Vestings türkçesi Vestings nedir

  • Bahşeden.
  • Temlik eden.
  • Yetki veren.

Vestings ingilizcede ne demek, Vestings nerede nasıl kullanılır?

Vesting : Giyme. Yetki verme. Bahşeden. Temlik eden. Hak verme. Haciz (amerikan ingilizcesi). Yetki veren. Giydirme.

Divesting : Çıkarmak. Soymak. Görevden almak. Mahrum etmek.

Early harvesting : Erken hasat etme. Tahılların hayvanlara yeşil olarak verilmesi veya silaj yapılacağı durumlarda tanelerinin süt oluşum devresinde hasat edilmesi.

Harvesting : Mahsul toplama. Devşirme. Hasat kaldırma. Hasat alma. Ekin biçme.

Harvesting ant : Böcekler (ınsecta) sınıfının, zar kanatlılar (hymenoptera) takımından, sosyete teşkil eden, kraliçe ve işçilerinde zehir dikeni bulunan bir eklem bacaklı türü. Buğday karıncası.

Vestibular : Koridorla ilgili. Giriş kısmına özgü. Vestibuler. Koridora özgül. Vestibüler. Giriş kısmıyla ilgili.

Reinvesting : Yeniden yatırım yapmak. Tekrar yatırım yapmak. Yeniden yatırmak (parayı veya geliri).

Harvesting machine : Hasat makinesi.

Vestibular dysfunction : Beyinde, kulaktaki vestibülde veya her ikisinde birden oluşan patolojik değişimlere bağlı olarak başın etkilenen tarafa doğru eğilmesi ve düşmesi, vücut hareketlerinde düzensizlik ve şaşılıkla belirgin bozukluk, vestibüler disfonksiyon. en belirgin biçimde listeriyozis ve köpek gençlik hastalığında görülür. Vestibüler uyumsuzluk. Vestibüler disfonksiyon.

 

Harvesting time : Hasat zamanı. Bitkilerin en uygun biçilme zamanı.

İngilizce Vestings Türkçe anlamı, Vestings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vestings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assignors : İlgili. Fariğ. Devreden.

Transferor : Vazgeçen. Devir eden. Devir eden veya veren. Buyrukçu ya da aktarımcı olarak tecimsel bir belgiti arkasını imzalayarak dönüştüren ve haklarından vazgeçen kişi. Devreden kimse. Nakleden. Nakleden kimse. Transfer eden.

Experiment : Deney uygulamak. Deneyden geçirmek. Deneye tabi tutmak. Deney. Fizik, kimya, biyoloji gibi derslerin öğretiminde doğal olayların bağıntıları ve yasaları üzerinde bilgi edinmek; varsayım olarak benimsenen bilim yasalarının doğruluğunu göstermek; belli bir doğa olayını, etmenleri denetim altında tutarak, sınıf ya da deney odasında öğrencilere göstermek için yapılan planlı deneme ya da sınama işi. bilinmeyen bir şeyi bulmak, bir ilkeyi, bir varsayımı sınamak amaciyle yapılan eylem ya da işlem. Bir değişkenin etkilerini gözlemek üzere koşulları hazırlanmış ya da amaçlı olarak düzenlenmiş gözlem ya da deneyleme sürecinin ürünü. Tecrübe etmek. Deneme. Denemek. Deney yapmak.

Warrantor : Garantileyen. Kefil olan. Teminat veren. Garantör. Garanti eden kimse. Kefil. Garanti eden. Yetkilendiren. Garanti veren.

Endowers : İştirakçi. Bağış yapan kimse. Katkıda bulunan kimse. Bağışçı. İhsan eyleyen. Vakfeden. Bir hayır kurumu vb için gelir sağlayan. Hayırsever. Veren veya bağışlayan kimse.

 

Assignor : Fariğ. Devreden. İlgili.

Warrantors : Garantileyen. Kefil. Yetkilendiren. Garanti eden. Teminat veren. Garantör. Garanti eden kimse. Kefil olan. Garanti veren.

Endower : İştirakçi. Katkıda bulunan kimse. İhsan eyleyen. Donatan. Veren veya bağışlayan kimse. Vakfeden. Hayırsever. Bağışçı. Bir hayır kurumu vb için gelir sağlayan.

Bequeather : Vasiyet eden. Vasiyetle bırakan. Vasiyet yoluyla veren kimse. Miras bırakan (hukuk terimi). Bırakan kimse. Bağışlayan. Bedelsiz veren. Vasiyetname bırakan.

Giver : (poliçe) veren. Veren kimse. Keşideci. Verici. Hibe eden. Veren.

Vestings synonyms : examination, scrutiny, authorizers, commissive, granters, transferer, granter, screening, vesting, experimentation, authorizer, givers, assignee.

Vestings zıt anlamlı kelimeler, Vestings kelime anlamı

Humorless : Şakadan anlamayan. Espri anlayışı olmayan. Keyifsiz. Nükteden anlamayan.