Sender türkçesi Sender nedir

Sender ile ilgili cümleler

English: What a strange message! There is no sender and no recipients either.
Turkish: Ne garip bir mesaj! Herhangi bir gönderen veya alıcı da yok.

English: Sophie had been looking forward to getting another letter from the unknown sender.
Turkish: Sophie bilinmeyen göndericiden bir mektup daha almayı dört gözle bekliyordu.

Sender ingilizcede ne demek, Sender nerede nasıl kullanılır?

Sender company : Gönderen şirket. Gönderen firma.

Sender country id : Gönderenin ülke kimliği.

Sender department : Gönderen bölüm.

Sender fax number : Gönderenin faks numarası.

Sender home phone : Gönderenin ev telefonu.

Reply to sender : Gönderene yanıt gönder. Göndereni yanıtla.

Pirate sender : Korsan verici.

Unknown fax sender : Bilinmeyen faks göndericisi.

Sender station id : Gönderen istasyon kimliği.

Sender name : Dönüş adı. Gönderenin adı.

İngilizce Sender Türkçe anlamı, Sender eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sender ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shipper : Nakliyatçı. Taşımacı. İhracatçı. Yükleyici. Siparişi alıp gönderen. Yükleten. Donatan. Taşıtan.

 

Giver : Veren. Bahşeden. Veren kimse. (poliçe) veren. Keşideci. Hibe eden.

Donor : Kan veren kimse. Kan veren. Vekalet veren. Bağışta bulunan kimse. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bağışçı. Donör. Hayır sahibi. Organ bağışlayan kimse. Veren kimse.

Broadcasting transmitter : Radyo yinelenimlerindeki elektromıknatıs ışınımı yaymakta kullanılan donatım; radyo vericisi. eşeksenli kablo, telsiz bağlantısı ya da alıcı dalgalık yardımıyla elektrik gerilimi biçiminde resim ve ses imlerini alan, genlik ya da yinelenim değiştirimine uğramış bir taşıyıcı dalga üreten ve bu yolda işlenmiş olan televizyon imlerini verici dalgalıkla yayan donatım; televizyon vericisi. bir televizyon vericisinde ses imini gönderen bölüm; ses vericisi. bir televizyon vericisinde resim imini gönderen bölüm; resim vericisi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Conveyer : Taşıyıcı. Nakledici. Konveyör.

Forwarding agent : Sevkiyat acentesi. Nakliye komisyoncusu. Sevkıyat acentası. Nakliyat acentası. Taşıma aracılığı yapan acenta. Satılmak üzere ya da başka nedenlerle başkasına ve başka yere mal gönderen kişi. Nakliye acentesi. Acente.

Haulers : Karayolu taşımacısı. Nakliye şirketi. Taşıyan kimse. Taşıyıcı. Çekici. Malları taşıyan şirket.

Satellite transmitter : Uydu vericisi.

Conveyers : Taşıyıcı. Konveyör. Nakledici.

Transmitter : Ahize. Radyo tv vericisi. Aracılık yapan. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Uzak bir alıcı için hazırlanmış aıkımmıknatıssal imlemleri ya da ses imlemlerini yayan aygıt. İletici (telgrafa ait). Radyo yinelenimlerindeki elektromıknatıs ışınımı yaymakta kullanılan donatım; radyo vericisi. eşeksenli kablo, telsiz bağlantısı ya da alıcı dalgalık yardımıyla elektrik gerilimi biçiminde resim ve ses imlerini alan, genlik ya da yinelenim değiştirimine uğramış bir taşıyıcı dalga üreten ve bu yolda işlenmiş olan televizyon imlerini verici dalgalıkla yayan donatım; televizyon vericisi. bir televizyon vericisinde ses imini gönderen bölüm; ses vericisi. bir televizyon vericisinde resim imini gönderen bölüm; resim vericisi. Aktarımcı. Aktarıcı.

 

Sender synonyms : spammer, transmitting aerial, unstinting, consigner, set, addressor, transferer, mover, transmitters, trasmitter, sound transmitter, emitter, givers, conveyor, jammer, aerial, haulier, carriers, givings, transmitting, submitted, television transmitter, hauliers, giving, radio transmitter, remitter, addressers, carman, forwarding agents, donors, antenna, carrying agent, forwarder.

Sender ingilizce tanımı, definition of Sender

Sender kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who sends.