Transmitters türkçesi Transmitters nedir
Transmitters ingilizcede ne demek, Transmitters nerede nasıl kullanılır?
Relay transmitters : Yedek verici.
Monoamine neurotransmitters : Monoamin nörotransmitterler. Dopamin, adrenalin, noradrenalin gibi maddeler.
Neurotransmitters : Sinir sistemi boyunca kimyasal bilgi taşıyıcı (nöroloji). Sinirler arası kimyasal iletici. Bir uyartıya cevap olarak sinir hücresinden çıkarılan ve sinapsı geçerek diğer bir nöronu ya da kas tellerini uyaran asetilkolin, dopamin, serotonin ve noradrenalin gibi kimyasal maddeler. Nörotransmitterler. Nörotransmitter.
Transmitter chain : Verici zinciri.
Beam transmitter : Işın yayıcı. Işın yayıcısı.
Facsimile transmitter : Faksimile vericisi.
Emergency locator transmitter : Acil durum yer belirten verici. Kerterizli verici.
Multifrequency transmitter : Çok frekanslı verici. Çok-frekanslı verici. Çokfrekanslı verici.
Crystal controlled transmitter : Kristal denetimli verici.
Co transmitter : Ko-transmitter. Belirli organ ve yapılarda sinir uçlarında nöromedyatörlerle birlikte salgılanan ve nöromedyatörlerin sinaps ve kavşak düzeyindeki etkilerini değiştiren, sinir uçlarında daha büyük granüller içinde depolanan maddeler.
İngilizce Transmitters Türkçe anlamı, Transmitters eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Transmitters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Carrier : Nakliyeci. Nakliye şirketi. Kendisi hastalığa yakalanmaksızın o hastalığa yol açan mikrobu taşıyan. Kızak. Port bagaj. Portör. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hamal. Taşıyıcı. Kurye.
Givings : Hibe. Bağışlama. Bağış. Verme.
Conveyors : Konveyör. Taşıyıcı.
Handsets : Elaygıtı. Telefon ahizesi. El terminali. Ağızlıklı ve kulaklıklı telefon cihazı. Mikrotelefon. Eltakımı. Telefon makinesi.
Sound transmitter : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Radyo yinelenimlerindeki elektromıknatıs ışınımı yaymakta kullanılan donatım; radyo vericisi. eşeksenli kablo, telsiz bağlantısı ya da alıcı dalgalık yardımıyla elektrik gerilimi biçiminde resim ve ses imlerini alan, genlik ya da yinelenim değiştirimine uğramış bir taşıyıcı dalga üreten ve bu yolda işlenmiş olan televizyon imlerini verici dalgalıkla yayan donatım; televizyon vericisi. bir televizyon vericisinde ses imini gönderen bölüm; ses vericisi. bir televizyon vericisinde resim imini gönderen bölüm; resim vericisi.
Broadcasting transmitter : Radyo yinelenimlerindeki elektromıknatıs ışınımı yaymakta kullanılan donatım; radyo vericisi. eşeksenli kablo, telsiz bağlantısı ya da alıcı dalgalık yardımıyla elektrik gerilimi biçiminde resim ve ses imlerini alan, genlik ya da yinelenim değiştirimine uğramış bir taşıyıcı dalga üreten ve bu yolda işlenmiş olan televizyon imlerini verici dalgalıkla yayan donatım; televizyon vericisi. bir televizyon vericisinde ses imini gönderen bölüm; ses vericisi. bir televizyon vericisinde resim imini gönderen bölüm; resim vericisi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Receivers : Yataklık eden. İcra memuru. Alıcı. Toplama kabı (distilasyon). Yediemin. Tahsildar (vergi, gümrük). Kabul eden kimse. Tahsildarlar.
Television transmitter : Televizyon vericisi. Sınalgı vericisi. Bir ya da birkaç vericisi, verici dalgalığı ve öbür donatımı bulunan, bir yayın merkezinden gelen televizyon imlerini, yayına uygun biçimde işleyerek yayan kuruluş. Televizyon aktarıcısı. Verici yayaç. Radyo yinelenimlerindeki elektromıknatıs ışınımı yaymakta kullanılan donatım; radyo vericisi. eşeksenli kablo, telsiz bağlantısı ya da alıcı dalgalık yardımıyla elektrik gerilimi biçiminde resim ve ses imlerini alan, genlik ya da yinelenim değiştirimine uğramış bir taşıyıcı dalga üreten ve bu yolda işlenmiş olan televizyon imlerini verici dalgalıkla yayan donatım; televizyon vericisi. bir televizyon vericisinde ses imini gönderen bölüm; ses vericisi. bir televizyon vericisinde resim imini gönderen bölüm; resim vericisi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Agent : Aracı. Bulaşıcı mikroorganizmaları veya organizma üzerinde etkili olabilecek kimyasal maddeleri tanımlamak için kullanılan terim. Yurda getirilen ve yurttan çıkarılan mallara ilişkin işlemlerle uğraşan, malların gümrükten çıkarılmalarında aracılık eden kişi. Distribütör. Fail. Etken. Ajan. Vasıta. Malların giriş, çıkış, düzgeçiş gümrük işlemlerini, iyeleri adına kovuşturmaya yetkili kimse. Faktör. etken.
Givers : Keşideci. (poliçe) veren. Veren. Veren kimse. Bahşeden. Hibe eden.
Transmitters synonyms : immune carrier, spammer, transducing vector, gene delivery vector, giver, receiving set, emitter, radio transmitter, donor, donors, handset, vector, conveyer, unstinting, conveyers, sender, transmitter, giving, conveyor, receiver, transmitting, communicator.
Transmitters zıt anlamlı kelimeler, Transmitters kelime anlamı
Noninheritable : Kalıtımsal olmayan. Miras kalması mümkün olmayan. Miras olarak bırakılamaz. Nesilde nesle geçmeyen. İrsi olmayan. Kalıtımla geçmeyen. Miras olarak kalamaz.

Bu kısımda Transmitters kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Transmitters ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Transmitters anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Transmitters ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.