Segmentary türkçesi Segmentary nedir

  • Bölünmüş parçalarla karakterize.
  • Bir bölüme ait.
  • Bölümlere ayrılmış.
  • Bölüm ile ilgili.
  • Dilimli.
  • Ayrılmış bölümlerden oluşan.
  • Bir parçaya ait.
  • Bölümler halinde.
  • Parçalar halinde.

Segmentary ingilizcede ne demek, Segmentary nerede nasıl kullanılır?

Segmental : Segment veya segmentlerle ilgili olan. segmentlerden oluşan. segmentlere benzeyen. Parçalar halinde. Bir bölüme ait. Kesitsel. Parçasal. Segmental. Dilimli. Bölümlere ayrılmış. Bir parçaya ait.

Segmental aplasia : Segmental aplazi. Bir organın herhangi bir kısmının, halkasının veya parçasının doğuştan biçimlenmemiş olması.

Segmental set : Bölüngel küme.

Segmentation : Döllenmiş ovumun daha küçük hücreler oluşturmak amacıyla art arda bölünme göstermesi, bölütlenme. Kesimleme. Segmentasyon. Parçalara ayrılma. Bölütleme. Bilgisayar, bilişim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bölünme. Yarıklanma. Bölütlenme. Segmantasyon.

Segmentation of market : Genel satağın parçalara bölünmesi. Halkın bir markaya güvenmesi ve çeşitli mallar alması yüzünden satağın kimi kümelere ayrılmış olması.

Behaviouristic segmentation : Firmaların, tüketicileri satın alma davranışlarına göre gruplara ayırarak her bir gruba farklı bir pazarlama yöntemi uygulaması. Davranışsal bölümleme.

 

Texture segmentation : Doku bölütlemesi.

Eosophagal segmental aplasia : Yemek borusu bölütsel aplazisi. Yemek borusunun üst bölümünün yerel ve doğuştan şekillenmemiş olması. kör bir kese tarzında yutağa açılan üst kısım, normal yapıdaki alt bölüme ince fibröz bir bantla bağlanır.

Life stage buying power segmentation : Bireyin içinde bulunduğu yaşam döneminin satınalma davranışlarını etkilediği varsayımına dayanarak türdeş olmayan bir piyasanın türdeş piyasalar biçiminde sınıflandırılması. Satınalma gücü yaşam evresi bölümlemesi.

Benefit segmentation : Tüketicilerin mal ya da hizmetten elde edecekleri yararlara göre sınıflandırılarak yapılan bir tür piyasa bölümlenmesi. Yarar bölümlemesi. Fayda bölümlendirmesi. Firmanın piyasayı tüketicilerin maldan sağlayacakları faydaya göre bölümlere ayırması.

İngilizce Segmentary Türkçe anlamı, Segmentary eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Segmentary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fascicular : Fasiküler. Salkımlı. Fasikül halinde.

Cuspidate : Sivri uçlu. Sivriltmek. Ucu eğri ve sivri.

Metameric : Üst eşizli. Metamerik.

Fractionalized : Parçalanmış.

Portioned : Porsiyonlamak. Ayırmak. Bölmek. Bölüştürmek. Çeyiz vermek. Miras bırakmak.

Fragmentary : Ayrılmış. Parça parça. Eksik. Tamamlanmamış. Kısım kısım. Yarım yamalak. Parçalı. Bölük pörçük. Bölük börçük.

Fasciculate : Salkımlı. Fasikül halinde.

Compartmentalised : Bölmelere ayırmak. Bölümlere ayrılan. Değişik bölümlere yerleştirmek (ayrıca compartmentalize). Parçalara ayırmak. Bölümlere ayırmak.

 

Disaggregated : Ayrılmış. Ufalanmış. Bölünmüş.

Sectioned : Dilimlenmiş. Parçalara ayrılmış. Bölünmüş. Kesilmiş.

Segmentary synonyms : inactive, segmental, asunder, compartmented, divided, compartmentalized, in pieces, segmented, fragmental, pieced, sliced, apart.

Segmentary zıt anlamlı kelimeler, Segmentary kelime anlamı

United : Bir. Birleşik. Birleşmiş. Birleştirilmiş. Ortak amaçlı.

Active : İşleyen. Çalışkan. Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Muvazzaf. Kıvrak. Etkin. Faal. Enerjik. Hareketli. Çevik.