Whopping türkçesi Whopping nedir

Whopping ingilizcede ne demek, Whopping nerede nasıl kullanılır?

Whopping lie : Kuyruklu yalan.

Whopped : Yenmek. Kuvvetlice vurmak. Pataklamak. Pat. Düşmek. Dövmek. Dayak atmak.

Whopper : Palavra. Kolpa. Kocaman şey. Koskocoman şey. Kuyruklu yalan. Kocaman bir şey.

Whoppers : Palavra. Kuyruklu yalan. Kolpa. Kocaman şey. Koskocoman şey.

Whop : Düşmek. Pataklamak. Pat. Dövmek. Kuvvetlice vurmak. Yenmek. Dayak atmak.

Whops : Pat. Düşmek. Yenmek. Dayak atmak. Kuvvetlice vurmak. Pataklamak. Dövmek.

İngilizce Whopping Türkçe anlamı, Whopping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Whopping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Weightier : Önemli. Daha ağır. Nüfuzlu. Sıkıntılı. Ağır. Endişeli. Hatırı sayılır.

Enormous : Fil gibi. Devasa. Koskoca. Çok geniş. Koskocaman. Azman. Dağ gibi (argo terim). Büyük. Müthiş.

Bulkier : Hantal. İri. Daha iri. Büyük. Daha hantal.

Prettying : Kıyak. Bayağı. Güzel. Sevimli. Hoş. Zarif. Tatlı. Cici. Şirin.

A great many : Bir hayli. Pek çok. Epey.

Highly : Son derece. Bir hayli. Çok iyi. Çok olumlu bir şekilde. Pek çok. Büyük ölçüde. Gayet. Yüksek derecede.

Astronomical : Gökbilimsel. Çok yüksek. Gökbilimle ilgili. Muazzam. Aşırı. Astronomik.

 

Gargantuan : Devasa. İri. Obur. Doymaz. Koca. Dev gibi.

Deuces : Bir iskambil oyunu.

A good deal : Bir çok. Büyük miktarda. İyi iş. Oldukça çok. Birçok. Hayli. Hatırı sayılır miktarda. Pek çok. Bir hayli.

Whopping synonyms : noticeably, weighty, abundant, important, by a long chalk, pretty, almighty, thumping, biggest, more or less, comparatively, weightiest, a whale of a lot, a whale of, fabler, fablers, a trifle, extra large, a lot, humongous, burly, a raft of, considerably, big, cavernous, antaean, fantastical, bigger, biblical, fierce, banging, decuman, abysmal.

Whopping zıt anlamlı kelimeler, Whopping kelime anlamı

Small : Önemsiz. Küçük. Alçak. Zayıf. Basit. Mütevazı. Hafif. Arka. Ufacık. Mini.

Little : Az miktarda. Değersiz. Birazcık. Azıcık. Hemen hemen hiç. Az. Cici. Genç. Ufak şey. Küçük.