Choke back türkçesi Choke back nedir

Choke back ile ilgili cümleler

English: Carol couldn't choke back her tears.
Turkish: Carol gözyaşlarını tutamadı.

Choke back ingilizcede ne demek, Choke back nerede nasıl kullanılır?

Choke : Tutmak. Durdurmak. Boğulmak. Kısmak. Boğmak. Boğazını sıkmak. Tıkabasa doldurmak. Tıkamak. Bastırmak. Boğazlamak.

Back : Sırt. Bir takımda savunma katını oluşturan ve kalecinin önünde yer alan oyunculardan her biri. Vazgeçmek. Savunucu. Gövdenin, ense ile kuyruksokumu arasındaki ve ayrıca cimnastikte bir devinim grubunun alanı olan bölümü. Geçmişte. Art. Geride. Kasalı çalgılarda kasanın arka tarafında kalan ve genellikle birbirine yapıştırılmış iki simetrik parçadan oluşan ağaç tabakası. Futbol, gitar, jimnastik, madencilik alanlarında kullanılır.

Choke coil : Kısma bobini. Direncinin düşük olmasına karşın dalgalı akım çelisi yüksek olan bir akım kangalı. Tıkama kangalı. Boğma kangalı. Şok bobini. Kısma kangalı. Endüksiyon veya şok bobini. Tıkama bobini. Jikle bobini.

Choke coupling : Boğucu bobinle bağlama. Şokla bağlama.

Choke damp : Şok gazı. Kör soluk. Kör nefes.

 

Choke down : Yutmak. Mideye indirmek. Bastırmak. Kontrol etmek. Dizginlemek. Lüplemek. Baskı altında tutmak. Tutmak. Durdurmak.

İngilizce Choke back Türkçe anlamı, Choke back eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Choke back ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conquers : Ele geçirmek. Zafer kazanmak. Elde etmek. Kazanmak. Başarmak. Yenmek. Fethetmek. Zaptetmek. Galebe çalmak.

Attenuates : Sindirmek. Hafifleştirmek. Seyreltmek. Hafifletmek. Zayıflatmak. Daraltmak. Azaltmak. Söndürmek. Değerini düşürmek.

Discourage : Yıldırmak. Gözünü korkutmak. Hayal kırıklığına uğratmak. Kandırmak. Mücadele gücünü kırmak. Caydırmak. Hevesini kırmak. Cesaret kırmak. Cesaretini kırmak. Umudunu köreltmek.

Abolish : İlga etmek. Yürürlükten kaldırmak. Kaldırmak. Feshetmek. Bozmak. İptal etmek. Ortadan kaldırmak. Lağvetmek. Hükümsüz kılmak.

Approve of : Onaylamak. Beğenmek.

Abandon : Kendini tamamıyla vermek. Başlı-başına koymak. Yüzüstü bırakmak. Kendini kaptırmak. Yarıda kesmek. Kesmek. Boşlamak. Kendinden geçme. Vazgeçmek.

Ax : Kovma. Baltalamak. Kovmak. Enstrüman. İptal etmek. Kısma. Baltayla budamak. Balta ile kesmek. İşten kovma.

Axing : Enstrüman. Azaltmak. Baltayla budamak. Balta ile kesmek. Balta. Kovmak. İptal etmek. Baltalamak. Sepetlemek.

Bridling : Gem vurmak. Başkaldırmak. Dizginlemek. Zaptetmek. Yular takmak. Karşı gelmek. Dizgin. Ata başlık takmak. Başını hafifçe kaldırarak öfkesini veya beğenmediğini belli etmek.

Add up to : Etmek. Tutmak (bir yekun). Eklemek. -e varmak. Demek olmak. Demeye gelmek. Anlamına gelmek. Bir yekun tutmak. Demeğe gelmek.

Choke back synonyms : seize, bridles, argue somebody out of something, deter, bear down, abridges, bring short, hamshackle, amount to, occupies, assuages, arrest, appease, bottle up, curbs, appeasing, dissuade, command, eloign, asswage, hold back, alleviated, babysit, alleviate, dam, bind, check up on, affect, check on, audited, curbing, damming, choke off.