Seasoned türkçesi Seasoned nedir

Seasoned ile ilgili cümleler

English: I seasoned the fish with salt and pepper.
Turkish: Tuz ve biberle balığı çeşnilendirdim.

English: I think the Thai food at this place is seasoned so Japanese will like it.
Turkish: Sanırım buradaki Tay yiyeceklerine baharat katılır bu yüzden Japonlar ondan hoşlanacaklar.

English: He's a seasoned investigator.
Turkish: O deneyimli bir dedektif.

Seasoned ingilizcede ne demek, Seasoned nerede nasıl kullanılır?

Seasoned soldier : Savaş görmüş asker.

Seasoned troops : Tecrübeli askerler. Savaş görmüş birlikler.

Be seasoned to : -maya alışık olmak. -ma konusunda kıdemli olmak. -ma konusunda tecrübeli olmak.

Air seasoned : Havada kurutulmuş. Tenekte kurutulmuş.

Unseasoned : Sezonu geçmiş. Acemi. Fırınlanmamış (tahta). Baharatsız. Yaş (tahta). Çeşnisiz. Alışmamış. Tecrübesiz. Kurutulmamış.

End of season sale : Sezon sonu indirimi. Bir sezon veya mevsimin sonunda gerçekleştirilen fiyat indirimi. Sezon satışları sonu.

After season : Mevsim sonu.

A word in season : Yerinde söz.

Baseball season : Beysbol sezonu.

Warm season plant : İlkbahar ve yaz aylarında gelişebilen bitki. Sıcak iklim bitkisi.

 

İngilizce Seasoned Türkçe anlamı, Seasoned eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seasoned ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Zesty : Şevkli. Hevesli. Lezzetli. Gayretli.

Old : Kart. Pişkin. İhtiyarlamak. ...yaşında. Yaşlı. Eski. Büyük. Köhne. İhtiyar.

Hardbitten : İnatçı. Serkeş.

Matures : Olgunlaştırmak. Erginleşmek. Olgunlaşmak. Olmak. Kemale erdirmek. Dinlendirmek (şarap). Tekemmül etmek. Erişmek. Tekamül etmek.

Spiced : Kokulu. Baharatlanmış. Baharlı.

Matured : Vadesi gelmiş. Mütekamil. Olgunlaştırmak. Olgunlaşmak. Olmak. Vadesi gelmek. Olgunluğa erişmiş.

Fledged : Tüyleri olan. Vanalı. Uçabilir. Kuş tüylü.

Settled : Değişmez. Ödenmiş. Düzenli. Sürekli. Sabit. Kararlı. Devamlı. Yerleşik. Oturulan.

Tasty : Tatlı. Lezzetli. Zevkli. Tadına doyulmayan. Yiyimli. Tadı güzel. Çekici veya fıstık veya yavru. Tadı yerinde.

Polite : Nazik. Görgülü. Nezaketli. Kibar. Efendi. Rikkatli. İnce. Edepli. İncelikli.

Seasoned synonyms : experient, veteran, ripes, mellow, educated, versed, mannerly, flavored, decent, seated, maturer, established, kippered, grown up, sedentary, raciest, trained, couths, fruity, mellower, wisest, overtaken, desiccated, hot, zestier, advanced in years, grownup, exsiccation, cultivated, saporous, skilled, politer, full grown.

Seasoned zıt anlamlı kelimeler, Seasoned kelime anlamı

Unseasoned : Yaş (tahta). Alışmamış. Kurutulmamış. Çeşnisiz. Fırınlanmamış (tahta). Tecrübesiz. Baharatsız. Acemi. Sezonu geçmiş.

Inexperienced : Toy. Deneyimsiz. Tecrübesiz. Acemi. Görgüsüz. Çaylak. Dünkü. Ham.