Vesting türkçesi Vesting nedir
- Yetki verme.
- Giyme.
- Temlik eden.
- Haciz (amerikan ingilizcesi).
- Yetki veren.
- Hak verme.
- Giydirme.
- Bahşeden.
Vesting ile ilgili cümleler
English: Ali doesn't know a thing about investing.
Turkish: Ali yatırım hakkında bir şey bilmiyor.
English: I am harvesting rye.
Turkish: Çavdar hasat ediyorum.
English: He made a killing by investing in the stock market.
Turkish: Borsada yatırım yaparak bir vurgun yaptı.
English: Ali is harvesting in the field.
Turkish: Ali tarlada hasat kaldırıyor.
English: I am harvesting wheat.
Turkish: Buğday hasat ediyorum.
Vesting ingilizcede ne demek, Vesting nerede nasıl kullanılır?
Vestings : Bahşeden. Yetki veren. Temlik eden.
Divesting : Soymak. Görevden almak. Çıkarmak. Mahrum etmek.
Early harvesting : Tahılların hayvanlara yeşil olarak verilmesi veya silaj yapılacağı durumlarda tanelerinin süt oluşum devresinde hasat edilmesi. Erken hasat etme.
Harvesting : Ekin biçme. Hasat alma. Hasat kaldırma. Devşirme. Mahsul toplama.
Harvesting ant : Buğday karıncası. Böcekler (ınsecta) sınıfının, zar kanatlılar (hymenoptera) takımından, sosyete teşkil eden, kraliçe ve işçilerinde zehir dikeni bulunan bir eklem bacaklı türü.
Harvesting time : Bitkilerin en uygun biçilme zamanı. Hasat zamanı.
Vestibular syndrome : Vestibüler sendrom. Köpeklerin idiopatik vestibüler sendromu. kedilerin vestibüler sendromu. aykırı vestibüler sendrom.
Reinvesting : Tekrar yatırım yapmak. Yeniden yatırmak (parayı veya geliri). Yeniden yatırım yapmak.
Vestibule : Hol. Gırtlağa uzanan boşluk, burun boşluğu. kuşların kloakının arka odası. sölenterlerde ağzın etrafındaki küçük çöküntü. yapraklarda stomalara giden çöküntü. Antre. Vestibulum.
Vestibular disease : Başın sallanması, tek tarafa doğru eğik tutulması, kendi etrafında dönme, yerde yuvarlanma kendiliğinden biçimlenen göz küresinin ani hareketleri gibi bulgularla ayırt edilen vestibular sistemdeki bir bozukluktan kaynaklanan hastalık. Vestibular hastalık.
İngilizce Vesting Türkçe anlamı, Vesting eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Vesting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Experimentation : Kendiliğinden gerçekleşemeyen, elverişsiz koşullarda beliren, karmaşık ve değişken biçimlerde oluşan ya da denenmesi yararlı görülen olayların gözlenmesi amacıyla başvurulan denetimli gözlemleme ya da bir deneyi gerçekleştirmek üzere başvurulan işlemlerin tümü. Eksperimantasyon. Belli ereklere ulaştıracak yeni koşullar yaratarak ya da toplum yaşamının türlü süreçlerini istenen yönde değişikliğe uğratarak olayları etkileme yoluyla incelemeyi amaçlayan yöntemli deney. Deneyleme. Belli bir amaca göre ve belirli yöntem ve kurallara uygun olarak yapılan deney. amacı belli ve koşulları hazırlanmış olarak yapılan gözlemlere verilen ad. Deneyler yapma. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Deneyim. Tecrübe. Deney yapma.
Authorize : Onaylamak. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Ruhsat vermek. Yetkili kılmak. Yetki vermek. Yetkilendirmek. İzin vermek. Memur etmek. Yetkileme, bir işin yapımına izin verme.
Endower : İştirakçi. Bir hayır kurumu vb için gelir sağlayan. Hayırsever. Donatan. İhsan eyleyen. Katkıda bulunan kimse. Bağışçı. Vakfeden. Veren veya bağışlayan kimse.
Authorization : Uygun görme. Görev verme. Yetkilendirme. Ruhsatname. Onama. İzin. Tensip. Salahiyet. Yetki. Ruhsat.
Dressings : Yapının dış kısmı. Salata sosu. Terbiye. Gübre. Apre. Pansuman. Pervaz. Dolma harcı.
Congress : Meclis oturumu. Kurultay. Kongre. Eski türk devletlerinde temel sorunları görüşmek üzere yapılan genel toplantı. önemli sorunları görüşüp karara bağlamak üzere yetkili kişilerce düzenlenen toplantı. Toplanma. Toplantı. Meclis.
Endowers : Bağışçı. Bir hayır kurumu vb için gelir sağlayan. Donatan. Bağış yapan kimse. Hayırsever. Katkıda bulunan kimse. İhsan eyleyen. İştirakçi. Veren veya bağışlayan kimse.
Board meeting : Yönetim kurulu toplantısı.
Entitlement : (işveren ya da devlet tarafından sağlanan) hak veya yardım. Salahiyet. Ad verme.
Granters : Veren. Fariğ. Miras bırakan kimse. Veren kimse. Bağış yapan. Bağış yapan kimse. Devreden.
Vesting synonyms : group meeting, psychotherapy group, authorisations, forum, convention, dressing, bequeather, enablement, assemblage, claddings, assignor, authorizers, cladding, transferer, empowerment, entitling, warrantors, legalisation, authorisation, plenum, gathering, experiment, commissive, encapsulation, caucus, authorizer, summit meeting, accreditation, conclave, assignee, delegation of authority, devolution, camp meeting.
Vesting zıt anlamlı kelimeler, Vesting kelime anlamı
Split ticket : Çok partili oy pusulası. Birleşik oy pusulası.
Straight ticket : Bir partinin ilan ettiği tüm adaylara oy verme.
Vesting ingilizce tanımı, definition of Vesting
Vesting kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A vest pattern. Cloth for vests.

Bu kısımda Vesting kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Vesting ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Vesting anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Vesting ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.