Luck türkçesi Luck nedir

Luck ile ilgili cümleler

English: Are you some kind of good luck charm?
Turkish: Bir tür iyi şans tılsımın var mı?

English: As luck would have it, Providence was on my side.
Turkish: Raslantı eseri, Allah benden yanaydı.

English: As good luck would have it, a steamer passed by and they were saved.
Turkish: Şans eseri, bir gemi geçti ve onlar kurtarıldı.

English: A little bit of luck sometimes leads to an unexpected success.
Turkish: Biraz şans bazen beklenmedik bir başarıya götürür.

English: Ali doesn't seem to have any luck at all.
Turkish: Ali hiç şansı var gibi görünmüyor.

Luck ingilizcede ne demek, Luck nerede nasıl kullanılır?

Luck out : Şansı açılmak. Şans eseri yapmak. Turnayı gözünden vurmak. Şanslı olmak.

As luck would have it : Şansa göre. Şans işi. Ne şans ki. Şansa bak ki. Tesadüfen. Şans eseri. Rastlantı eseri. Ne talihsizliktir ki. Şu işe bak (ki). Şansıma.

Hard luck story : Şanssızlıkla ilgili avutucu konuşma.

Have the luck to : İyi servet ile kutsanmış olmak. Şanslı olmak.

A run of luck : Şans zinciri.

Best of luck : Başarılar dilerim. Bol şans. İyi şanslar! iyi şanslar dilerim. Çok iyi şans.

Dogged by bad luck : Beladan yakasını kurtaramamak.

 

Be in luck : Şansı yaver gitmek. Talihli olmak. Kısmeti açılmak. Şanslı olmak.

Bad luck : Kör şeytan. Kötü şans. Şeamet. Aksilik. Karayazı. Kör talih. Şanssızlık. Uğursuzluk. Kör şans. Talihsizlik.

By luck : Şans eseri. Bala göte.

İngilizce Luck Türkçe anlamı, Luck eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Luck ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Happing : Tesadüf etmek. Rastgelmek. Rastlamak. Rastlantı. Olmak. Tesadüf. Meydana gelmek.

Break : Yıkmak. Yarmak. Söylemek. Açmak. Açıklık. Çiğnemek. Kırık. Bitmek. Kaçmak. Dizginlemek.

Grant : Bağışlamak. Feragatname. Bağışlama. İtiraf etmek. Kabul etmek. Onaylamak. Hibe. Tahsisat. Varsaymak. Devir.

Phenomenon : Görüngü oıay. Bilim konusu olarak gözleme açık her türlü olgu ya da koşul. deneme sonucu sezilen ya da bilinen ilk özdek, nesne, doğa olgusu. Olağanüstülük. Görüngü. Kuramsal anlamı üzerinde pek durulmadan, yalnız gözlenmiş olan belirli bir doğa ya da deney olayı. Fenomen. Doğal olay. Olay. Bilince yansıyan olay. Birden çok yalınç olaydan oluşmuş ya da karmaşık bir örüntü içinde biçimlenmiş bileşik bir olay.

Failure : Yanlış. Sınıfta kalma. Yetmezlik. Bulunmama. Eksiklik. Hayal kırıklığı. Aksatma. İflas. Yapmayış. Yapmama.

Auspiciousness : Kutluluk. Hayır. Hayırlı olma. Meymenet.

Foreordainment : Yazgı. Alın yazısı. Önceden saptama eylemi. Önceden tayin etme eylemi. Allah'ın takdiri. Önceden kararlaştırma eylemi. Kader. Takdiri ilahi.

Condition : Genel sağlık durumu. Şarta bağlamak. Koşullamak. Form. Durum. Alem. Düzenlemek. Konum. Bir nesne ya da olayın içinde oluştuğu, bu oluşumu etkileyen (örneğin kolaylaştıran, güçleştiren, özelliklerini değiştiren) çevresel durum ve öğeler. Koşullandırmak.

 

Gizmos : Zamazingo. Ivır zıvır. İşlevi belli olmayan alet. Aygıt. Alet. Şey. Adı anımsanmayan şey. Zımbırtı. Cihaz.

Luck synonyms : even chance, lucks, hep, mischance, foreordaining, foreordain, sirius, portion, talisman, ill luck, privilege, haps, providence, toss up, mascots, good fortune, flukey, foreordainments, luckiness, bad luck, flukier, flukes, lotted, canicula, fate, transfigurations, manifestation, hap, mascot, happed, karma, fates, kismets.

Luck zıt anlamlı kelimeler, Luck kelime anlamı

Misfortune : Bedbahtlık. Talihsizlik. Kötü talih. Kör talih. Felaket. Aksilik. Şansızlık. Terslik. Bela. Kaza.

Good luck : Bol şans. Baht. Hayırlı ola!. Talih kuşu. Akyazı. İyi şans. Kadem. Şans. Uğur. Bol şanslar!.

Good fortune : Şans. Bahtiyarlık. Ongunluk. İyi talih. Baht. Talih.

Luck antonyms : success, bad luck.

Luck ingilizce tanımı, definition of Luck

Luck kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An event, good or ill, affecting one`s interests or happiness, and which is deemed casual. Hap. As, good, bad, ill, or hard luck. Luck is often used for good luck. As, luck is better than skill. Fortune. Often, one`s habitual or characteristic fortune. A course or series of such events regarded as occurring by chance. Chance. That which happens to a person. Fate.