Schizogamy türkçesi Schizogamy nedir

  • Bazı poliket solucanlarda eşeyli ve eşeysiz zooidlere aynlma.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Şizogami.

Schizogamy ingilizcede ne demek, Schizogamy nerede nasıl kullanılır?

Schizogenesis : Şizojenez. Şizogenesis. Şizogenezis. Şizogenöz. Bölünerek yeniden üreme (biyoloji terimi).

Schizogenetic : Bölünerek üreme. Bölünerek yeniden üreyen (biyoloji terimi). Şizogenetik.

Schizogenetic cavity : Hücre çeperlerinin birbirinden ayrılması ile oluşan hücreler arası boşluklar. Şizogen boşluk.

Schizogenetically : Şizogenetik şekilde. Bölünmek suretiyle yeniden üreme vasıtasıyla (biyoloji terimi). Bölünerek üreyerek.

Schizogenic : Bölünerek üreme. Bölünerek yeniden üreyen (biyoloji terimi). Şizogenik.

Schizogenic cycle : Büyüme ve segmentasyon oluşumu sırasında protozoonlarda görülen aseksüel siklus. Şizogonik siklus.

Schizogenously : Bölünerek üreyene bir yolla. Çoklu bölünmeyle eşeysiz üreyecek şekilde (biyoloji terimi).

Schizogonous : Şizogeni ile alakalı. Eşeysiz üremeye ait. Çoklu bölünmeyle eşeysiz üreme ile alakalı (biyoloji terimi).

Schizocarp : Sinkarp ovaryumdan meydana gelen ve olgunlukta karpellerin birleşme yerinden yarılarak her biri tek tohumlu merikarplara ayrılan kuru meyve.yarılan meyve. Şizokarp.

Schizo : Bölünme. Şizo.

 

İngilizce Schizogamy Türkçe anlamı, Schizogamy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Schizogamy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Fission : Zigotu izleyen yarıklanma. vitellus maddesinin miktarı ve dağılımına göre total ve parsiyal olmak üzere iki türlü bölünme biçimi bulunur. eşit büyüklükte, iki veya daha fazla kız hücre oluşumuyla sonuçlanan ve genellikle bakteri gibi tek hücreli organizmalarda görülen eşeysiz üreme biçimi. Fisyon. Bölünme. Ağır çekinlerin uzayarak ikiye, kimi kez de birkaç parçaya ayrılmaları olayı. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yarılma. Parçalanıp ayrılma. Bir özdecik çekirdeğinin kendiliğinden ya da dıştan gelen bir parçacık etkisiyle bölünmesi. Atom çekirdeğinin parçalanması. Uranyum gibi ağır öğecik çekirdeklerinin kendiliklerinden ya da dıştan gelen ılıncık gibi parçacıkların etkisi ile ikiye bölünmesi.

Acacia : Akasya sakızı. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Arap zamkı. Mimoza.

 

Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler.

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Schizogamy synonyms : a site, aardvark, abiotic factor, a chromosome, abacus bodies, a protein, a cell.