Scalloping türkçesi Scalloping nedir

  • Eğilerek veya yiv açılarak süslenmiş kenarla süsleme eylemi.
  • Tarak (istridye benzeri canlı) toplama eylemi.
  • Eğilmiş veya yiv açılmış örnek.
  • Deniz kabuğu toplama.
  • Fisto ile süslemek.
  • Fistolama.
  • Fisto.
  • Tarak oluşumu.
  • Deniz tarağı veya deniz kabuğu toplayıp biriktirme eylemi.

Scalloping ingilizcede ne demek, Scalloping nerede nasıl kullanılır?

Escalloping : Oyma. Çentik atma. Bir sıvı içerisinde yemek parçalarını pişirmek (genellikle ekmek kırıntıları malzemesi ile).

Scallop shell : Tarak kabuğu şeklindeki kap. Deniz kabuğu. Tarak kabuğu.

Giant scallop : Dev tarak.

Scallop : Tarak kabuğunda fırınlamak. Deniz kabuğu şeklinde süslemek. Tarak. Tarak kabuğu şeklinde süslemek. Tarak kabuğu şeklinde yapmak. Tarak (istiridye benzeri canlı). Tarak kabuğu şeklinde oya. Deniz kabuğu şeklinde desen. Deniztarağı. Tarak kabuğu şeklinde kesmek.

Scalloped : Soslu. Eğilerek veya yiv açılarak süslenmiş kenar. Sosla pişirilmiş. Bir sosta pişirilmiş.

Escalloped : Oyulmuş. Dişli. Bir sıvı içerisinde yemek parçalarını pişirmek (genellikle ekmek kırıntıları malzemesi ile). Çentik atılmış.

Escallops : Televizyondaki dalgalı görüntü. Tava. Deniz tarağı. Çentik. Oyma. Bir tür midye. Bir sıvı içerisinde yemek parçalarını pişirmek (genellikle ekmek kırıntıları malzemesi ile). Fisto.

 

Scalloper : Tarak (istridye benzeri canlı) toplayan kimse. Eğilerek veya yiv açılarak süslenmiş kenarla süsleyen kimse. Tarak (istiridye benzeri deniz canlısı) toplayan kimse. Gıdaları sosta pişiren kimse.

Escallop : Çentik. Oyma. Fisto. Bir sıvı içerisinde yemek parçalarını pişirmek (genellikle ekmek kırıntıları malzemesi ile). Televizyondaki dalgalı görüntü. Tava. Deniz tarağı. Bir tür midye.

Scalloped potatoes : Elma dilimli patates.

İngilizce Scalloping Türkçe anlamı, Scalloping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scalloping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Festoon : Çiçekli bezek. Feston dikmek. Çiçeklerle süslemek. Çiçek ya da yaprak zinciri. Çiçek zinciri. Çiçek ya da yaprak zincirleriyle süslemek. Feston.

Whopping : Çok iri. Okkalı. Çok büyük. Koskocoman. Çok. Kocaman. Kuvvetlice vurmak. Oldukça.

Earing : Başaklanma. Taraklanma çizgileri. Pililenme.

Large : İri. Büyük (servet). Kalabalık (aile). Bol. Büyük. Geniş. Büyücek. Koca. Çok. Kocaman.

Festooning : Çiçek zinciri. Çiçeklerle süslemek. Feston dikmek. Feston. Çiçekli bezek. Çiçek ya da yaprak zinciri.

Banging : Çakma (cinsel anlamda). Dövme. Vurma. Darbe indirme.

Dish : Piliç. Ortasını çukurlatmak. Güzel kız. Servis yapmak. Mahvetmek. Bombeleştirmek. Oymak. Tabağa koymak. Tercih. Tabak.

Big : Popüler. Önemli. Ünlü. Büyük. Kocaman. İri.

Thumping : Çok büyük. Kocaman.

Cutwork : Tasarımın ilik dikişi şeklinde ve etrafındaki materyalin kesilmiş olarak ortaya çıkarıldığı keten üzerindeki nakış.

 

Scalloping synonyms : veal scallopini, scallopine, festooned, escallop, escallops, humongous.

Scalloping zıt anlamlı kelimeler, Scalloping kelime anlamı

Small : Mini. Sıradan. Basit. Küçük küçük. Alçak. Minik. Mütevazi. Ufak. Hafif. Küçücük.

Little : Birazcık. Ufak şey. Hemen hemen hiç. Be.az miktarda. Değersiz. Küçük. Kısa. Az miktarda. Azıcık. Az miktar.

Victory : Başarı. New york eyaletinde yerleşim yeri. Utku. Muzafferiyet. Tek ya da takım olarak yapılan karşılaşmayı kazanmış olma durumu. Galibiyet. Galebe. Zafer. Yengi.

Scalloping ingilizce tanımı, definition of Scalloping

Scalloping kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Fishing for scallops.