Choke türkçesi Choke nedir
- Ölmek.
- Tutmak.
- Nefesini kesmek.
- Baskılamak.
- Tıkabasa doldurmak.
- Boğulma.
- Boğarak öldürmek.
- Durdurmak.
- Kısmak.
- Boğazını sıkmak.
- Boğulmak.
- Boğazlamak.
- Tıkanmak.
- Kodes.
- Bastırmak.
- Tıkamak.
- Boğma.
- Boğmak.
Choke ile ilgili cümleler
English: Carol couldn't choke back her tears.
Turkish: Carol gözyaşlarını tutamadı.
English: Ali almost choked.
Turkish: Ali neredeyse boğuldu.
English: Ali just tried to choke me.
Turkish: Ali sadece beni boğmaya çalıştı.
English: Ali grabbed Mary by the throat and choked her.
Turkish: Ali Mary'yi boğazından yakaladı ve onu boğdu.
English: Ali choked Mary.
Turkish: Ali Mary'yi boğdu.
Choke ingilizcede ne demek, Choke nerede nasıl kullanılır?
Choke back : (sinirini vb) bastırmak. Vazgeçirmek. Zapt etmek. Bastırmak. (sinirini vb) kontrol altında tutmak. Durdurmak. Frenlemek. Kontrol etmek. Tutmak. Kısmak.
Choke coil : Şok bobini. Endüksiyon veya şok bobini. Tıkama bobini. Kısma kangalı. Direncinin düşük olmasına karşın dalgalı akım çelisi yüksek olan bir akım kangalı. Boğma kangalı. Jikle bobini. Kısma bobini. Tıkama kangalı.
Choke coupling : Boğucu bobinle bağlama. Şokla bağlama.
Choke damp : Kör soluk. Şok gazı. Kör nefes.
Choke down : Bastırmak. Tutmak. Mideye indirmek. Lüplemek. Kontrol etmek. Durdurmak. Yutmak. Baskı altında tutmak. Dizginlemek.
Choke on something : Soluk borusunun tıkanmasından dolayı konuşamamak veya nefes alamamak.
Choke feed : Boğucu bobinle besleme.
Choke modulation : Boğucu bobinle modülasyon.
Automatic choke : Otomatik starter. Otomatik jigle. Otomatik jikle.
Choke valve : Jikle kelebeği. Jikle valfi. Jikle. İlk çalıştırmada karaç girişini tıkayarak motora zengin bir karışım alınmasını sağlayan, olağan çalışma sırasında açılan kelebek. Hava kelebeği.
İngilizce Choke Türkçe anlamı, Choke eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Choke ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Affect : Değiştirmek. Duygulandırmak. Duyguları etkilemek. Numarası yapmak. Sevmek. Yaşamak ( de). Gibi davranmak. Dokunmak. Etkilemek. Üzmek.
Squeeze : Kalabalık. Merkez bankasının paranın değerini artırmak amacıyla para sunumunu daraltması. piyasalarda sunumun yeterli olmadığı durumda istem fazlasının yüksek fiyatlarla dengelendiği durum. maliyetlerdeki artışların tüketiciye yansıtılamadığı ve dolayısıyla karların azaldığı durum. El sıkma. İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ezilmek. Zorla koparmak. Sığmak. Suyunu çıkarmak. Ezmek. Sıkışmak.
Pressure : Zorlama. Sıkışma. Bir akışkanın değdiği yüzeye uyguladığı itme kuvvetinin birim yüzeye düşen tutarı. Basma. Coğrafya, fizik, kimya, eskrim, madencilik alanlarında kullanılır. Ezme. Basınç. Zorlamak. Çatmadan "doğru dürtüş"e geçmek için, karşı namlunun esnek bölümünü apansız bastırma ya da yana itme. Bir yüzeyin birim alanına uygulanan kuvvet.
Baulked : İnatla yürümemek. Engellemek. İnat etmek. Kaçınmak. Duraksamak. Ayak diremek.
Bungs : Dövmek. Tıkaç. Savurmak. Tapa. Tıpa. Fırlatmak. Tıpalamak. Hırpalamak. Ağzını tıpa ile kapamak.
Drown : Boğulmak (suda). Dağıtmak. Suda boğmak. Batırmak. (suda) boğulmak. Suda boğulmak.
Appeasing : Yatıştırıcı. Yatıştıran. Gidermek. Gönlünü almak. Hafifletmek. Azaltmak. Sakinleştirmek. Yatıştırma. Yatıştırmak.
Bear against : Karşı koymak. Sıkıştırmak. Baskı yapmak.
Axing : Sepetlemek. Balta ile kesmek. Enstrüman. Baltalamak. İptal etmek. Balta. Azaltmak. Kovmak. Baltayla budamak.
Respire : Nefes almak ve vermek. Nefes almak. Soluklanmak. Biraz dilenmek. Solumak. Soluma. Soluk almak.
Choke synonyms : aborts, bung, choke back, take a breath, strangles, represses, stifle, blow the whistle on, choky, assuaged, baulking, strangle, conks, chock, hoosegow, glut, belly up, asphyxiated, abide by, whelming, dog house, abandon, slaughter, glutted, attenuate, affects, strangulation, throttled, be stopped, book up, gaols, drownage, bespoken.
Choke zıt anlamlı kelimeler, Choke kelime anlamı
Survive : Sağ kalmak. Uzun yaşamak (birinden). Sağ salim çıkmak. Geriye kalmak. Atlatmak. Ayakta kalmak. Yaşamayı sürdürmek. Daha uzun yaşamak. Göğüs germek. Baki kalmak.
Be born : Dünyaya gözlerini açmak. Gözlerini açmak. Dünyaya gelmek. Doğmak. Gözlerini dünyaya açmak.
Choke antonyms : be well.
Choke ingilizce tanımı, definition of Choke
Choke kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To have a spasm of the throat, caused by stoppage or irritation of the windpipe. To render unable to breathe by filling, pressing upon, or squeezing the windpipe. To have the windpipe stopped. To strangle. To be strangled. A stoppage or irritation of the windpipe, producing the feeling of strangulation. To suffocate. To stifle.

Bu kısımda Choke kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Choke ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Choke anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Choke ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.