Givers türkçesi Givers nedir

Givers ingilizcede ne demek, Givers nerede nasıl kullanılır?

Forgivers : Affedici. Affeden. Bağışlayan kimse. Borcunu veya yükümlülüğünü affeden kimse. Diğerine karşı kin ve garez gütmeyi bırakan kimse.

Lawgivers : Kanun yapıcı. Kanuni. Yasa yapan kimse. Kanun yapıcısı.

Tergiversate : Dinden dönmek. Din değiştirmek. Lafı dolandırmak. Parti değiştirmek. Kaçamaklı konuşmak.

Tergiversation : Döneklik.

Giver of a bill : Keşideci.

Lease giver : Mucir. Kiralayan. Kiraya veren.

Give a bias to : Peşin hüküm vermek.

Lawgiver : Kanun yapan kimse. Kanuni. Kanun yapıcısı. Kanun yapıcı. Yasa yapan kimse.

Give a beating : Sopa çekmek. Ayağının altına almak. Dayak atmak. Yenmek. Dövmek.

Almsgiver : Yardım bağışlayan kimse. Sadaka veren. Hayırsever bağışlar yapan kimse.

İngilizce Givers Türkçe anlamı, Givers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Givers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bequeather : Bedelsiz veren. Vasiyetle bırakan. Vasiyet eden. Bağışlayan. Bırakan kimse. Vasiyetname bırakan. Miras bırakan (hukuk terimi). Vasiyet yoluyla veren kimse.

Stream : Dalgalanmak (saç veya bayrak). Bir topluluğun (yıldız ya da cisimler) belli bir doğrultudaki devinmesi. Akmak. Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. Akıp gitmek. Akıtmak. Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu. Sel gibi akmak. Dere. Sürmek.

 

Falls : Meteorit düşmeler. Şelale. Çağlayan gibi dökülen su. Çaylan. Çağlayan.

Donators : Bağışçı. Bağışcı. Bağışlayan kimse. Bağış sahibi. Bağış yapan kimse. Bağışlayan. Hibede bulunan. Bağışta bulunan kimse.

Vestings : Yetki veren. Temlik eden.

Donor : Vekalet veren. Bağışçı. Bir tepkimede proton, elektron vb. başka tepkene veren tepken. Donör. Kan veren kimse. Organ bağışlayan kimse. Embriyo naklinde ovumun, embriyonun temin edildiği verici, yapay tohumlamada sperma veren hayvan, donör. kan, doku veya organ transferinde bunların temin edildiği canlı. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bağışta bulunan kimse.

Water system : Su tesisatı. Su sistemi. Sulama sistemi. Su tedariki sistemi. Sulama sistemi su tesisatı.

Givings : Bağış. Verme. Hibe. Bağışlama.

Infect : Geçirmek. Bozmak. Bulaşmak. Enfekte etmek. Bulaşmak (hastalık vb). Bulaştırmak. Aşılamak. Enfekt. (hastalık) bulaştırmak.

Estuary : Gel-git olayından etkilenen geniş ırmak ağzı. Nehir. Irmak ağzı. Gün ışığında kullanılan. Özellikle gelgit olayının büyük ölçüde görüldüğü kıyılarda, akarsuların ağızlarında oluşan huni biçiminde derin, az çok geniş ve uzun doğal suyolu. Haliç. Ağzı. Mansap. Nehir ağzı. Gelgit olaylarından etkilenen kıyılarda, az çok huniye benzer dere ağzı.

Givers synonyms : grantors, afford, giver of a bill, attributive, endower, yield, maker, granters, accommodator, television transmitter, watercourse, unstinting, grantor, giving, broadcasting transmitter, drawees, granter, drive home, waterfall, drawee, contributive, endowers, sound transmitter, donors, award, rapid, radio transmitter, deliver, transmitting, accommodators, emitter, grant, drawer.

 

Givers zıt anlamlı kelimeler, Givers kelime anlamı

Deny : Mahrum etmek. İnkar etmek. Yoksamak. Reddetmek. Yalanlamak. Esirgemek. Yoksun bırakmak. Danmak. Kaçınmak. Nasip etmemek.

Take : (fotoğraf) çekmek. Kabul edilmek. Kabul etme (vücut). (sınava) girmek. Çevirmek. Tutuş. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Etkili olmak. Ele almak. Almak.

Withdraw : Para çekmek. Çekinmek. Çekilmek. Geri çekilmek. Ayrılmak. Geri almak. Çekmek. Kabuğuna çekilmek. Almak. Geri çekmek.

Givers antonyms : borrow, deregulate.