Sapphire türkçesi Sapphire nedir

Sapphire ile ilgili cümleler

English: His eyes are like sapphires.
Turkish: Onun gözleri safir gibidirler.

Sapphire ingilizcede ne demek, Sapphire nerede nasıl kullanılır?

Sapphires : Gökyakut. Alümina. Safir mavisi. Camgöbeği renkli. Mavi renk. Safir. Camgöbeği.

Sapphirine : Saferin. Safirin. Satirin. Safirden yapılmış. Gökyakuttan yapılmış.

Sapphic : Şair safo ile ilgili. Sappho stilinde yazılmış şiir (antik yunan kadın şairleri). Lezbiyen.

Sapphics : Sappho stilinde yazılmış şiir (antik yunan kadın şairleri). Şair safo ile ilgili. Lezbiyen.

Sapphism : Sapizm. Lezbiyenlik. Kadınlar arasındaki homoseksüellik (şair sappho'dan sonra bu isimle anılan). Sevicilik.

Sapphisms : Sapizm. Lezbiyenlik.

Sapped : Ağaçtan yalancı odun çıkarmak. Temelini bozmak. Azaltmak. Altını kazmak. Altına sıçanyolu kazarak ilerlemek. Cop ile yere sermek. Bitirmek. Çökertmek. Dirilik. Baltalamak.

Sappanwood : Caesalpinia (küçük dikenli tropikal ağaç) cinsine ait ağaçlardan elde edilen tahta veya odun (kırmızı boya üretiminde kullanılan).

Sappers : Kazmacı. Lağımcı. İstihkam eri.

Sapper : İstihkam eri. Lağımcı. Kazmacı.

İngilizce Sapphire Türkçe anlamı, Sapphire eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Sapphire ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Teal : Çamur ördeği. Kuşlar (aves) sınıfının, kazlar (anseriformes) takımının, ördekgiller (anatidae) familyasından, ergin erkeklerde gerdan ve ense kızıl kahverengi, başın yan tarafları göz etrafından enseye doğru kenarları parlak sarı renkli, ince bir şeritle çevrelenmiş koyu yeşil bir bant bulunan, düz ve dağlık kısımlarda bitkisi bol su kenarlarında, avrupa, asya ve kuzey amerika'da yaşayan, türkiye'de yerli ve kış göçmen olan bir tür. cüce ördek, krik ördek. Tatlısu ördeği. Çamurcun. Kırık. Cam göbeği. Göl mavisi. Deniz mavisi.

Blue : Müstehcen. Mavi. Muhafazakar partili. Üzgün. Har vurup harman savurmak. Kederli. Maviye boyamak. Çarçur etmek. Çivit. Canı sıkkın.

Sky blue : Firuze. Gök mavisi. Havai. Gökçe.

Corundums : Korund. Korundum. Alüminyum oksit. Dişçilikle kullanılan alüminyum oksid. Elmastan sonraki en sert mineral. Zımpara. Korindon.

Chromatic : Renge ilişkin olayları ya da nesneleri belirleyen (özdek). içinden geçen güneş ışığını tek renkli bileşenlerine ayıran (özdek). Kromatik. Yarım seslerden oluşan ses dizisi. Renklerle ilgili. Renksel. Renkli. Renkser. Yarım tonlardan oluşan (müzik terimi). Renközü olan. renksemezin karşıtı. Renklere ait.

Sea green : Su yeşili. Mavimsi yeşil. Açık mavimsi yeşil. Deniz yeşili. Deniz mavisi.

Azure : Azur. Lacivert taşı. Bulutsuz. Mavi gök. Açık morsu mavi. Gökyüzü. Gökmavisi. Masmavi gökyüzü. Metakromatik bazik karakterli üç azur boyasından (a, b, c) biri. gök mavisi.

 

Cyans : Siyan. Deniz mavisi. Mavi yeşil renk. Açık mavi. Cam göbeği.

Sapphire synonyms : sapphires, glass green, corundum, lazuline, cerulean, blueness, cyan, teals.

Sapphire zıt anlamlı kelimeler, Sapphire kelime anlamı

Achromatic : Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Akromatik. Renksiz. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Perdesi değişmeyen. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renksemez.

Sapphire ingilizce tanımı, definition of Sapphire

Sapphire kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Native alumina or aluminium sesquioxide, Al2O3. Sapphirine. Of or resembling sapphire. Corundum. Blue. Esp., the blue transparent variety of corundum, highly prized as a gem.