Benefactor türkçesi Benefactor nedir

Benefactor ile ilgili cümleler

English: They held her in high esteem as their benefactor.
Turkish: Onlar, hayırseverleri olarak onu yüksek itibarda tuttu.

English: An anonymous benefactor bequeathed several hundred thousand dollars to an animal shelter.
Turkish: İsimsiz bir hayırsever bir hayvan barınağı için birkaç yüz bin dolar bağışladı.

Benefactor ingilizcede ne demek, Benefactor nerede nasıl kullanılır?

Benefactors : Bağış yapanlar. Hayırsever. Bağışçı. İyiliksever. Velinimet.

Benefact : İyiliksever olarak lütufta bulunmak. Hayırsever olarak yardım etmek.

Benefaction : Hayır işine bağışlanan para. Bağış. İhsan. Hayır. İyilik. Nimet. Sadaka. Hayır işine para bağışlama. Yardım.

Benefactions : İyilik. İhsan. Nimet. Hayır işine bağışlanan para. Hayır. Hayır işine para bağışlama. Yardım. Bağış. Sadaka.

Benefactive : Çıkar görünüşlü.

Benefactresses : Hayırsever. Velinimet. İyiliksever. Hayırsever kadın. Bağışçı.

Benefactrixes : Bağışçı. Velinimet. İyiliksever. Hayırsever.

Benefactress : Hayır sahibi kadın. Hayırsever kadın.

Benefactrix : İyiliksever kadın. İhtiyacı olan insanlara yardım eden kadın. Yardımsever kadın. İyilikte bulunan kadın. Sponsor olan kadın.

 

Benefactrices : Hayırsever. Bağışçı. İyiliksever. Velinimet.

İngilizce Benefactor Türkçe anlamı, Benefactor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Benefactor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Patron : İltimasçı. Efendi. Hami koruyucu. Sinemaya giden, filmi izleyen kimse. televizyon yayınını izleyen kimse. Sürekli müşteri. Müdavim. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Korumak. Hami. Himaye.

Favorers : Yardımda bulunan kimse. Başkasının iyiliğini isteyen (ayrıca favourer). İyilik eden kimse. Zenginlik ve başarıyı geliştirmeye yardımcı olan veya destekleyip yardım eden kimse. İyikalplilikle veya arkadaşlıkla saygı duyan ve takdir eden kimse.

Endower : Bir hayır kurumu vb için gelir sağlayan. İştirakçi. Bahşeden. Katkıda bulunan kimse. Bağış yapan kimse. Vakfeden. Veren veya bağışlayan kimse. Donatan.

Accommodator : Sağlayıcı. Veren. Konakçı. Ev sahibi. Yiyecek veya konukseverlik sağlayan kimse. Bağışlayan.

Liberator : Azat eden kimse. Kurtarıcı. Azat eden.

Benefactress : Hayır sahibi kadın. Hayırsever kadın.

Donator : Bağış sahibi. Bağışlayan. Bağışlayan kimse. Bağışcı. Hibe eden. Bağış yapan kimse. Bağışta bulunan. Hibede bulunan. Veren kimse.

Good natured : Babacan. Yumuşak. Hoşgörülü. İyi huylu.

Deliverer : Dağıtım yapan kişi. Kurtarıcı. Sağlayan. Kargo görevlisi. Teslim eden kimse. Kurye. Kurtarıcı kişi. Teslim eden. Temin eden. Dağıtıcı.

Savior : Kurtaran kimse. Kurtarıcı. Mesih. Cankurtaran.

Benefactor synonyms : good samaritan, good person, sparer, supporter, presenter, offerer, uncle, obliger, benefactrices, sponsor, philanthropical, benefactors, chivalrous, gracious, friendliest, accommodating, philanthrope, donor, contributor, grantors, humanitarian, lavishers, favorer, philanthropic, cooperative, friendly, saviour, bondswoman, benefactresses, fairy godmother, oblational, beneficient, rescuer.

 

Benefactor zıt anlamlı kelimeler, Benefactor kelime anlamı

Bad person : Günah işleyen kimse. İyi olmayan kimse. Kriminal kimse. Düzenbaz. Aldatıcı. Kötü kişi. Kötü kimse. Hilekar. Kötü insanoğlu. Günahkar.

Captor : Hükümet izniyle savaşan korsan gemisi. Tutan kimse. Esir alan kişi. Ganimetçi. Zapteden. Tutsak eden kişi. Esir alan kimse. Ele geçiren kimse. Tutsak eden kimse.

Benefactor ingilizce tanımı, definition of Benefactor

Benefactor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who confers a benefit or benefits.