Hosiery türkçesi Hosiery nedir

Hosiery ile ilgili cümleler

English: The hosiery factory produces 600,000 pairs of socks a day.
Turkish: Çorap fabrikası günde 600.000 çift çorap üretir.

Hosiery ingilizcede ne demek, Hosiery nerede nasıl kullanılır?

Hosier : Çorap satıcısı. Mensucat. Çorap ve erkek iç çamaşırı satıcısı. Dokuma. Çorapçı.

Hosieries : Çorap. Mensucat fabrikası. Tuhafiye. Dokuma. Çoraplar. İç çamaşırı. Çorap fabrikası. Penye. Mensucat.

Hosiers : Çorapçı. Çorap ve erkek iç çamaşırı satıcısı. Mensucat. Dokuma. Çorap satıcısı.

Hosing : Hortumla ıslatmak. Şoset. Su hortumu. Hortumla sulamak. Hortum tutmak. Çorap. Hortum.

Acanthosis : Epidermisin dikenli hücre tabakasının kalınlaşması. Akantozis. Epidermisin dikensi tabakasının hücrelerinin hacim veya sayıca artışı sonucu oluşan deri kalınlaşması, hiperakantozis. Cildin iç tabakasının kalınlaşması (medikal). Akantoz.

Affective psychosis : Duygusal psikoz.

Anamorphosis : Şekilsiz resim (çarpık görünüm). Şekilsiz remim yaratma yöntemi. Gelişim döneminde bir şekilde başka bir şekle girmek (bitki bilimi). Anamorfoz. Sıkıştırma. Bir merceğin kapsadığı alanın, film boyu değişmediği halde artırılmasını sağlayan optik işlem. sıkıştırmaca dayanan geniş görüntülük işlemlerinde, konunun iki yandan basıklaştırılmış olarak filme görüntü vermesi. Şekilsiz resim. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Atrichosis congenita : Atrikozis konjenita. Kalıtsal bir etken nedeniyle doğuştan kıl köklerinin kısmen veya tamamen yok olması sonucu yavrunun kılsız doğması.

Atrophic cirrhosis : Atrofik siroz. Beslenme bozuklukları ve karaciğer nekrozu sonrasında, karaciğerin boyutlarının küçülmesiyle belirgin siroz, laennec sirozu.

Anthropomorphosis : Antropomorfoz.

İngilizce Hosiery Türkçe anlamı, Hosiery eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hosiery ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Textile fabric : Giysi veya materyal türü. Tekstil kumaşı. Dokuma kumaş.

Small clothes : Kısa pantolon. Çocuk elbisesi.

Footwear : Ayakkabı. Ayak giyecekleri. Ayakkabılar. Ayağa giyilen şeyler.

Footgear : Ayakkabılar. Çorap ve ayakkabılar. Ayak giyecekleri.

Fabric : Bez. Yapı. Nesiç. Bir kayacın iç yapısı. (iç yapı, kayacın oluşum koşullarına bağlı olduğundan belli başlı doku örneklerinde, kayaç cinslerine göre şöyledir: a) kor kayaçlar. 1. kristal: kayaç yapıcı minerallerin hepsi kristal biçimi göstermektedir, aralarında bağlayıcı madde yoktur. kristal dokunun şu cinsleri vardır: a) tüm kristal: kayacı yapan bütün mineraller kristallenmişlerdir. b) yarı kristal: kristallenmiş yapıcılar arasında camsı madde de vardır. c) iri kristalli: kristallenmiş yapıcılar çıplak gözle görülebilmektedirler. ç) ince kristalli: kristal yapıcılar ancak mikroskopla seçilebilmektedir. d) taneli: kristallenmiş yapıcıların büyüklük ve biçimleri ortalama özdeştir. iri, ufak ve sık taneli dokular vardır. 2. camsı: kayaç tüm ya da büyük çoğunlukla, camsı bir madde ile yapılıdır. 3. porfirsi: sık taneli ya da camsı bir kayaç hamuru içinde kendine özgü kristal biçimi gösteren kristaller vardır. 4. camsı porfirsi: kayaç hamuru büsbütün camsı maddedir ve bu hamur içinde iri kristaller bulunmaktadır. 5. akış izli doku: kayacın geldiği magmanın akış yönü, kayaç hamurundaki kristalciklerin sıralanışından ve camsı maddenin biçiminden bellidir. 6. yuvarsı doku: camsı madde ile yapılı kayaç hamurunda, özekten ışınsal ve küresel biçimler vardır. a) tortul kayaçlar. doku genellikle birikme koşullarına uygun olarak katlıdır. c) başkalaşım kayaçları. mineralleri az çok özdeş zamanda kristallendiklerinden, bu kayaçlarda, genellikle kristal başkalaşım dokusu bulunur: a) mozaiksi doku: kayacın mineralleri taneli biçim gösterir. b) eşit doku: kayacın minerallerinin taneleri ortalama birbirine eşit büyüklüktedir. c) değişik doku: minerallerin tane büyüklükleri çeşitlidir. ç) porfirsi başkalaşım dokusu: taneli kayaçta, ötekilerinden sonra ve çok daha büyük tane büyüklüğünde gelişmiş kristaller vardır. d) porfir kırıklı doku: başkalaşımdan önce oluşmuş kristaller, kayaçta kalıntı durumunda bulunur. Kumaş. Çatı. İskele. Bünye. İnşa. Doku.

 

Leotards : Tek parça streç giysi. Streç dansçı giysisi.

Contexture : Tertip. Kumaş. Yapı. Bünye. Düzen.

Underclothes : İç giyim. İç çamaşırları. İç çamaşır.

Skids : Patinaj yapmak. Takoz koymak. Sağlama almak. Yana kaymak. Savrulmak.

Smallclothes : Kısa pantolon. Potur. Çocuk elbisesi.

Hosiery synonyms : cloths, cloth, undergarments, smalls, footgears, tights, millinery, loom, textile, underthings, looms, stockings, piece goods, textiles, combed cotton, undergarment, linen, sock, socks, dry goods, fabrics, hoses, knitted, drygoods, skivvies, socking, textile goods, hosier, trolleys, notions, loomed, drapery, haberdashery.

Hosiery ingilizce tanımı, definition of Hosiery

Hosiery kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The business of a hosier.