Mariner türkçesi Mariner nedir

  • Deniz askeri.
  • Tayfa.
  • Denizci.
  • Bahriyeli.
  • Bilimsel veriler toplamak için mars venüs ve merkür gezegenlerinin yörüngesine yerleşen amerikan uzay araçları serisinin her biri.
  • Gemici.
  • Gemi tayfası.

Mariner ile ilgili cümleler

English: Until Mariner 10, astronomers were not sure what Mercury really looked like because it is so close to the Sun.
Turkish: Mariner 10'a kadar, astronomlar Güneş'e çok yakın olduğu için Merkür'ün gerçekten neye benzediğinden emin değildi.

Mariner ingilizcede ne demek, Mariner nerede nasıl kullanılır?

Master mariner : Kaptan lisanslı denizci. Gemi kaptanı.

Mariners : Gemici. Tayfa. Gemi tayfası. Deniz askeri. Denizci. Bahriyeli.

Submariner : Denizaltı mürettebatı.

Marine abrasion : Deniz aşındırması. Dalga aşındırması. Dışgüçlerden biri olarak dalgaların, özellikle yüksek kıyılarda, taşıdıkları irili ufaklı katı özdeklerin de yardımıyla yaptıkları işlev.

Marine accident : Deniz kazası.

Marine biology : Deniz biyolojisi.

Marine algae : Deniz yosunları.

Marine animals : Deniz canlıları.

Marine accidents inquiry agency : (japonya'da) administrative arm of the national government that is in charge of the administration of inquiries and clarifies the causes of marine accidents and contributes to the prevention of the occurrence of such marine accidents.

 

Marine borer : Taret. İskele kurdu. Deniz oyucusu.

İngilizce Mariner Türkçe anlamı, Mariner eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mariner ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bargee : Mavunacı. Mavnacı.

Navigator : Seyir zabiti. Rotacı. Seyrüseferci. Gemi yolculuğu yapan kimse. Deniz subayı. Deniz araçlarının seyrüseferi esnasında aracın mevkiini tayin eden ve rotasını çizen uzman şahıs. Seyir bilimcisi. Pilot.

Sea dog : Kedibalığı. Eski gemici. Fok. Ayıbalığı. Deniz kurdu.

Seaman recruit : Denizci er.

Crew : İzci grubu. Personel. Sürü. Mürettebat. Bir filmin çevrilişinde, bir televizyon izlencesinin hazırlanışında çalışan uygulamanların oluşturduğu birlik. Gemide çalışanlar. Eleman. Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır.

Crewing : Set ekibi. Takım. Kitle. Ekip. Personel. Sürü. Mürettebat. Eleman. Çete.

Tar : Asfalt dökmek. Kömür ve yeryağından ısıl işlemler sonucu elde edilen kara kahve renkli, koyu bir hidrokarbon karışımı. (pek çok kimyasal özdek ve yapı gereci üretiminde kullanılır.). Katran. Katran sürmek. Katranla kaplamak. Katran ile kaplamak. Katranlamak. Asfaltlamak.

Seafarer : Denizyolu ile seyahat eden. Gemi ile seyahat eden kişi. Gemi yolcusu.

Bluejacket : Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Bahriye eri.

Old salt : Usta denizci. Tecrübeli denizci. Bilgili ve deneyimli. Yaşlı gemici. Deniz kurdu.

Mariner synonyms : ship's officer, bo'sun, bo's'n, bos'n, pilot, able seaman, naval officer, boatswain, sailor boy, jacktar, jack, officer, swab, rating, gobs, bargeman, sailors, naval officers, whaler, sea soldier, charon, navigators, helmsman, roustabout, lighterman, gob, able bodied seaman, crewman, sailor, marine, crews, companies, deck hand.

Mariner ingilizce tanımı, definition of Mariner

Mariner kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One whose occupation is to assist in navigating ships. A seaman or sailor.