Attenuates türkçesi Attenuates nedir

Attenuates ingilizcede ne demek, Attenuates nerede nasıl kullanılır?

Attenuate : Seyreltmek. Kısmak. Hafifletmek. Değerini düşürmek. Zayıflatmak. Azaltmak. Sindirmek. Daraltmak. İnceltmek. Söndürmek.

Attenuated : İnceltilmiş. Azaltılmış. Sivriltilmiş. Konikleştirilmiş. Zayıflatılmış. Azalmış. Atenüe. Seyreltilmiş.

Attenuated vaccine : Attenüe aşı. Laboratuvarda veya doğada bulunan, bazı koşullarda hastalık yapma gücünü kaybetmiş fakat bağışıklık verme yeteneklerini koruyan patojen mikroorganizmalardan hazırlanan aşılara verilen ad.

Attenuating : İnceltilen. Zayıflatılan. Seyrelen. Seyreltilen. Konikleştirilen. Konikleşen. Azaltılan. Sivrilen. Zayıflayan. İncelen.

Attenuating circumstances : Hafifletici koşullar. Bir durumu daha zayıf hale getiren koşullar.

Attenuations : Zayıflama. Hafifletme. Kısma. Söndürme. Cılızlama. Zayıflatma. Azaltma. Azalma. İnceltme.

Attenuation equivalent : Verilen bir madde katmanının oluşturduğu zayıflamayı milimetre cinsinden belirten büyüklük. Zayıflama eşdeğeri.

Attenuation compensation : Zayıflama düzeltimi. Zayıflama dengelemesi.

Attenuation : Güç yitimi. Hafifletme. Bir sesin gürlüğünün zaman zaman azalması ya da yitmesi durumu. Bir patojenin bağışıklık oluşturma yeteneğini değiştirmeden hastalık oluşturma yeteneğinin azaltılması. Kısma. Azalma. Bir ışınım kaynağının, içinden geçtiği madde ile etkileşmesi sonucu, miktarca azalması. Attenüasyon. Bir çevrimde, bir akımmıknatıssal alanda güç yitiğinin desibel olarak ölçüsü. Zayıflama.

 

Attenuation distortion : Zayıflatma bozulması.

İngilizce Attenuates Türkçe anlamı, Attenuates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Attenuates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attenuate : Dar.

Bothering : Dert vermek. Rahatsız etmek. Sıkmak. Sinir bozmak. Üzülmek. Baş belası olmak. Musallat olmak. Canını sıkmak. Can sıkmak.

Debilitate : Takatini kesmek. Zaafa uğratmak. Takatten düşürmek. Kuvvetten düşürmek. Güçsüzleştirmek. Sarsmak. Güçten düşürmek.

Debilitates : Güçten düşürmek. Takatten düşürmek. Kuvvetten düşürmek. Sarsmak. Güçsüzleştirmek. Takatini kesmek. Zaafa uğratmak.

Contracts : Mukavelat. Kasılmak. Daralmak. Sözleşmeler. Sözleşme yapmak. Kasmak. Kontrat yapmak.

Appease : Doyurmak. Açlığını gidermek. Gidermek. Gidermek (açlık). Dindirmek. Bastırmak (açlığı vb). Tatmin etmek. Yatıştırmak. Bastırmak.

Abating : Dindirmek. Hafifleme. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Dindirme. Hafiflemek. Azalmak. Yatıştırmak. Yatıştırma. Azalma.

Narrow : Kıt kanaat. Çekmek. Daralmak. Cüzi. Sıkı. Dar. Ensizleşmek. Dar geçit.

Axing : Baltayla budamak. Kovmak. Balta. İptal etmek. Baltalamak. Sepetlemek. Enstrüman. Balta ile kesmek.

 

Assuage : Bastırmak. Tatmin etmek. Kesmek. Yatıştırmak. Dindirmek.

Attenuates synonyms : faded, deflates, rarefies, bother, cowed, become cheaper, damped, constrict, endamage, abated, rarefy, bastardise, subtilize, modulating, cutting edge, ax, asswage, modulate, bothers, alleviated, rarefying, decreased, dilute, assuaged, cow, choke back, daunts, choke off, constricting, narrow down, civilising, abridging, dilutes.

Attenuates zıt anlamlı kelimeler, Attenuates kelime anlamı

Increased : Katmerlenmiş. İlave edilmiş. Artırılmış. Zamlı. Yoğunlaştırılmış. Artmış. Katlanmış. Büyütülmüş. Arttırılmış. Yükseltilmiş.

Strengthen : Kuvvet vermek. Güçlendirmek. Tahkim etmek. Desteklemek. Yükseltmek. Kuvvetlendirmek. Takviye etmek. Güç kazanmak. Berkitmek. Kuvvetlenmek.