Selectors türkçesi Selectors nedir

Selectors ingilizcede ne demek, Selectors nerede nasıl kullanılır?

Record selectors : Kayıt seçicileri.

Selector channel : Seçici oluk. Hizmet verdiği birden çok sayıda giriş-çıkış birimlerinden birinin işini bitirdikten sonra, bir sonraki birimin işine geçen, böylece belli bir anda ancak bir birimin hizmetinde bulunan, bu niteliğiyle göreli olarak yüksek hızlı giriş-çıkış birimlerinin ana işlem birimine bağlanmasında kullanılan oluk. Seçici kanal.

Selector circuit : Ayırıcı devre. Seçici devre.

Selector switch : Komütatör anahtar. Seçici düğme. Seçici anahtar. Eskiden taşıtlarda, yakın, uzak ve yön ışıtaçlarının ayakla yönetildiği çevirgeç. Seçici şalter. Ayak çevirgeci.

Selector vhf : Almaçta çyy'deki olukların ayarında kullanılan seçici; ayrı bir dalgalığı ve dalgalık girişi bulunur. Çok yüksek yinelenim seçici. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Line selector : Hat seçici.

Band selector : Band seçici. Bant seçici.

Gear selector fork : Komuta çatalı. İstenilen hız oranını sağlamak için dişli ya da kavramları dingil üzerinde eksenel olarak sürmeye yarayan, ucu yarım ay biçiminde kol. Vites hilali. Vites çatalı. Vites seçme çatalı. Vites ayırma çatalı. Kumanda çatalı.

 

Range selector : Skala seçici. Ölçme aralığı seçici anahtarı. Ölçme aralığı seçicisi.

Cable station selector : Kablolu tv kanal seçicisi. Kablolu tv kumandası.

İngilizce Selectors Türkçe anlamı, Selectors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Selectors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Citizen : Tebaa. Bir devletin bağımı altında bulunan kimse. Uyruk. Sivil kimse. Uyruklu. Sakin. Bir devlet ya da ulusa mensup kişi. Yurttaş. Vatandaş.

Pickiest : Titiz. Müşkülpesent. Mızmız. İnce eleyip sık dokuyan. Zor beğenir.

Electric switch : Elektrik düğmesi. Düğme.

Diacritical : Belirtici. Diyakritikal. Ayırıcı işaret olarak işlev gören. Ayırıcı (vurgu vb). Vurgulayıcı. Ayırt edici.

Wiper arm : Cam silgi kolu. Silecek kolu. Silici lastiği taşıyan kol.

Selector : Atış modu seçicisi. Özdevimli telefon çevrimlerinde, arama düzeneğinin akını atımlarıyla istenen bağlantıları yapan gereç. Soylayıcı. Soyu bozulmuş bitkiler üzerinde çalışarak, onların asıl türlerinin özelliklerini göstermeleri için çalışan ve bu özelliklerini yeniden sağlayan kişi. Ayırıcı anahtar. Çifteli silahlarda ilk atılacak namluyu seçme tertibatı.

Constituent : Öğe. Kurucu. Seçmen. Temsilci atayan kimse. Kurucu unsur. Unsur. Bileşen. Elemen. Bir örüntü içinde örgütlenmiş alt öğe. Oluşturan parçalardan her biri.

Pickers : Toplayıcı. Alıcı. Pamuk atma makinesi.

Switch : Makas değiştirmek. Sallanmak (hayvanın kuyruğu bir yandan öbür yana). Düğmeye basıp açmak veya kapatmak. Sallamak. Gırgır ağlarında mapaların açılıp kapanmasını sağlayan düzenek. Açkılamak. Anahtar. Değişmek. Şalter.

 

Choosier : Daha seçici. İnce eleyip sık dokuyan. Müşkülpesent.

Selectors synonyms : crossover voter, electrical switch, contact arm, swing voter, classificator, dispersive, delimiter, grader, crossover, dissepimental, selector switch, overfastidious, selecting, floating voter, picky, classifiers, dissolutive, choosiest, disconnector, selective, discriminator, diacritic, dial, dimmer switch, blinking, discriminating, classifier, choosy, wiper, telephone dial, choosey, floater, pickier.

Selectors zıt anlamlı kelimeler, Selectors kelime anlamı

Noncitizen : Yurttaş olmayan kimse. Vatandaş olmayan kimse. Yabancı ülkeden kişi. Vatandaşlık almamış kişi. Kaçak yabancı.