Lease giver türkçesi Lease giver nedir

Lease giver ingilizcede ne demek, Lease giver nerede nasıl kullanılır?

Lease : Uzun vadeli finansal kiralama. Kiralama geliri. Kiralamak. Tutmanlık sözleşmesi. İcar. Bir taşınmazın iyesi ile tutmanı arasında, ödenecek tutmalığı, taşınmazın kullanılış biçimini ve herbirinin karşılıklı yükümlülük ve sorumluluklarını belirlemek üzere yapılan anlaşma, bağıt. Kira. Bir çeşit kira bağıtına dayanan ve kiracıyı kendisine bırakılan nesnelerin verim ve gelirini toplamak ve kiralananı gereği gibi işleterek gelir yeteneği ve gücünü azaltmamakla yükümlü kılan gelir. Kiralama.

Giver : Verici. Bahşeden. Veren. Hibe eden. Keşideci. (poliçe) veren. Veren kimse.

Lease agreement : Kira sözleşmesi.

Lease back : Geri kiralama.

Lease expires : Kira bitişi.

Lease for construction : Yapım sözleşmesi. Yapı yaptıracak olan bir kimse ile yapının yapılmasını üstlenen üstenci arasında yapılan ve yapının taşıyacağı özelliklerle yapım süresini, ödenecek parayı ve öteki ayrıntıları gösteren sözleşme.

İngilizce Lease giver Türkçe anlamı, Lease giver eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lease giver ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Lesser : Daha az. Küçük olanı. İkinci derecedeki. Daha küçük. Daha az önemli.

Landladies : Mal sahibi kadın. Lojman sahibi. Evsahibi. Mülk sahibesi. Ev sahibi kadın. Otelci kadın. Evini kiraya veren mal sahibi kadın. Ev sahibi. Ev sahibesi. Evsahibesi.

Householder : Mal sahibi. Hane sahibi. Ev sahibi. Bir evden sorumlu olan kimse. Kiracı. Ev halkı. Evden sorumlu olan. Aile reisi. Evsahibi.

Homeowner : Aile reisi. Mal sahibi. Müstecir. Evi olan kimse. Ev sahibi. Konut sahibi.

Locator : Yer belirleyici. Yer bulucu. (tıp veya medikal terimi) vücut içinde bulunan yabancı cisimlerin yerini belirlemek için kullanılan cihaz. Konum belirleyici. Yeryüzü haritası veya ya maden araştırma talebi sınırlarını koyan veya belirleyen kimse.

Renters : İşletici. Dağıtımcı. Kiracı.

Tenanting : Kullanma hakkına sahip olan. Kiracı. Kirada oturmak. Kiralamak. Sakin. Oturmak. Mutasarrıf. Kira ile tutmak. Malik.

Lessee : Müstecir. Kiracı. Kiralama işleminde kiraya konu olan malların kullanım hakkını devralan kişi.

Hirer : Kira sözleşmesini imzalayanlardan biri. her hangi bir şeyi kira ile tutan kişi. Kiracı. Kiralayıcı. İşveren. Kirayla tutan kimse. Patron. İşe alan.

Lease giver synonyms : leasers, landlords, owner, hirers, homeowners, leaser, landlord, landlady, householders, leaseman, lessor, tenants, lessees, landlordship, tenant.