Calamitousness türkçesi Calamitousness nedir

Calamitousness ingilizcede ne demek, Calamitousness nerede nasıl kullanılır?

Calamitous : Felaketli. Vahim. Belalı. Felaket getiren. Çok kötü. Felaket.

Calamitously : Çok kötü bir şekilde. Talihsiz bir şekilde. Feci şekilde. Felaket getirerek. Korkunç bir şekilde.

İngilizce Calamitousness Türkçe anlamı, Calamitousness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Calamitousness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contretemps : Mani. Gaf. Kontrtams. Pot. Engel. Aksilik. Beklenmeyen terslik. Bir hazırlık hareketidir. beşinci duruş; yarım parmak ucunda yükseldikten sonra gerideki bacağı kırk beş derecelik bir açıyla kaldırma ve dördüncü duruşla öne getirme. her iki diz de büküktür.

Bads : Kötü mallar. Batak. Doyumsuzluk varsayımının geçersiz olduğu, diğer bir deyişle daha azı daha çoğundan daha fazla fayda sağlayan, hormonlu et, kirli hava gibi mallar. Zarar. Kötülük. Küfürlü. Kokuşmuş. Kötü. Yıkım.

Chuffer : Şerefsiz. Aşağılık herif. Pislik. Ciğeri beş para etmez tip. Adi şerefsiz. Kötü veya zor veya güç olay. Adi.

Hard luck : Kör talih. Kötü şans.

Confoundedness : Lanetli olma durumu. Baş belası olma durumu.

Adversities : Terslikler. Sıkıntı. Zorluk. Güçlük.

 

Bad break : Kötü şans. Kötü talih. Büyük şanssızlık.

Hard blow : Aksilik. Güçlü darbe veya çarpma. Sert darbe.

Bad luck : Kör şeytan. Kör şans. Kör talih. Şeamet. Kötü şans. Uğursuzluk. Karayazı. Aksilik.

Hoodoo : Voodoo. Uğursuzluk getirmek. Uğursuz şey. Peri bacası. Büyü yapmak. Büyü. Uğursuz. Uğursuz tip. Uğursuzluk.

Calamitousness synonyms : bad fortune, adversity, cursedness, bid ill for the future, fatality, ambsace, hard line, hard lines, disaster, fatalities, haplessness, hard cheese, bad.