Monoamine neurotransmitters türkçesi Monoamine neurotransmitters nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Monoamin nörotransmitterler.
  • Dopamin, adrenalin, noradrenalin gibi maddeler.

Monoamine neurotransmitters ingilizcede ne demek, Monoamine neurotransmitters nerede nasıl kullanılır?

Neurotransmitters : Nörotransmitter. Sinir sistemi boyunca kimyasal bilgi taşıyıcı (nöroloji). Nörotransmitterler. Bir uyartıya cevap olarak sinir hücresinden çıkarılan ve sinapsı geçerek diğer bir nöronu ya da kas tellerini uyaran asetilkolin, dopamin, serotonin ve noradrenalin gibi kimyasal maddeler. Sinirler arası kimyasal iletici.

Monoamine oxidase : Monoamino oksidaz. Katekolamin nörotransmitter maddeler olan dopamin, adrenalin, noradrenalinden amino grubunu çıkararak faaliyetten alıkoyan enzim. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Monoamin oksidaz. Karaciğer ve böbrek başta olmak üzere tüm vücutta yaygın olarak bulunan ve noradrenalinin sinir uçlarındaki yıkımlanmasından sorumlu olan ilaç metabolizmasında görevli mikrozomal olmayan enzim.

İngilizce Monoamine neurotransmitters Türkçe anlamı, Monoamine neurotransmitters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Monoamine neurotransmitters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

 

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Acacia : Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Arap zamkı. Salkım ağacı. Akasya.

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

 

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Abiotic environment : Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Cansız çevre.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Monoamine neurotransmitters synonyms : aardvark, abiotic factor, abramis zone, aardvarks, abambulacral area, a cell.