Conveyor türkçesi Conveyor nedir

Conveyor ile ilgili cümleler

English: This sushi restaurant has a conveyor belt that carries sushi.
Turkish: Bu suşi restoranının suşi taşıyan bir konveyör bantı var.

Conveyor ingilizcede ne demek, Conveyor nerede nasıl kullanılır?

Conveyor band : Taşıma bandı. Taşıyıcı kuşak.

Conveyor belt : İletme kuşağı. Kayışlı konveyör. Taşıma bantı. Taşıyıcı bant. Kitaplıkta kitapları yatay olarak taşımakta kullanılan devingen, geniş kuşak. bk. kitap taşıyıcı. Konveyör bant. Konveyör bandı. Götürücü bandı. Taşıma bandı. Konveyör kayışı.

Conveyor chain : Konveyör zinciri. Sevk zinciri.

Conveyor chute : Sevk oluğu.

Conveyor furnace : Taşıyıcılı fırın. Sonsuz kayışlı fırın.

Belt conveyor feeder : Kayış besleyici. Bant besleyici.

Armoured flexible conveyor : Kıvrılır zırhlı konveyör. Kıvrılır kuşanık taşıyıcı.

Belt conveyor : Bantlı taşıyıcı. Bantlı götürücü. Bantlı konveyör. Taşıyıcı bant. Kayışlı taşıyıcı. Kayışlı konveyör. Konveyör bant. Sonsuz kayış. Bant konveyör.

Belt conveyor road : Bant konveyör yolu. Kayışlı taşıyıcı yolu.

 

Bag conveyor : Çuval konveyörü.

İngilizce Conveyor Türkçe anlamı, Conveyor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conveyor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Catcher : Pasif eş cinsel. Mandal. Yakalayan şey. Cezaevinde pasif ibne. Avcı. İlişkide pasif olan eşcinsel. Pasif eşcinsel. Ceza evinde cinsel tacize uğrayan güçsüz kimse. Tutan.

Haulier : Karayolu taşımacısı. Nakliye şirketi. Çekici.

Carman : Kamyon sürücüsü. Kamyoncu. Arabacı. Araç sürücüsü.

Carrousel : Atlı karınca. Atlıkarınca.

Acetylene lamp : Karpit lambası. Asetilen lambası. Karpit ışıtacı.

Commentary : Şerh. Eleştiri. Anlatma. Röportaj. Eğitim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yorumlama. Bir konuyu, bir sorunu ya da bir yazıyı ayrıntılarına değin gözden geçirerek anlatma, yorumlama ve çözümleme işi. Açıklama. Bir filmin görüntülerini açıklamak amacıyla yapılan konuşma. Anlaşılması özel bir dikkat isteyen ya da herkese özdeş anlamda anlaşılması gereken bir yapıtın, uzmanınca notlar eklenerek anlaşılır duruma getirilmesi.

Carrying : Nakliyat. Taşıma. Nakliye. Taşımacılık. Nakletme.

Acid rock : Asit kaya. Ekşitli kaya. Asidik kayaç. Ritminde ve sözlerinde psikedelik olaylara göndermeler içeren heavy rock müziği (1960'lı yıllarda ortaya çıkmıştır).

Bearing : Katlanma. İlinti. Rulman. Yatak. Bedenin duruşu. Duruş. Doğurma. Birisine katlanma. Ürün verme. Etki.

Conveyor synonyms : luggage carousel, luggage carrousel, conveyers, acid proof, forwarding agent, abandoned mine, conveying plant, advance heading, mover, hauliers, trundlers, bearer, drayages, carryover, narrators, activated carbon, transporter, hauler, forwarder, adit, delivering, mobilizations, conveyer belt, transmitter, carousel, line, bearers, holder, mobilization, carrier, bringers, advance per shift, transmitters.

 

Conveyor ingilizce tanımı, definition of Conveyor

Conveyor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Esp., one for conveying grain, coal, etc., as a spiral or screw turning in a pipe or trough, an endless belt with buckets, or a truck running along a rope. A contrivance for carrying objects from place to place.