Calamities türkçesi Calamities nedir

Calamities ingilizcede ne demek, Calamities nerede nasıl kullanılır?

Calamitous : Felaket. Belalı. Vahim. Felaket getiren. Çok kötü. Felaketli.

Calamitously : Talihsiz bir şekilde. Korkunç bir şekilde. Feci şekilde. Çok kötü bir şekilde. Felaket getirerek.

Calamitousness : Şanssızlık. Talihsizlik.

Calamity : Bela. Badire. Yoksulluk. Felaket. Afet. Facia. Musibet. Sefalet.

Calamity befell him : Başına gelen korkunç şeyler. Büyük talihsizlikten dolayı çok acı çekti.

Calamistrum : Kalamistrum. Bazı örümceklerde metatarsus üzerindeki tarağa benzer yapı.

Calamines : Tutya taşı. Tutyataşı. Kalamin. Sulu çinko silikat.

Lapsus calami : Kalem hatası. Sehvi kelam. Yanlış yazım. Kazara meydana gelen atlama veya hata.

Calamity jane : Zavallı kimse. Başı beladan kurtulmayan kimse. Allah'ın garibi. Gariban.

Calamine : Sulu çinko silikat. Tutya taşı. Tutyataşı. Kalamin.

İngilizce Calamities Türkçe anlamı, Calamities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Calamities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Calvary : Cefa. Büyük ıstırap. Eza. İsa'nın çarmıha gerildiği yer.

Poverty : Kişi veya ailenin belli bir gelir düzeyinin altında kalıp, yiyecek, güvenli içecek su, sağlık, barınma, eğitim gibi temel gereksinimlerini karşılayamaması durumu. Yetersizlik. Fakirlik. İhtiyaç. Yokluk. Zaruret. Düşkünlük. Haybet.

 

Hazard : Riske etmek. Tehlikeye maruz kalmak. Riske sokmak. Cesaret etmek. Riske girmek. Denemelerin yansız olması koşuluyla, salt olasılık ya da rastlantı ilkesine göre gerçekleşeceği varsayılan durum ya da sonuç. Kumar. Tehlikeye atmak. Topu deliğe sokan vuruş.

Deep shit : Büyük sorun. (argo terim) ciddi sıkıntı. Başı belada olmak.

Destructions : Mahvetme. Harap etme. Tahribat. Yıkım. Tahrip. İzmihlal. Öldürme. Mahv. Yıkma.

Evils : Günah. Pis pis veya ters ters bakış. Uğursuzluk. Zarar. Kötülük. Dert.

Economic deprivation : Gerekli kaynaklardan yoksun olunması durumu. Ekonomik mahrumiyet.

From hand to mouth : İlerisi için düşünmeyerek. Mali açıdan günü gününe geçinme. Günü gününe yaşama. Finansal zorluk. Har vurup harman savurarak.

Evil : Zararlı. Zarar. Talihsiz. Günahkar. Kem. Canavar. Uğursuz. Kötülük. Şanssız. Fena.

Nuisances : Sıkıcı şey veya kimse. Baş ağrısı. Sıkıcı tip. Sıkıntı veren kimse. Sıkıntı veren şey. Sıkıntı. Baş belası. Sıkıcı şey.

Calamities synonyms : sordidness, eviller, beggarliness, sleaze, low life, cankerworms, squalidity, disastrous, bane, bores, casualty, poverties, destituteness, jinxes, fusspot, gutter, hardship, fateful, impecuniosity, catastrophes, impoverishment, broch, deplorableness, blights, atrocious, cataclysm, abominable, black, nefariousness, calamitous, cataclysms, fatality, fatal.

Calamities zıt anlamlı kelimeler, Calamities kelime anlamı

Fortunate : Akgünlü. Hayırlı. Kısmeti açık. Uğurlu. Kısmetli. Mesut. Bahtı açık. Talihli. Şanslı. Bahtiyar.