Sarcomer türkçesi Sarcomer nedir

  • Sarkomer.
  • Çizgili kasta iki z çizgisi arasında kalan miyofibrillerin kasılabilir en küçük birimi. kasılma anında ı bandı ortadan kalkar ve komşu iki a bandını yalnızca z bandı birbirinden ayırır.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Sarcomer ingilizcede ne demek, Sarcomer nerede nasıl kullanılır?

Sarcomere : Çizgili kaslarda iki z çizgisi arasında kalan ve kasılabilen en küçük birim. Sarkomer. Çizgili kasın en küçük işlevsel birimi, çizgili kası oluşturan kasılabilir fibrillerden herbiri.

Sarcomeric : Sarkomerik.

Sarcoma : Mezoderm kökenli bağ dokusu kanserlerinin genel adı. örnek: fibrosarkoma (fibroblastlarda oluşan kanser), kondrosarkoma (kıkırdak doku kanseri), osteosarkoma (kemik kanseri). sarkoma. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sarkom. Eklem dokusu uru. Eklem uru. Sarkoma. Bağ dokuda gelişen kötü huylu tümör. Kas, kemik, kıkırdak, kan damarı gibi bağ doku elemanlarından köken alan, hızlı gelişen ve genellikle lenf damarlarıyla metastaz yapan oldukça kötücül tümör, hlk. seratan.

Sarcomas : Sarkom. Eklem dokusu uru.

Sarcomastigophora infections : Sarcomastigophoraenfeksiyonları. Sarcomastigophora şubesindeki protozoonların neden olduğu enfeksiyonlar.

Rous sarcoma virus : Rous sarkoma virüs. Özellikle kanatlılarda fibrosarkomlara neden olan retroviridae ailesinde bir virüs.

 

Leukosis sarcoma group disease : Lökoz-sarkom grubu hastalık. Kanatlılarda retroviridea ailesindeki virüsler tarafından oluşturulan, iyi veya kötücül tümörlerin oluşumuna öncülük eden bir grup virüs hastalığı.

Granulocytic sarcoma : Nötrofil veya eozinofil granülositlerin öncü hücrelerinden köken alan, kemik iliği dışındaki organlarda ve birçok odakta gelişen, içerdiği miyeloperoksidazların havayla temasında geçici olarak genellikle yeşil renkte boyanan kötücül tümör, klorom. köpeklerde en çok akciğer, deri ve bağırsaklarda rastlanır. Granülositik sarkom.

Sarcomatosis : Yaygın ur. Sarkomatozis. Vücut boyunca sarkoma tümörleri ile karakterize durum (tıp veya medikal terimi). Sarkomatoz. Vücudun çeşitli bölgelerinde çok sayıda sarkom oluşmasıyla belirgin durum.

Adenoangiosarcoma : Adenoanjiyosarkom.

İngilizce Sarcomer Türkçe anlamı, Sarcomer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sarcomer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abaxial : Eksenden uzak. Eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal. Eksendışı. Aks kemiği dışında.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Abdominal gerginlik.

Abdomen : Böcek gövdesinin alt kısım. Karın (böcek gövdesinde). Karın. Batın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karnın altı. Abdomen.

Cancer : Yengeç dönencesi. Onkoloji. Yengeç burcu. Kanserli. Kanser. Organizmada meydana gelen ve hücreleri kontrolsüz büyüyen kötü huylu tümörler. Kötü şey. Seretan. Yengeç.

 

Leiomyosarcoma : Düz kas veya kas tabakasına dönüşmüş mezenkim dokusundan köken alan, tipik şerit biçimindeki kas liflerinden ve yuvarlak anaplastik hücrelerden oluşan, ender görülen, genellikle metastaz yapmayan kötücül tümör. Düz kas sarkomu. Leyomiyosarkom. Liyomiyosarkom.

Sarcomere : Çizgili kasın en küçük işlevsel birimi, çizgili kası oluşturan kasılabilir fibrillerden herbiri. Çizgili kaslarda iki z çizgisi arasında kalan ve kasılabilen en küçük birim.

Neurosarcoma : Nörosarkom. Sinir hücrelerinden gelişen kötücül tümör.

Liposarcoma : Tüm evcil hayvanlarda nadir gelişen, yağ dokusunun kötücül tümörü. tümör tipik olarak pleomorfik olup indiferensiye mekik hücreleriyle birlikte lipositlerden ve orta derecede farklılaşma gösteren hücrelerden oluşur, en çok deri altıda görülür. Liposarkom. Yağlı dokudan oluşan kötücül ur (patoloji).

Nephroblastoma : Nefroblastom. Bir böbrek tümörü. Çoğunlukla genç hayvanlarda ve zaman zaman dölütlerde, embriyonel doku elemanlarından veya böbrek displazi odaklarında köken alan, çabuk gelişen, kötücül, epiteliyal doku dışında, düz ve çizgili kaslar, kıkırdak, kemik ve yağ dokusu içeren böbrek tümörü, böbrek adenosarkomu, embriyonel adenosarkom, embriyonel nefroblastom, embriyonel nefrom, wilms’ tümörü. Wilms tümörü.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Sarcomer synonyms : endothelial myeloma, wilms tumour, embryoma of the kidney, monotropaceae, genus sarcodes, wilms' tumor, ewing's sarcoma, sarcodes sanguinea, dilleniid dicot genus, family monotropaceae, snow plant, ewing's tumor, kaposi's sarcoma, ewing's tumour, malignant neoplastic disease, malignant neuroma, osteogenic sarcoma, rhabdosarcoma, osteosarcoma, abdominal pain, rhabdomyosarcoma, abamectin, myosarcoma, a crochordon, abdominal fat necrosis, adenomyosarcoma, a clay, abdominal ovariectomy, abdominal palpation, a dna, a c deformity, a c syndrom, a band.