Saucers türkçesi Saucers nedir

  • Çay bardağı tabağı.
  • Fincan tabağı.

Saucers ile ilgili cümleler

English: He set the table with cups, saucers, plates and service plates.
Turkish: O, masayı fincanlarla, çay bardağı tabaklarıyla, tabaklarla ve servis tabaklarıyla donattı.

English: He set the table with cups, saucers, plates and chargers.
Turkish: O, masayı fincanlarla, çay bardağı tabaklarıyla, tabaklarla ve büyük düz tabaklarla donattı.

Saucers ingilizcede ne demek, Saucers nerede nasıl kullanılır?

Saucer eyed : Gözleri faltaşı gibi açılmış.

Saucer eyes : Faltaşı gibi gözler.

Cup and saucer comedy : Salon komedyası. Bir salon dekoru içinde oynanan, hafif, salt eğlendirmeye dayanan komedya biçimi.

Flying saucer : Uçan daire. Uçandaire.

Saucer : Çay tabağı. Çay altlığı. Çay bardağı tabağı. Fincan tabağı.

Barbecue sauce : Izgara sosu. Barbekü sosu. Barbekü sos.

Apple sauce : Saçmalık. Elma püresi. Ezilmiş elmalardan yapılan yumuşak lapa. Zırva. Elma sosu.

Saucerize : Soslamak. Oymak. Kaviteyi açmak için etrafındaki deriyi ve dokuyu oymak. Çukur açmak.

Sauce pan : Sos tenceresi. Uzun saplı tencere.

Allemande sauce : Alman folk dansı.

İngilizce Saucers Türkçe anlamı, Saucers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Saucers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Mole : Mole. Yersıçanı. Ben (anatomi terimi). Karbon-12'nin 0,012 kg.'ında bulunan atom sayısı kadar molekül içeren madde miktarı. Avogadro sayısı. Böcekçiller (ınsectivora) takımının, köstebekgiller (talpidae) familyasından, 15-17 cm kadar uzunlukta, ön ayakları eşelemeye yarayacak şekilde gelişmiş, tırnakları kanca şeklinde olan, toprak altında yuva yapan, kuzey avrupa ve asya'da yaşayan bir tür. Biyoloji, kimya, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mendirek. Muhbir. Mol.

Worcestershire : Bir sos türü. Worcestershire sosu. İngiltere'de bir bölge.

Bearnaise : Holandez sosuna çok benzeyen ama limon suyu yerine beyaz şarap tarhun ve arpacık soğanıyla yapılan bir sos. Bearnez sosu.

Chocolate syrup : Sıvı çikolata. Çikolata şurubu. Çikolata sosu. Bir akışkan olan konsantre çikolata.

Salad dressing : Salata sosu.

Garlic sauce : Tarator. Sarımsak sosu.

Allemande : Yavaş 17'nci yüzyıl dansı. Belirli ritmi olan müzik parçası. Alman folk dansı.

Dressing : Dolma harcı. Pervaz. Giyim. Sargı. Pansuman. Yapının dış kısmı. Giyme. Sos. Apre. Kukla giydirme.

Hollandaise : Yumurta sarısı ve tereyağının limon suyu ile karıştırılmasıyla yapılan bir sos. Holandez sosu.

Wine sauce : Şarap sosu.

Saucers synonyms : sauce espagnole, smitane, worcester sauce, espagnole, dorothy leigh sayers, dorothy sayers, marchand de vin, poivrade, horseradish sauce, nantua, snail butter, veloute, sauce albert, lyonnaise sauce, demiglace, hard sauce, ravigotte, seafood sauce, hunter's sauce, shrimp sauce, white onion sauce, tartare sauce, peach sauce, hot sauce, aioli, bercy butter, poulette, cocktail sauce, pasta sauce, mustard sauce, bordelaise, bourguignon sauce, ravigote.