Sangria türkçesi Sangria nedir

  • Kırmızı şarap meyve suyu ve soda karışımı ile elde edilen alkollü punç.
  • Alcoholic punch made from red wine mixed with fruit juice and soda water.

Sangria ile ilgili cümleler

English: We had a few glasses of sangria.
Turkish: Biz birkaç bardak sangria içtik.

Sangria ingilizcede ne demek, Sangria nerede nasıl kullanılır?

Sangrias : Kırmızı şarap meyve suyu ve soda karışımı ile elde edilen alkollü punç. Alcoholic punch made from red wine mixed with fruit juice and soda water.

Sangraal : Hz isa'nın son yemeğinde kullandığı kadeh.

Sang froid : Soğukkanlılık. Kendine hakim olma. Kendini kontrol etme. Akıl dinginliği. Sakinlik. Kendine hakim olma (fransızca). Acımasızlık. Soğuk kanlılık. Denge. Baskı altında soğukkanlılık.

Sang his praises : Onun hakkında harika şeyler söylemiş. Ona methiyeler dizmiş. Onu methetmiş. Onu öve öve göklere çıkarmış.

Sang hoarsely : Tüm gücüyle bağırarak şarkı söylemiş. Enerjik bir şekilde şarkı söylemiş. Boğuk sesle şarkı söylemiş. Kaba bir sesle şarkı söylemiş.

Sanger : Teksas eyaletinde şehir. Sandviç. Şantör. Şarkıcı. Kantocu. Sesçi. Kaliforniya eyaletinde şehir.

Sangaree : Sangria. Çeşnilenmiş ve dondurulmuş şarap veya biradan yapılan içecek. Meyve suyu ve sodalı su ile karıştırılmış kırmızı şaraptan yapılan alkollü kokteyl. Kırmızı şarap meyve suyu ve soda karışımı ile elde edilen alkollü punç.

 

Sanguiferous : Kan içeren. (fizyoloji) kan taşıyan. Kan ileten. Sanguiferös.

Sangh : Jainizm ve budizm'de toplantı.

Sangfroid : Soğukkanlılık. Ölçülülük. Özdenetim. Kendine hakim olma. Kendine hakimiyet.

İngilizce Sangria Türkçe anlamı, Sangria eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sangria ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sangaree : Meyve suyu ve sodalı su ile karıştırılmış kırmızı şaraptan yapılan alkollü kokteyl. Sangria. Çeşnilenmiş ve dondurulmuş şarap veya biradan yapılan içecek.

Drink : Şerefine içmek. Alkol almak. İçki içmek. İçki. Buyurmak. Bitirmek. İçmek. İçkiye harcamak. Emmek. Yutmak.

Red wine : Kırmızı şarap.