Choke down türkçesi Choke down nedir

Choke down ingilizcede ne demek, Choke down nerede nasıl kullanılır?

Choke : Durdurmak. Boğmak. Tıkanmak. Boğulmak. Kodes. Bastırmak. Tıkamak. Nefesini kesmek. Boğazlamak. Kısmak.

Down : Aşağıya doğru. Çabucak içmek. Alaşağı etmek. Yere yıkmak. Aşağı. Boyunca. Çökmek. Aşağısında. Aşağısına doğru.

Choke back : Vazgeçirmek. Zapt etmek. Kısmak. Tutmak. Frenlemek. Durdurmak. Kontrol etmek. Bastırmak. (sinirini vb) bastırmak. (sinirini vb) kontrol altında tutmak.

Choke coil : Kısma kangalı. Kısma bobini. Tıkama kangalı. Boğma kangalı. Jikle bobini. Şok bobini. Endüksiyon veya şok bobini. Direncinin düşük olmasına karşın dalgalı akım çelisi yüksek olan bir akım kangalı. Tıkama bobini.

Choke coupling : Boğucu bobinle bağlama. Şokla bağlama.

Choke damp : Kör soluk. Kör nefes. Şok gazı.

İngilizce Choke down Türkçe anlamı, Choke down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Choke down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Harness : Koşum takımı vurmak. Koşum takmak. Koşum takımı. Yararlanmak. Koşmak. Doğal güçleri kullanmak. Koşum. Ata koşum takmak. Kullanmak.

 

Baulked : Kaçınmak. İnatla yürümemek. Ayak diremek. Duraksamak. Engellemek. İnat etmek.

Appease : Yatıştırmak. Açlığını gidermek. Tatmin etmek. Bastırmak (açlığı vb). Gidermek (açlık). Sakinleştirmek. Hafifletmek. Gidermek. Azaltmak.

Aborting : Başarısızlıkla sonuçlanmak. Durduruluyor. Çocuk düşürmek. Gelişememek. (bilgisayar) prosedürü durdurmak. İptal etmek. Düşük yapmak.

Arrest : Önünü almak. Hukuk, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yakalama. Bloke etmek. Bitirmek. El koymak. Önlemek. Durma, sürekli olan hareketin veya faaliyetin durması. Gelen kimse.

Downing : Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Yenmek. Missouri eyaletinde şehir. Yere sermek. Devirmek. İndirmek (uçak).

Appeasing : Azaltmak. Yatıştırıcı. Sakinleştirmek. Yatıştırma. Yatıştırmak. Hafifletmek. Yatıştıran. Gidermek. Gönlünü almak.

Coerces : Zorlamak. Zorlama. Bir şeyi kabule zorlamak. Tazyik etme. Baskı yapmak. Mecbur etmek. İcbar etme. Baskı yapma. Mecbur etme.

Rein in : Yavaş gitmek. Kotrol altında tutmak. Dizgini çekip durdurmak. At dizginlemek. İdare etmek. Dizginini çekip durdurmak.

Bind : Donmak (beton). Usandırmak. Sarmak. Tutturmak. Biraraya getirmek. Takyit etmek. Yasa gücü ile zorunlu kılmak. Zorunlu bırakmak. Menetmek. Bağlamak.

Choke down synonyms : baulking, assuaged, checks, alleviates, absorbs, allayed, concussing, bring under control, coerce, ingested, approve of, buy into, bridling, restraining, break, abolishes, devour, repressed, alleviate, gourmandise, englutting, bespeaking, ingesting, hamshackle, call a halt, engorge, absorb, gourmandize, aggregate, repress, audit, repressing, choke off.