Hazard türkçesi Hazard nedir

  • Riske etmek.
  • Tehlikeye maruz kalmak.
  • Risk.
  • Şans.
  • Topu deliğe sokan vuruş.
  • Riske girmek.
  • Cesaret etmek.
  • Tehlike.
  • Rastlanı.
  • Afet.
  • Denemelerin yansız olması koşuluyla, salt olasılık ya da rastlantı ilkesine göre gerçekleşeceği varsayılan durum ya da sonuç.
  • Tehlikeye atmak.
  • Şansa bırakmak.
  • Riske sokmak.
  • Kumar.

Hazard ile ilgili cümleler

English: The use of optical instruments with this product will increase eye hazard.
Turkish: Bu ürünle birlikte optik aletlerin kullanımı göz tehlikesini artıracaktır.

English: Overloaded power boards can be a fire hazard.
Turkish: Aşırı yüklenmiş güç panoları bir yangın tehlikesi olabilir.

English: Is it hazardous?
Turkish: O tehlikeli mi?

English: This is a hazard to your health.
Turkish: Bu sağlığınız için bir tehlikedir.

English: Gusty winds are making travel hazardous for high profile vehicles.
Turkish: Şiddetli rüzgarlar yüksek profilli araçlar için seyahati tehlikeli yapıyorlar.

Hazard ingilizcede ne demek, Hazard nerede nasıl kullanılır?

Hazard a guess : Kafadan atmak. Tahminde bulunmak. Tahmin etmek.

Hazard analysis and critical control points : Haccp. Tehlike analizleri ve kritik kontrol noktaları. Takkn. Tehlike analizi ve kritik kontrol noktaları. Kritik kontrol noktaları ve tehlike analizi (kknta). Gıdaların hasadı, işlenmesi, depolanması, dağıtımı ve pazarlanması sırasında oluşması muhtemel olan risk faktörlerinin elimine veya minimize edilmesi prensibine dayanan bir koruma kontrol sistemi, haccp.

 

Hazard beacon : Tehlike farı. Tehlike bikını.

Hazard bonus : İş riski primi. Tehlikeli çalışma koşulları nedeniyle bir işçiye yapılan ek ödeme. Tehlikeli çalışma koşullarından kaynaklanabilecek olası risklere karşı işçiye yapılan ek ödeme. İş riski tazminatı. İş dokuncası kar payı. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Hazard function : Tehlike fonksiyonu.

Hazard rate : Tehlike oranı.

Integrated hazard function : Tümleşik tehlike fonksiyonu.

Marginal hazard function : Marjinal tehlike fonksiyonu.

Fire hazard : Yangın olasılığı yüksek yer. Yangın riski. Yangın tehlikesi.

Conditional hazard function : Koşullu tehlike fonksiyonu.

İngilizce Hazard Türkçe anlamı, Hazard eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hazard ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Imperils : Tehlikeye sokmak. Tehlikeye düşürmek.

Periling : Muhatara. Vahamet. Tehlikeye uğrama. Tehlike doğuran nedenler. Zarar doğuran nedenler.

Mishap : Felaket. Ufak kaza. Uçağın külli hasara uğraması. Kaza. Terslik. Sakatlık. Aksilik. Talihsizlik. Şanssızlık.

Jeopardises : Tehlikeye sokmak. Tehlike yaratmak. Birini tehlikeye atmak. -in emniyetini veya güvenliğini tehlikeye atmak. -in başarısını tehlikeye atmak (ayrıca jeopardize). Tehlikeli durumda bırakmak. Tehlikeye koymak. Riske atmak. Tehlikeli duruma sokmak.

Alea : (latince)zar kullanımını esas alan eski roma şans oyunu. Şans oyunu. Arcadia'nın doğu sınırında bulunan eski şehir. (klasik mitoloji) aleus tarafından şerefi üzerine yapılmış olan kutsal bir yerle ilgili olan athena'nın takma adı.

 

Flukes : İlkel solucanlar (scolecida) dalının, yassı solucanlar (platyhelminthes) sınıfından, vücutları ince ve kutikula ile örtülü, ergin evrede asalak olarak yaşayan, çekmenleri bulunan, anüsleri olmayan fakat sindirim kanalları iyi gelişmiş türleri olan bir takım. karaciğer kelebeği (distomum) ve şistozomum (schistosomum) cinsleri iyi bilinir. Kararsız. Dil balığı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sürpriz. Talih. Beklenmedik talih. Sondaj kepçesi. Yaprak solucanlar.

Auspiciousness : Meymenet. Hayırlı olma. Talih. Kutluluk. Uğur. Hayır.

Bane : Yıkım. Felaket. Ziyan. Dert. Zehir. Kötülük. Zarar.

Calamities : Sefalet. Musibet. Yoksulluk. Afat. Bela. Felaket.

Hazarded : Söylemek.

Hazard synonyms : even chance, endangerment, adventure oneself, endangerments, flukiest, take a chance, endangers, hazarding, accidentalness, insecureness, fluky, gravity, hazardousness, cataclysms, blight, gambled, fortune, take a crack at, take a risk, contingence, moral hazard, a bewitching beauty, calamity, periled, health hazard, gamings, catastrophes, jeopardize, tossup, take the liberty, gambles, bad luck, dangers.

Hazard ingilizce tanımı, definition of Hazard

Hazard kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To venture. Any place into which the ball may not be safely played, such as bunkers, furze, water, sand, or other kind of bad ground. A game of chance played with dice. To try the chance. To risk. To encounter risk or danger. To expose to the operation of chance. To put in danger of loss or injury.