Self consistent türkçesi Self consistent nedir

Self consistent ingilizcede ne demek, Self consistent nerede nasıl kullanılır?

Self : Aynı. Zat. Kişi. Şahsi çıkar. Kendi. Öz. Karakter. Özbenlik. Bizzat. Kişisel.

Consistent : İstikrarlı. Uyumlu. Kalıcı. Kıvamlı. Mütemadiyen. Devamlı. Birbirini tutar. Sürekli. Uygun.

Self consistent field : İççelişmesiz alan. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Çok eksicikli öğecik ve özdecik yapıları kuramında, her bir eksiciğin gördüğü, öbür eksiciklerin devinimleri üzerinden ortalama alınarak bulunan alan.

Self sufficiency : Kendine yetme. Kimseye muhtaç olmama. Kendine güven.

Self abandonment : Ayrıntılı olarak. Fedakarlık.

Self abasement : Kendini rezil etme. Kendini alçaltma. Küçülme. Alçalma. Bayağılaşma.

İngilizce Self consistent Türkçe anlamı, Self consistent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Self consistent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Steady : İstikrar. Dost. Sürekli. Mazbut. Metin. Kız arkadaş. Dönmez. Sallanmaz hale getirmek. Titrememek. Aklı başında.

Stable : Sürgit. Çevrenin atlar üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla inşa edilen at barınağı. Ahırdaki atlar. Kararlı. Dengeli. Tavla. Sürekli. Kalıcı. Bitkisel yeniliğin varlığından söz edilebilmesi için gereken değişmeme, bozulmama; değişmezlik. Ahır.

 

Stabilized : Kararlılaştırılmış. Belli bir seviyede korunmuş (stabilised olarak da yazılır). Durağanlaştırılmış. Durağanlaşmış. (amerikan ingilizcesi) sabitleştirilmiş. Sabit. Sabitleştirilmiş. Dengeli hale getirilmiş. Stabilleştirilmiş.

Steadies : Titremesini durdurmak. Doğru yolda tutmak. Oynamaz. Sallanmaz hale getirmek. Sağlam. Sevgili. Sabit durum. İstikrar. Kıpırdamamak.

Steadying : Sağlam. Titrememek. Sabit kalmak. Oynamaz. Titremesini durdurmak. Sakinleştirmek. Sabit durum. Doğru yolda tutmak. Kıpırdamamak.

Steadier : Sürekli. Düzenli. Sarsılmaz. Sağlam. Titremeyen. Devamlı. Oturmuş. Sabit. Daha sabit. Sakin.

Stabled : Durağan. Damız. Ahıra bağlanmak. Sabit. Değişmez. Kararlı. Ahırda durmak. Ahır. Oturmak.

Steadied : Doğru yola getirmek. Sağlam. Kıpırdamamak. Doğru yolda tutmak. Titrememek. Oynamaz. Sallanmaz hale getirmek. Titremesini durdurmak. Sabit durum. Sallanmasını kesmek.

Stronger : Sert. Sağlam. Yetenekli. Kuvvetli. Gür. Koyu. İstekli. Ağır. Daha kuvvetli. Keskin.

Consistent : Tutarlı. Devamlı. Kıvamlı. Bağıntılı. Sürekli. Uyumlu. Mütemadiyen. Birbirini tutar.

Self consistent synonyms : strong, stabilised, as right as a trivet, steadiest, stabler.