Schultz türkçesi Schultz nedir

  • Bir soyadı.

Schultz ingilizcede ne demek, Schultz nerede nasıl kullanılır?

Schubert : Avusturyalı besteci. Franz schubert (1797-1828). Bir soyadı.

Schuman plan : Schuman planı. Avrupa kömür ve çelik topluluğunun temelini oluşturan, fransa ile almanya arasında kömür ve çelik üretiminin koşullarını düzenleyen ve fransa dışişleri bakanı robert schuman tarafından 1950 yılında hazırlanan plan.

Schumann : Alman besteci. Bir soyadı. Robert schumann (1810-1856).

Schuss : Dümdüz aşağı inen kayak pisti. Dik bir bayırdaki kayak parkurundan hızla düz bir şekilde kaymak. Dik bir tepeden hızla kaymak.

Schussboomer : Tepe kayakçısı.

Schedule : Takvim belirlemek. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Tarifeye yazmak. Tarifeye geçirmek. Liste. Çalışma saatlerini yazmak. Zamanlamak. Zaman çizelgesi. Şifte yazmak. İlave etmek.

Schedular : Program ile ilgili. Tarife veya program veya liste ile alakalı. Bir plan veya tasarı ile alakalı. Plan ile ilgili.

Schusses : Dik bir tepeden hızla kaymak. Dik bir bayırdaki kayak parkurundan hızla düz bir şekilde kaymak. Dümdüz aşağı inen kayak pisti.

Schussing : Dik bir tepeden hızla kaymak. Dümdüz aşağı inen kayak pisti. Dik bir bayırdaki kayak parkurundan hızla düz bir şekilde kaymak.

Schadenfreude : Başkalarının mutsuzluğundan keyif alma. Başkalarının acılarından alınan zevk. Başkalarını acı çekerken veya güçlük içerisinde görmekten alınan zevk. Başkalarının zararlarına sevinme.

 

İngilizce Schultz Türkçe anlamı, Schultz eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Schultz ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abernathy : Teksas eyaletinde şehir. Southern christian leadership'in (güney hıristiyan liderliği) kurucusu birleşik devletler papazı ve yurttaşlık hakları aktivisti. Ralph david abernathy (1926-1990).

Sloppiness : Dikkatsizlik. Çamurluluk. Pasaklılık. Kılıksızlık. Islaklık. Eğimlilik. Komik derecede hassaslık. Şapşallık.

Abaya : Müslüman kadınların giydiği tepeden tırnağa kadın bedenini örten genellikle siyah renkli olan tesettür için kullanılan çarşaf. Müslüman ülkelerde kadınlar tarafından giyilen uzun siyah elbise. Çarşaf. 1986'da etiyopya'da keşfedilen bir göl.

Abderhalden : İsviçreli kimyager ve fizyolog. Emil abderhalden (1877-1950).

Ade : Amerikan mizahçı ve oyun yazarı. George ade (1866-1944).

Mushiness : Aşırı duygusallık. Duygusallık. Yumuşaklık. Nostalji. Lapaya benzer şey. Lapa gibilik. Yumuşak olma niteliği.

Abu : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Asya yayın birliği. Asya ile büyük okyanus ülkelerinin radyo-televizyon kuruluşlarını bir araya getiren birlik.

Addison : Soyisim. Maine eyaletinde yerleşim yeri. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. New york eyaletinde yerleşim yeri. Vermont eyaletinde yerleşim yeri. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Alabama eyaletinde şehir. Batı virginia eyaletinde yerleşim yeri.

 

Schmalz : Aşırı duygusallık (ibranice). Eritilmiş yağ. Müzikte ya da beyaz dizlerdeki abartılı duygusallık. Aşırı duyarlılık. Abartılmış duygusallık. Eritilmiş yağ özellikle tavuk yağı.

Schultz synonyms : charles schulz, charles m. schulz, drippiness, soupiness, charles munroe schulz, shmaltz, abargil, abramovitch, mawkishness, abegg, abidal, sentimentality, abdel, abbott, abou hatzira, adalbert, abravanel, adamson.