Festoon türkçesi Festoon nedir

  • Fisto.
  • Çiçek ya da yaprak zinciri.
  • Çiçekli bezek.
  • Feston dikmek.
  • Çiçeklerle süslemek.
  • Feston.
  • Çiçek zinciri.
  • Çiçek ya da yaprak zincirleriyle süslemek.

Festoon ingilizcede ne demek, Festoon nerede nasıl kullanılır?

Festoon curtain : Fransız perdesi. Bir yandan yukarı doğru açılırken, öbür yandan çapraz olarak yanlara doğru açılan tiyatro perdesine verilen ad.

Festooned : Çiçek veya yaprak zinciri ile süslenmiş. Fisto. Çiçekli bezek. Feston. Feston dikmek. Çiçek ya da yaprak zinciri. Çiçeklerle süslemek. Çiçek zinciri. Çiçeklerle dekore edilmiş.

Festoonery : Çiçek zincirinin dekorasyonu. Çiçek ya da yaprak zinciri.

Festooning : Fisto. Çiçek ya da yaprak zinciri. Çiçekli bezek. Feston dikmek. Feston. Çiçeklerle süslemek. Çiçek zinciri.

Festoons : Feston. Kimi sert kenelerin opisthosomasının arka kenarı üzerindeki skleritler.

Manifestoes : Bildiri. Tebliğ. Beyanname. Beyanat.

Fest : Şenlik. Kutlama. Festival.

Manifesto : Bildirim. Parti programı. Beyanname. Tebliğ. Bildirge. Bildiri. Beyanat.

Manifestos : Bildirim. Bildiri. Tebliğ. Parti programı. Beyanat. Bildirge. Beyanname.

Fester : Kokmak. Azmak. İrin toplamak. İltihaplanmak. Küflenmek. Kafasına takılmak. İrinlenmek. Mikrop kapmak. Dert etmek. Çürümek.

İngilizce Festoon Türkçe anlamı, Festoon eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Festoon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cutwork : Tasarımın ilik dikişi şeklinde ve etrafındaki materyalin kesilmiş olarak ortaya çıkarıldığı keten üzerindeki nakış.

Scalloping : Eğilerek veya yiv açılarak süslenmiş kenarla süsleme eylemi. Tarak (istridye benzeri canlı) toplama eylemi. Deniz tarağı veya deniz kabuğu toplayıp biriktirme eylemi. Fistolama. Deniz kabuğu toplama. Tarak oluşumu. Fisto ile süslemek. Eğilmiş veya yiv açılmış örnek.

Festooned : Çiçeklerle dekore edilmiş. Çiçek veya yaprak zinciri ile süslenmiş.

Pall : Usandırmak. Bıktırmak. Kabak tadı vermek. Tatsızlaşmak. Cenaze şalı. Örtü. Yavanlaşmak. Tadı kaçmak. Tabaka. Bıkmak.

Mantle : Havagazı gömleği. Pelerin. Harmaniye. Amyant gömlek. Örten şey. Taşyuvarın altından, 2.900 km. derinlikteki süreksizlik yüzeyine uzanan yer katı. Harmani. Lüks gömleği. Manto. Biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır.

Embellishment : Süs. Renklendirme. Abartma. Ziynet. Süsleme. Güzelleştirme.

Drapery : Örtü. Kumaşçılık. Kıvrımlar halinde duran kumaş. Kumaş. Perdelik kumaş. Çuha. Perde. Tuhafiye. Döşemelik kumaş.

Curtain : Perdelemek. Bir oyunda konunun ana parçalarından her biri. ilk kez seneca bölmüştür, beş perde - beş bölüm (bk. bölüm.) tiyatronun sahneyi seyirciye açan ve kapayan perdesi. ilk kez roma ve barok tiyatrolarında kullanılmıştır. bundan başka da bugünkü tiyatroda çeşitli perde biçimleri var: a) kulis perdesi, b) projeksiyon perdesi (bk. gergi,) c) arka perde, fon perdesi, ufak perde, d) ses perdesi: seste pesliği ve tizliği gösteren kesimler. Perde kapanış sözü. Bölme. Perde. Oyun yerini seyirci salonuna kapayıp açan kumaş perde. Perde takmak. Perdeyi kapatmak. Sahne içinde çeşitli amaçlar için kullanılan kumaş perde. Havalandırma bezi.

 

Festoon synonyms : flower chain, festooning, escallops, drape, decorate with festoons, festoons, escallop.

Festoon ingilizce tanımı, definition of Festoon

Festoon kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A garland or wreath hanging in a depending curve, used in decoration for festivals, etc. Anything arranged in this way. To form in festoons, or to adorn with festoons.