Conveyer türkçesi Conveyer nedir

Conveyer ingilizcede ne demek, Conveyer nerede nasıl kullanılır?

Conveyer belt : Taşıyıcı kayış. Sonsuz kayış. Taşıma kayışı.

Conveyers : Nakledici. Konveyör. Taşıyıcı. Nakliyeci.

Conveyed : Yaymak. İletmek. Taşımak. Nakledilen. Devretmek. Getirmek. Yollamak. Nakledilmiş. Nakletmek.

Conveyencing : İyelendirme. Bir nesneye ilişkin iyeliğin bir kişiden başkasına aktarılması.

Convey a message : Mesajı iletmek. Mesaj iletmek. İleti göndermek.

Conveyable : Nakledilebilir. Menkul. Söylenilebilir. Devredilebilir. İletilebilir. Taşınabilir.

Convey by mortgage : Rehin almak (ev vb).

Convey in a tube : Tüpte nakletmek.

Conveyance of letters : Mektupların şevki. Mektup alıp verme. Mektup sevki. Mektup alışverişi. Mektup şevki.

Conveyance system : İsale sistemi.

İngilizce Conveyer Türkçe anlamı, Conveyer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conveyer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hauliers : Karayolu taşımacısı. Çekici. Nakliye şirketi.

Conveyor : Taşıyan. Taşımacı. Nakil. Sevketme aracı. Sevk tertibatı. Götürücü. Sevk etme aracı.

Production line : Üretim dalı. Üretim bandı. İmalat hattı. Üretim merkezi. Seri imalat bandı. Üretim hattı.

 

Bearer : Destek. Hamiline. Getiren. Bitki. Mesnet. Hamil. Tabut taşıyıcı. Tabut taşıyan. Çek, bono, poliçe, gönderim belgesi, hisse senedi, tahvil vb. her türlü değerli kağıdı yasalara uygun olarak elinde bulunduran kişi.

Transmitter : Aktarımcı. Uzak bir alıcı için hazırlanmış aıkımmıknatıssal imlemleri ya da ses imlemlerini yayan aygıt. Ahize. İletici. Radyo tv vericisi. Radyo yinelenimlerindeki elektromıknatıs ışınımı yaymakta kullanılan donatım; radyo vericisi. eşeksenli kablo, telsiz bağlantısı ya da alıcı dalgalık yardımıyla elektrik gerilimi biçiminde resim ve ses imlerini alan, genlik ya da yinelenim değiştirimine uğramış bir taşıyıcı dalga üreten ve bu yolda işlenmiş olan televizyon imlerini verici dalgalıkla yayan donatım; televizyon vericisi. bir televizyon vericisinde ses imini gönderen bölüm; ses vericisi. bir televizyon vericisinde resim imini gönderen bölüm; resim vericisi. Aracılık yapan. Gönderici. Verici.

Conveyor belt : Kitaplıkta kitapları yatay olarak taşımakta kullanılan devingen, geniş kuşak. bk. kitap taşıyıcı. Götürücü bandı. İletme kuşağı. Taşıma bantı. Taşıma kayışı. Konveyör bandı. Taşıyıcı bant. Konveyör bant. Taşıyıcı kayış. Kayışlı konveyör.

Germ carrier : Portör. Mikrop taşıyıcısı.

Carrying agent : Taşımacı. Nakliyat firması.

Mover : Hareket ettiren. Taşıma şirketi. Hareket ettirici. Ev eşyası taşıma firması. Taşıma firması. Teklif eden. Nakliye firması. Nakliye şirketi.

Carriers : Kurye. Ulak. Nakliyeciler. Nakliye şirketi. Hamal. Kızak. Portör. Port bagaj.

Conveyer synonyms : luggage carousel, luggage carrousel, transporter, haulers, catcher, common carrier, line, forwarding agents, carrier, bearers, courier, deferent, hauler, carousel, messenger, haulier, transmitters, carrousel, forwarding agent, forwarder, assembly line, belt, carman, conveyer belt, conveyors, conveyers.

 

Conveyer ingilizce tanımı, definition of Conveyer

Conveyer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, conveys or carries, transmits or transfers.