Scroll türkçesi Scroll nedir

  • Parşömen tomarı.
  • Setli merkezleme levhası.
  • Kaydırmak.
  • Tarife.
  • Helezoni kıvrım.
  • Tomar.
  • Liste.
  • Kemanın kıvrık ucu.
  • Süslü yazı.
  • Uzun ve kıvrımlı kağıt belge.
  • Nöbet cetveli.
  • Merkezleme çenelerini boru çapına göre açıp kapayan setli levha.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Üzeri yazılı papirüs, paşömen ya da kağıtların, genellikle bir sopaya sarılmasından oluşan kitap.
  • Ekranda görüntü kaydetme.
  • Taslak.

Scroll ile ilgili cümleler

English: In my opinion, a well-designed website shouldn't require horizontal scrolling.
Turkish: Bence, iyi tasarlanmış bir web sitesi yatay kaydırma gerektirmemeli.

Scroll ingilizcede ne demek, Scroll nerede nasıl kullanılır?

Scroll area : Sarma alanı.

Scroll arrow : Kullanıcının ekran veya pencereyi ok istikametinde tomar gibi kıvırmasına olanak sunan grafiksel kullanıcı arayüzündeki ok. Kaydırma oku. Sarma oku kaydırma oku. Ok kaydır. Sarma oku.

Scroll backward : Geri kaydır. Geriye kaydır.

Scroll bar : Sarma çubuğu. Kullanıcının ekranı kenardan kenara veya yukardan aşağıya sürükleyip tomar yapmasına olanak sağlayan bir pencerenin alt tarafında veya kenarında bulunan üçgen alan (bilgisayar). Kaydırma çubuğu.

Scroll box : Sarma kutusu. Kaydırma kutusu. Sürgü kutusu. Yukarı akıtma imleci.

Scroll gear : Salyangoz çarkı.

 

Scroll by the windowful : Pencere dolusu kaydır. Pencere boyu sarma. Pencere bou sarma. Pencere dolusu kaydırma.

Scroll of the law : Tevrat. Yahudi kutsal kitabı.

Scroll lock key : Scroll lock tuşu. Bazen ekran kaydırmayı durdurmayı veya bir proğram üzerindeki yön oklarının etkisini değiştirmeyi sağlayan anahtar.

Scroll saw : Mekanik oyma aygıtı. Şerit testere. Makineli oyma testeresi. Motorlu oyma testeresi. Kıl testeresi. Oyma testeresi. Dekupaj testeresi.

İngilizce Scroll Türkçe anlamı, Scroll eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scroll ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Draft plan : Taslak plan.

Abort : Durdurmak. (bilgisayar) prosedürü durdurmak. Boşa çıkmak. İmtina etmek. Ölü çocuk doğurmak. Dölütünü düşürtmek. Başarısızlıkla sonuçlanmak. Erken doğum yapmak. Uşak salmak. Tamamlamadan durdurmak.

Blueprint : Mavi kılavuz. Ozalit kopya. Karalama. Tasarlamak. Proje. Kılavuz. Şablon. Plan. Ozalit.

Abbreviate : Özetlemek. Sadeleştirmek. Kırpmak. İhtisar etmek. Kısaltmak.

Rota : Hizmet cetveli. Yüksek dini mahkeme. İş planı. Nöbet listesi. Görev cetveli. Nöbet çizelgesi. Sıra listesi. Görev listesi.

Listings : Ambalaj listesi. Listeleme. Kote etme. Maddeleme. Kaydetme. Kayıt. Fiyat koyma. Bayılma.

Sheafs : Demet. Bağ. Bağlam. Demet yapmak. Deste. Demetlemek.

Diagrams : Diyagram. Şema. Çizimler.

Receipt : Alınma. Alındı. Tahsilat. Fiş. Yemek tarifi. Fatura. Kazanç. Tesellüm. Ç.gelir. Makbuz.

Calendar : Ruzname (farsça). Dallık. Zaman akışını, gökbilim açısından, gün, hafta, ay ve yıl olmak üzere aralıklara ayıran, bunları belirleyip saptayan düzen. Gün, hafta, ay ve yılları doğrudan doğruya gözlenebilen olayları, özellikle güneş ve ayın devinimleriyle bağlantılı olarak zaman akışını göstermek üzere kurulan çeşitli düzenler. Gündizme. Kayıt defteri. Yıllık. Takvim. Günbilik. Günbilgisi.

 

Scroll synonyms : megillah, dislocating, scrolls, access control entry, checklist, manuscript, checklists, fasciculus, prospectus, abnormal end, slip in, directions, anlage, draught, abstract syntax tree, offsetting, recipes, prospectuses, statement, conspectuses, skid, recipe, listing, move, price list, rotas, access control, webs, rosters, bill, enumerations, dislocate, delineament.

Scroll ingilizce tanımı, definition of Scroll

Scroll kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A schedule. A list. A writing formed into a roll. A roll of paper or parchment.