear nedir

Footgear ingilizcede ne demek, Footgear nerede nasıl kullanılır?

Footgears : Çoraplar.

Foot and mouth disease : Şap hastalığı. El ayak hastalığı. Picornaviridae ailesinde, aftovirüs cinsinde yer alan virüsün çift tırnaklı hayvanlarda neden olduğu, süt veriminde aşırı azalma ve büyümenin durması nedeniyle önemli ekonomik kayıplara yol açan hastalık, hlk. dabak, tabak, salya. Dabak hastalığı.

Foot bath : Ayak banyosu.

Foot blister : Kurdeşen. Yiyecek kabarıklığı.

Foot brake : Ayak eğleci. Ayak freni.

Foot cream : Ayaklar için tıbbi merhem.

Foot guards : Ayak koruması.

Foot doctor : Ayak doktoru. Ayak hastalıkları uzmanı.

Foot bridge : Yaya köprüsü. Yayalara özgü köprü.

Foot dragging : Ağırdan alma. Kasıtlı olarak yavaş hareket etme veya çalışma eylemi. Kasıtlı olarak durdurma veya geciktirme. Ayağını sürüme. Ayak direme. Bahane ile oyalama. Ayak sürüme.

İngilizce Footgear Türkçe anlamı, Footgear eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Footgear ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Patten : Nalın. Maine eyaletinde yerleşim yeri. Sütun kaidesi. Takunya. Sütun bileziği. Baza.

Sole : Dilbalığı. Tek. Taban (ayak). Ayak tabanı. Pençe. Taban. Ayakkabıya pençe vurmak. Yegane. Pençelemek (ayakkabıyı). Evlenmemiş.

 

Toe : Ayakkabıda burun. Ayak ucuyla vurmak. Ayak parmağı. Ayak parmak uçlarının oluşturduğu dar dayanak yüzeyi. Ayak başparmağı. Ayak parmakları ile dokunmak. Golf sopasıyla vurmak. Parmak. Ayak ucu. Burun takmak (çorap, ayakkabi vb.).

Covering : Koruma. Mahfaza. Perde. Deniz yüzünün yükselmesi ya da oluşum deyimleriyle, kıyıların ve karaların su altına girmesi. Kabuk. Eli, ayağı, yüzü, deriyi; süt, yağ, un vb. yiyecekleri doğaüstü zararlı güçlerin etkisinden korumak amacıyla örtme, saklama. Sığınak. Kaplama. Tabaka.

Footwear : Ayağa giyilen şeyler. Çorap. Ayakkabı.

Clog : Sıkıntı vermek. Engellemek. Doldurmak. Köstek vurmak. Nalın. Tıkanmak. Terlik. Dolmak. Kösteklemek. Pıhtılaşmak.

Boot : Ön yükleme. Ayak ile vurmak. Kovmak. Tekme. Oto. Bot. Bagaj. Çizme. Tepmek. Sepetleme.

Half sole : Yarım pençe. Gizli pençe.

Hosiery : Çorap fabrikası. Penye. Dokuma. Çorap. Mensucat. Çorapçılık. İç çamaşırı. Mensucat fabrikası. Tuhafiye.

Footgear synonyms : carpet slipper, footgears, hosieries, shoes, slipper, geta, sabot, footwears, flats, shoon, shoe, overshoe.