Bad luck türkçesi Bad luck nedir
- Kötü şans.
- Aksilik.
- Şeamet.
- Uğursuzluk.
- Kör şeytan.
- Kör şans.
- Talihsizlik.
- Şanssızlık.
- Karayazı.
- Kör talih.
Bad luck ile ilgili cümleler
English: His old company gave him the shaft. But I admire the way he turned bad luck into good and did even better with his own business.
Turkish: Eski şirketi ona kazık attı. Fakat onun kötü şansını iyiye çevirmesine ve kendi işinde daha da iyisini yapmasına hayranım.
English: Do you believe that you will get seven years of bad luck if you break a mirror?
Turkish: Bir ayna kırarsan yedi yıl kötü şansa uğrayacağına inanıyor musun?
English: It's bad luck to say that.
Turkish: Onu söylemek uğursuzluk getirir.
English: Luck makes us arrogant, bad luck makes us wise.
Turkish: İyi şans bizi kibirlendirir, kötü şans ise bilgeleştirir.
English: My parents said it's bad luck to walk on your knees.
Turkish: Ebeveynlerim dizlerinin üstünde yürümenin kötü şans olduğunu söyledi.
Bad luck ingilizcede ne demek, Bad luck nerede nasıl kullanılır?
Bad : Şanssızlık. Rahatsız. Yetersiz çelgi. Terbiyesiz. Kokuşmuş. Çürük. Kem. Zarar. Fena. Yıkım.
Luck : Akyazı. Talih. Uğur. Tecelli. Nasip. Şans. Baht. Yom. Kısmet. Akyıldız.
Dogged by bad luck : Beladan yakasını kurtaramamak.
Streak of bad luck : Bir dizi talihsizlik. Bir dizi şanssızlık. Talihsizlik zinciri. Anlık şanssızlık.
Bad actor : Kötü aktör. Hırçın veya huysuz veya uyumsuz veya sorun çıkaran kişi.
Bad air : Kirlenmiş hava. Kirli hava. Kötü hava. Temiz olmayan hava.
Bad axe : Michigan eyaletinde şehir. Michigan'da (abd) bir şehir.
İngilizce Bad luck Türkçe anlamı, Bad luck eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bad luck ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ill fortune : Makus kader. Bahtsızlık.
Cantankerousness : Kavgacı yapı. Sinirlilik. Kavgacılık. Geçimsizlik. Huysuzluk. Hırçınlık. Terslik.
Fatality : Kurban. Ölümle sonuçlanan kaza. Kısmet. Ölüm (kaza sonucu olan). Alın yazısı. Bir hastalığın öldürücülük derecesi, hastalığın ölümle sonuçlanma derecesi. Ölümcüllük. Felaket.
Hoodooed : Uğursuzluk getirmek. Uğursuz tip. Büyü. Voodoo. Uğursuz. Büyü yapmak. Uğursuz şey. Peri bacası.
Accursedness : Lanetlenmişlik. Lanetlenmiş ve kaderi kötü olma durumu.
Adversity : Zıtlık. Terslik. Üzgü. Sıkıntılı bir durum. Zorluk. Düşkünlük. Sıkıntılı süreç. Sıkıntı. Güçlük.
Contrariness : Zıtlık. İnatçılık. Karşıtlık. Terslik. Görüş ve kanıların ya da olay ve durumların birbirine ters düşmesi.
Biles : Safra. Huysuzluk. Terslik. Kin. Sinirlilik. Öd. Garaz.
Bad break : Kötü talih. Büyük şanssızlık.
Burliness : Kaslılık. Kısıklık. Boğukluk. Beceriksizlik. İriyarılık.
Bad luck synonyms : what the dickens, tough luck, haplessness, hard line, bads, old scratch, hexing, hard blow, direful, crossness, fatalities, bad, hard lines, bad fortune, hard cheese, worse luck, contretemps, bid ill for the future, crabbedness, disaster, contrarieties, crustiness, disagreeableness, confoundedness, adversities, chuffer, hex, ambsace, hoodoo, misfortune, hoodooing, evil fate, inauspiciousness.

Bu kısımda Bad luck kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bad luck ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bad luck anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bad luck ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.