Seitan türkçesi Seitan nedir

  • Ete benzeyen ve ahçılıkta etin alternatifi olarak kullanılan yoğrulup kaynatılmış glutenden yapılan ürün.

Seitan ingilizcede ne demek, Seitan nerede nasıl kullanılır?

Seity : Kişiye özgü.

Aseity : Kendiliğinden oluşma. Kendiliğinden meydana gelme veya oluşma.

Gaseity : Gazlı olma durumu. Gazlılık. Gaz halinde olma.

Joseite : Jozeit.

Seiche : Seyçe. Sayhe. Su kitlesinin yüzeyinin titreşimi (rüzgarın değişiminden, atmosfer basıncından, veya sismik aktivitelerden kaynaklanan). Çalkantı. Zaihe. Su yüzeyi salınımı.

Seigniorial : Derebeyi ile ilgili. Beylik.

Seigneurs : Efendi. Bey. Senyör. Derebeyi.

Seigneurial : Derebeyiyle ilgili.

Seigniorage : Sinyoraj. Darp ücreti. Senyöriaj. Senyoraj. Paranın üretim maliyeti ile üzerinde yazılı değer arasındaki fark. Sikke vergisi. Değerli madenin, külçenin paraya çevirimi, basımında devletçe alınan baskı ücreti. Tuğra hakkı. Para basma ücreti.

Seignior : Derebeyi. Efendi. Bey. Senyör.

İngilizce Seitan Türkçe anlamı, Seitan eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seitan ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Helmsman : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Serdümen dümenci. Kaydırmacı. İdareci. Dümenci. Dümen tutan kişi. Kaydırma arabasını yönetmekte uzmanlaşmış kişi. Yönetici. Serdümen.

 

Steerer : Kaydırma arabasını yönetmekte uzmanlaşmış kişi. Kaydırmacı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Mariner : Bilimsel veriler toplamak için mars venüs ve merkür gezegenlerinin yörüngesine yerleşen amerikan uzay araçları serisinin her biri. Denizci. Gemi tayfası. Gemici. Tayfa. Bahriyeli. Deniz askeri.

Sailor : Bahriyeli. Gemi adamı. Kalyoncu. Gemici. Denizci. Bir iş sözleşmesine dayanarak gemide çalışan kaptan, subay, tayfa vb. kimseler.

Brougham : Fayton. Atlı araba. Kapalı araba. Elektrikli eski tip otomobil. Kupa. Kupa arabası.

Pilot : Kılavuzluk etmek. Kılavuz. Pilot. Kontrol. Rehber. Kullanmak. Yeni kurulan bir televizyon vericisinin yayın niteliğini araştırmak ve düzeltmek için girişilen yayın. yeni yayına başlayan bir televizyon yayacının izlencelerini geliştirmek amacıyla girişilen yayın. yeni hazırlanmış bir izlence dizisisinin izleyicilerdeki tepkisini ölçmek ve bu dizinin ilerisi için sonuçlar çıkarmak amacıyla yapılan yayın. Kullanmak (uçak). Deneme yayını. Uçak kullanmak.

Auto : Otomobille gezmek. Araba ile gezmek. Oto-. Kendinden. Oto. Kendi kendine. Özdevinimli. Otomatik. Abd'de otomobilin kısaltması.

Crewman : Numara eri. Mürettabat üyesi. Mürettebat üyesi. Bir mürettebatın üyesi(birlikte çalışan insanlar grubu). Bir ekibin üyesi.

Car : Binit. Vagonet. Oto. Yolcu taşıyan herhangi bir aracın bölmesi. Araba. İngiltere'de tekerlekli. Otomobil. Kabin. Patlamalı, içten yanmalı, elektrikli bir motor ya da gaz türbiniyle devinen taşıt. Makine.

Sea dog : Kedibalığı. Eski gemici. Ayıbalığı. Denizci. Fok. Gemici. Deniz kurdu.

Seitan synonyms : bo's'n, bos'n, ship's officer, bo'sun, tar, jack, lighterman, sea lawyer, seafarer, jack tar, officer, boatswain, motorcar, steersman, saloon, whaler, deckhand, old salt, roustabout, machine, able bodied seaman, bargee, automobile, bargeman, bosun, able seaman, gob.