Divesting türkçesi Divesting nedir

Divesting ingilizcede ne demek, Divesting nerede nasıl kullanılır?

Divestiture : Elden çıkarma. Mahrum edilme. Soyulma. Mahrum etme. Yoksun bırakma. Soyma. Bir firmanın finansal veya sosyal hedefleri doğrultusunda bir ya da daha fazla etkinlik biriminin kapatılması ya da varlıklarının bir kısmının satılması. Elinden alma.

Divestitures : Elinden alma. Yoksun bırakma. Elden çıkarma.

Divest of : Yoksun bırakmak. Elinden almak.

Divest oneself of : Kendini kurtarmak. Yakasını kurtarmak.

Divest somebody of : Almak. Mahrum etmek. El çektirmek.

Divestment : Tecrit. Elinden alma. Bir firmanın finansal veya sosyal hedefleri doğrultusunda bir ya da daha fazla etkinlik biriminin kapatılması ya da varlıklarının bir kısmının satılması. Tasfiye. Elden çıkarma. Soyma. Geri çekerek yatırım yapma. Yoksun bırakma. Soyulma.

Dives : Zengin adam.

Khedives : Hidiv. Hıdiv.

Endives : Frenksalatası. Acımarul. Yabanimarul. Hindiba. Andiv. Acı marul. Frenk salatası. Endivyen.

Divesture : Kamulaştırma. Haklarından veya mülkiyetinden etme (hukuk terimi). Haklarını alma. Giysinin veya başkaca örtünün çıkarılması. Vazgeçme. Terketme.

İngilizce Divesting Türkçe anlamı, Divesting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Divesting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Burglarizes : Ev soymak. Soy. Soymak (ev). Hırsızlık yaparak çalmak. Hırsızlık amacıyla eve girmek.

Debarring : Menetmek. Yasaklamak. Yoksun bırakmak. Engel olmak.

Burglarized : Hırsızlık yaparak çalmak. Soymak (ev). Soyulmuş (ev vb).

Investment : Yatırım. Kuşatma. Plasman. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Abluka. Verme (sorumluluk veya yetki vb'ni). Tayin. Dışderi. Muhasara. Envestisman.

Abridges : Kısaltmak. Tenkis etmek. Kısmak. Kısaltmak (yazılı bir eseri). Kesmek. Azaltmak. Özetlemek.

Brought out : Piyasaya yeni mal sürmek. Meydana çıkarmak. Yapmak (yeni bir şeyi). Belli etmek. Piyasaya sürmek. Yayımlamak. Üzerinde durmak. -i açmak. Belirtmek.

Debar : Yasaklamak. Menetmek. Mahrum bırakmak. Yoksun bırakmak. Engel olmak.

Blanker : Boşluk. Silmek. Tam. Açık yer. İfadesiz. Yazısız. Açık. Boş. Sövmek. Anlamsız.

Call forth : Neden olmak. Meydan vermek. Kullanmak. Yol açmak. Sarfetmek. Gün ışığına çıkarmak. Ortaya çıkarmak.

Depose : Tahttan indirmek. Yeminli şahitlik etmek. Tahtından indirmek. Şahitlik etmek. Yeminli ifade vermek. Kenar etmek. İfade vermek. Azletmek. Zorla görevden çıkarmak.

Divesting synonyms : foreign direct investment, denied, denying, blank, debar from, burglarise, bark, bares, leverage, burgling, bring out, blanking, leading, denies, abridging, despoil, burglarize, deposes, decorticate, boot out, discharging, divests, abridge, dismisses, directive, deny, directional, bare, clean out, dismissing, burgle, abstract, divested.

Divesting zıt anlamlı kelimeler, Divesting kelime anlamı

Following : Sonrasında. Takip eden. İzleyen. Takip etme. Taraftarlar. Belirtilen şey ya da kişiler. Sonraki. İzleme. Yandaş türkümü. -in ardından.

Uninteresting : Meraksız. Çekici olmayan. İlgi çekmeyen. İlginç olmayan. Yavan. Cansız.