Giver türkçesi Giver nedir
Giver ile ilgili cümleler
English: She is a cheerful giver.
Turkish: O neşeli bir verici.
English: Ali is a giver.
Turkish: Ali bir verici.
English: Flattery corrupts both the receiver and the giver.
Turkish: Dalkavukluk hem alıcıyı hem de vericiyi bozar.
Giver ingilizcede ne demek, Giver nerede nasıl kullanılır?
Giver of a bill : Keşideci.
Lease giver : Kiraya veren. Kiralayan. Mucir.
Givers : Hibe eden. (poliçe) veren. Veren kimse. Keşideci. Verici. Bahşeden. Veren.
Almsgiver : Yardım bağışlayan kimse. Sadaka veren. Hayırsever bağışlar yapan kimse.
Caregiver : Tıbbi veya hemşirelik tedavi hizmeti sunan kimse. Hastabakıcı. Bakıcı. Hasta bakıcı. Tıbbi görevli.
Tergiversation : Döneklik.
Lawgiver : Kanun yapan kimse. Kanun yapıcısı. Kanun yapıcı. Yasa yapan kimse. Kanuni.
Give a bad name : Adını karalamak. Adını kötüye çıkarmak. Ad takmak.
Give a beating : Dayak atmak. Sopa çekmek. Ayağının altına almak. Dövmek. Yenmek.
Tergiversate : Lafı dolandırmak. Parti değiştirmek. Kaçamaklı konuşmak. Dinden dönmek. Din değiştirmek.
İngilizce Giver Türkçe anlamı, Giver eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Giver ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Transmitters : Nakledici. Ahize.
Settlor : Mülkünü vasiyetle bırakan kimse.
Benefactor : Bağışçı. Hayırsever. İyiliksever. Muhsin. Hayır sahibi. İyilik eden. Velinimet. İyilikçi. Yardımsever.
Endower : Vakfeden. Bir hayır kurumu vb için gelir sağlayan. Bağışçı. Katkıda bulunan kimse. İştirakçi. Donatan. Bağış yapan kimse. Veren veya bağışlayan kimse. Hayırsever.
Abnegator : İnkar eden. Feragat eden kimse. Vazgeçen veya feragat eden kimse.
Emitter : Çıkarıcı. Salgıç. Salan. Emitör. Alfa, beta, gama ışınımı, dönüşüm elektronu, x ışını ya da nötron yayınlayan radyonüklid. Salgaç. Fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Yayınlayıcı. Yayıcı.
Accommodator : Sağlayıcı. Konakçı. Ev sahibi. Bağışlayan. Yiyecek veya konukseverlik sağlayan kimse.
Bequeather : Vasiyet eden. Vasiyet yoluyla veren kimse. Vasiyetle bırakan. Bağışlayan. Bedelsiz veren. Miras bırakan (hukuk terimi). Vasiyetname bırakan. Bırakan kimse.
Almsgiver : Sadaka veren. Yardım bağışlayan kimse. Hayırsever bağışlar yapan kimse.
Granters : Devreden. Temlik eden. Fariğ. Bağış yapan. Miras bırakan kimse. Bağış yapan kimse.
Giver synonyms : indian giver, subsidizer, subsidiser, good person, givings, conferrer, donator, transmitting, grantors, contributor, tipper, broadcasting transmitter, givers, philanthropist, donators, maker, endowers, unstinting, drawees, vesting, transmitter, drawer, altruist, attributive, helper, contributive, trustor, giver of a bill, sound transmitter, radio transmitter, sender, accommodators, bestower.
Giver zıt anlamlı kelimeler, Giver kelime anlamı
Bad person : Günahkar. Suça yatkın kimse. Kötü kişi. Hilekar. Günah işleyen kimse. Kriminal kimse. İyi olmayan kimse. Kötü insanoğlu. Kötü kimse. Aldatıcı.
Giver ingilizce tanımı, definition of Giver
Giver kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who imparts or distributes. One who gives. A donor. A bestower. A grantor.

Bu kısımda Giver kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Giver ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Giver anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Giver ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.