Bulkier türkçesi Bulkier nedir

Bulkier ingilizcede ne demek, Bulkier nerede nasıl kullanılır?

Bulkiest : Kocaman. Hacimli. Dökme. İri. Cüsseli. Büyük. Hantal. Havaleli. İri yarı. Gövdeli.

Bulkily : Ağır kanlı bir şekilde. Beceriksiz bir şekilde. Hantal bir şekilde. İri yarı bir biçimde.

Bulkiness : Hantallık. İrilik. Beceriksizlik. Ağırlık. Hacimlilik.

Bulking : Hacim artması. Kabarma. Islandığında veya nemlendiğinde kum beton veya diğer inşaat malzemelerinin kabarıp şişmesi.

Bulk buying : Bir seferde çok fazla miktarda satın alma faaliyeti. Toptan alım. Toptan alışveriş.

Bulk data : Yığınsal veri.

Bulk concentrate : Bileşik özüt.

Bulk data transmission : Yığınsal veri iletimi. Toplu veri iletimi.

Bulk cement : Dökme çimento.

Bulk control plane : Yapıların yeterli ışık almalarını, birbirlerinin ışığını kesmemelerini sağlamak amacıyla, aralarındaki açıklığın yeter genişlikte olmasını sağlayan varsayımsal düzlem. Yapı denetleme düzlemi.

İngilizce Bulkier Türkçe anlamı, Bulkier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bulkier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hazard : Riske etmek. Cesaret etmek. Rastlanı. Afet. Riske sokmak. Tehlikeye maruz kalmak. Riske girmek. Tehlikeye atmak. Kumar. Denemelerin yansız olması koşuluyla, salt olasılık ya da rastlantı ilkesine göre gerçekleşeceği varsayılan durum ya da sonuç.

 

Gargantuan : Koca. Devasa. Çok büyük. Obur. Doymaz. Dev gibi.

Colossal : İri yarı. Çok büyük. Dev. Muazzam. Izbandut gibi. Müthiş. Kapı gibi. Şaşırtıcı. Devasa.

Chopping : Doğrama. İri yarı. Dilme. Yarma. Değişiklik. İri yapılı. Kesiş. Kıyıcı. Değişme. Emdirme materyali içerisinde yerleştirilip blok durumuna getirilen örneklerden mikrotomda usulüne uygun kesitler alınması. doğrama.

Foxhole : Siper. Tilki ini. Bir kişilik siper.

Cyclopean : Tepegöz özelliğinde. Tepegöz'e özgü. Kiklop. Siklop. Tepegöz'ün (tek gözlü dev) veya tepegöz ile ilgili. Dev. Dev gibi.

Blunderings : Gaf yapan. Pot kıran. Acemi. Sakar. Çam deviren. Beceriksiz. Hödük. Sarsak.

Burliest : Çam yarması gibi. İrikıyım. İri yarı. Cüsseli. Yapılı. Kapı gibi. Güçlü kuvvetli. Palavracı.

Burning : Şiddetli. Acil. Ateşli. Mühim. İvedi. Zehirlenmelerde zehrin saptanması için yapılacak analize uygun alınan örneklerin, ısıya dayanıklı pota gibi malzemeler içerisinde kül fırınında yakılması olayı. Fırınlama. Önemli. Yakış. Kızgın.

All thumbs : Zarif olmayan. Yetenekli olmayan. Sakar. Beceriksiz.

Bulkier synonyms : fox hole, links course, clumsier, ambitious, funk hole, heftier, blundering, almighty, awkward, golf course, amplest, corpulent, bulkiest, chubbiest, clumsy, burnings, burlier, ample, bovine, clumsiest, chubby, antaean, clunky, fortification, capital, munition, dugout, sand trap, ampler, chubbier, biggest, enormous, fab.