Toe türkçesi Toe nedir

  • Ayak parmakları ile dokunmak.
  • Ayak parmağı.
  • Ayak parmak uçlarının oluşturduğu dar dayanak yüzeyi.
  • Ayakkabıda burun.
  • Golf sopasıyla vurmak.
  • Parmak.
  • Ayak ucuyla vurmak.
  • Tekme atmak.
  • Ayak ucu.
  • Ayak başparmağı.
  • Burun takmak (çorap veya ayakkabı vb'ne).
  • Jimnastik alanında kullanılır.
  • Burun takmak (çorap, ayakkabi vb.).
  • Ölmek.

Toe ile ilgili cümleler

English: My little toe hurts.
Turkish: Küçük ayak parmağım ağrıyor.

English: His toe bleeds.
Turkish: Parmağı kanıyor.

English: My toe started bleeding.
Turkish: Ayak parmağım kanamaya başladı.

English: Tom has a pain in his big toe on his right foot.
Turkish: Tom'un sağ ayağının baş parmağı ağrıyor.

English: The big toe on my right foot hurts.
Turkish: Sağ ayağımdaki baş parmak acıyor.

Toe ingilizcede ne demek, Toe nerede nasıl kullanılır?

Toe crack : Dip çatlağı. Parmak kırığı.

Toe dance : Bale dansı. Parmak uçlarında dans etmek. Ayak parmak ucu dansı. Bale yapmak.

Toe forward : Birbirine bir el genişliğinde koşut ayaklarla ayakta duruş. Koşu duruşu.

Toe hold : Rakibin ayağını bükme. Başlangıç. Ayak basacak yer. Güreşte rakibin ayağını bükme. İlk adım.

Toe in : Tekerleklerin ön taraflarının arka taraflarına oranla kapalılık miktarı. King pim açısı. İçe doğru yatıklık. Tekerlek kapanıklığı. Toe açısı. Aracın ön tekerleklerinin, dengeli gitmesi için, içe doğru eğik olarak yerleştirilmesi durumu.

 

Get a toe hold : Tutunmak. İlk adımı atmak.

Toe nail : Meyilli çakılmış çivi. Ayak tırnağı.

From top to toe : Baştan aşağı. Baştan ayağa. Tamamen. Tepeden tırnağa. Bütünüyle.

Toe kick : Süpürgelik mesafesi.

Toe the party line : Belirli bir siyasi partinin kongre kararlarına uyumlu olmak. Parti politikalarını takip etmek.

İngilizce Toe Türkçe anlamı, Toe eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Toe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Choke : Tutmak. Nefesini kesmek. Bastırmak. Tıkanmak. Kısmak. Kodes. Boğulma. Tıkabasa doldurmak. Baskılamak. Boğmak.

Croaks : Fertiği çekmek. Cavlamak. Karga gibi ötmek. Öldürmek. Tahtalı köyü boylamak. Nallamak. Boğuk ses çıkarmak. Kurbağa sesi çıkartmak. Gaklamak. Nalları dikmek.

Cash in : Kazanç sağlamak. Paraya çevirmek. Faydalanmak. Yararlanmak. Gebermek. Fayda sağlamak. Nalları dikmek. Fişlerini paraya çevirtmek.

Foot : Oynamak. Dip. Biyoloji, jimnastik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ayak. İngiliz uzunluk birimi (30, 48 cm). (özellikle 35 mm'lik filmlerle ilgili ilk ölçüler abd'de saptandığı için sinema alanında çok kullanılır. 35 mm'lik bir filmin 1 ayağında 16 resim, 64 delik vardır. 16 mm'lik 1 ayağında 40 resim bulunur.). Ayakucu. Bacakların, bilekten sonraki bölümü. Çıkarmak. Yaya yürümek. Fut.

Arms held forward upward : Kolların ön ve yukarıda tutulması. Kolların, bibirine koşut ve başa kalkık olarak tutulduğu durum. Ön - yukarıda tutuş.

 

Tootsies : Genç kadın. Orospu (argo terim). Güzelim (sevgiyle veya aşağılayıcı bir şekilde kullanılabilen). Şekerim. Ayak baş parmankları. Balım. Fahişe. (amerikan argosu) tatlım. (argo) ayak.

Inched : Yavaş yavaş hareket ettirmek. Yavaş yavaş hareket etmek. 54 cm'lik uzunluk ölçüsü. İnçlik. 54 cm. Az miktar. Pus. İnç. 2.

Kicking : Tekmelemek. Yakınmak. Çitme atmak. Vazgeçmek. Bırakmak. Tepme. Geri tepmek. Teklemek. Sızlanmak.

Spurns : Geri çevirmek. Burun kıvırarak geri çevirmek. Reddetmek. Hiçe saymak. Elinin tersiyle itmek. Hakaretle reddetmek. Küçümseyerek reddetmek. Tepmek. Hor görerek reddetmek.

Footgear : Çoraplar. Ayakkabılar. Çorap ve ayakkabılar. Ayak giyecekleri.

Toe synonyms : human foot, great toe, little toe, arms mid downwards, digit, arms downward, toes, boot, bite the dust, conk, buy it, footwear, agility exercises, croaked, croak, finger, kick in, arms held forward downward, tiptoe, digiti, conked, arm walks with body swinging, hammertoe, conking, give the boot, arm walks with body pendling, crap out, arms held, arm jumps with body swinging, spurned, chokes, conks, cam.

Toe zıt anlamlı kelimeler, Toe kelime anlamı

Ride : Taşımak (omuzunda vb). Arabaya binmek (sürmeden). Gezinti. Binmek (at veya bisiklet). Sürmek. Gırgıra almak. Üst üste binmek. Kafa bulmak. Havada kalmak. Karara bağlanmamış olmak.

Toe ingilizce tanımı, definition of Toe

Toe kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To come fully up to. To hold or carry the toes (in a certain way). To touch or reach with the toes. One of the terminal members, or digits, of the foot of a man or an animal. As, to toe the mark.