Sarkıntı nedir, Sarkıntı ne demek
"Sarkıntı" ile ilgili cümle örnekleri
- "Kayışı siyaha yakın koyu lacivertti. Gümüşten üç büyük sarkıntısı vardı." - Ö. Seyfettin
Sarkıntı kısaca anlamı, tanımı:
Sarkıntı olmak : Sataşmak, takılmak, musallat olmak.
Sarkıntılık : Genellikle kadınlara sataşma, laf atma, rahatsız etme, huzur bozma, tasallut.
Sataşma : Sataşmak işi.
Takılma : Takılmak işi.
Aşağı : Bir yere göre daha alçak yerde bulunan. Daha küçük, daha az. Bayağı, adi. Niteliği düşük, kötü. Aşağıya, yere doğru. Değeri daha az. Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı. Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri.
Doğru : Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Karşı yönünce. Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. İki nokta arasındaki en kısa çizgi. Gerçek, yalan olmayan.
Şey : Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz. Nesne, madde.
Sarkıntılık etmek : sataşmak, laf atmak. İlgili cümle: "Sarkıntılık yapacak herif, sabahtan akşama kadar kızın yolunu gözler mi?" A. Ümit.


Bu kısımda Sarkıntı nedir? Sarkıntı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sarkıntı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sarkıntı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.