Sequelae türkçesi Sequelae nedir

  • Daha önceki bir hastalıktan kaynaklanan durum (tıp veya medikal terimi).
  • Sekeller.
  • Daha önceki bir hastalığın sonucu olan durum.

Sequelae ingilizcede ne demek, Sequelae nerede nasıl kullanılır?

Sequela : Bir hastalık sonrasında ortaya çıkan patolojik değişimler. Hastalık kalıntısı. Daha önceki bir hastalığın sonucu olan durum. Sekel. Sekuela. Daha önceki bir hastalıktan kaynaklanan durum (tıp veya medikal terimi). Bir hastalığın sonrasında ve ikincil olarak ortaya çıkan anormal durum.

Pig sequel television : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Paralı televizyon. Tecimsei televizyonun kapalı yayınına dayanan, ancak abonelerin izleyebileceği izlenceleri evlerdeki almaçlara eşeksenli kablolarla dağıtan televizyon dizgesi.

Sequel : Sekel. Arka. Netice. Sonrası. Sonuç. Bir şeyin devamı. Son. Sonra. Art. Üst tarafı.

Sequels : Sonuç. Sonra. Sonrası. Devam. Netice. Diziler.

Sequence : Zincir. Zincirleme gitme. Kesit. İçgidim. Sıralama. Oyun düzeninde tasarımın bir öğesi. geniş anlamıyla sahnedeki figürlerin arasındaki boşluklarla ilişki yaratma işlemi. Bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Birbiri ardından gelme. Bölüm. Mantıklılık.

Sequence name : Sıra adı. Sıralama adı.

Sequence etching : Aşamalı dağlama.

 

Sequence field : Sıra numarası alanı.

Sequence effect : Bir seçenekli soruda seçeneklerin sıra düzeninin yanıtlar üzerindeki etkisi. Sıra düzeni etkisi. Sıra etkisi.

Sequence number cross reference : Sıra numarası çapraz referansı.

İngilizce Sequelae Türkçe anlamı, Sequelae eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sequelae ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Moving picture : Sinema filmini gerçekleştirmekte kullanılan, selüloitten, saydam, esnek, bükülebilir, eni ve biçimi ölçünlere göre belirlenmiş kuşak; sinemanın ham özdeği. bunun, henüz alıcıda kullanılmamış, duyarkatı etkilenmemiş olanı, boş film. aynı kuşağın alıcıda kullanılmış, üzerinde gizli görüntü oluşmuş olanı, dolu film. (genel anlamda) göstericide kullanılmak üzere her şeyi hazır, tamamlanmamış sinema yapıtı. (filmin siyah-beyaz, renkli, dar, geniş, sesli, sessiz, negatif, pozitif, vb. birçok çeşidi vardır; bunlar kendi maddelerinde ayrı ayrı gösterilmiştir). Film. Sinema. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinema filmi.

Gene : Dna üzerinde belirli bir baz dizisi uzunluğundan meydana gelmiş, bir polipeptit zincirinin veya bir rna zincirinin üretiminden sorumlu ve bu sentezleri düzenleyen bir regülatör ve bir operatör bölge içeren dna parçası. Kromozomun belirli kalıtsal özellik aktaran kısmı. Kalıt. Kromozomlarda bulunan ve kalıtsal karakterlerin bir dölden diğer döle taşınması, karakterlerin gelişmesi ve tayiniyle ilgili olan kalıtım faktörleri. dna molekülünün ortalama 1500 nukleotitten oluşmuş canlının kalıtsal özelliklerinden herhangi birini taşıyan parçası. canlıların her türlü özelliklerini belirleyen ve hücre çekirdeğindeki kromozomlarda bulunan kalıtım maddesinin en küçük birimi. Kromozom üzerinde belirli bir yer işgal eden kalıtımın temel birimi. kalıtsal karakterler ana babadan oğul döle genlerle taşınır. tek bir gen belirli bir dna uzunluğunda (bazı virüslerde rna) olur. genler protein sentezini yönetir, kendilerini eşler ve rna tiplerinin sentezini yaparlar. polipeptit zincirinin sentezini yöneten fonksiyonel gen bir sistrondur. Gen. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Pic : Pıc. Resim. Sinema filmi. Ardıl bilgi ölçütü. Azami yük.

String : Damgalar ya da fiziksel öğeler gibi nesnelerin doğrusal bir dizisi. Dizgi. İpe dizmek (boncuk vb). İspavlo. Germek. Takmak (tel, ip). Bilgisayar, bilişim, gitar alanlarında kullanılır. Düzenlemek. Yutturmak. Kılçıklarını ayıklamak.

Codon : Özel bir aminoasiti şifreleyen üç nukleotitten olşan mrna üzerindeki birim. Protein sentezi için gerekli bilgiyi taşıyan mrna da bir amino asidi temsil eden peş peşe üç nükleotitten (triplet) oluşan grup. bilinen 64 kodondan 61 tanesi amino asitlerin her biri için özel, üç tanesi ise polipeptit sentezini bitirmek içindir. triplet. Kodon. Dizgi.

Film : Zar. İnce bir tabaka ile kaplamak. Bir çözeltinin yüzeyinde ya da karışmayan iki sıvının ara yüzeyinde oluşan katman. Film çekmek. Sinema filmini gerçekleştirmekte kullanılan, selüloitten, saydam, esnek, bükülebilir, eni ve biçimi ölçünlere göre belirlenmiş kuşak; sinemanın ham özdeği. bunun, henüz alıcıda kullanılmamış, duyarkatı etkilenmemiş olanı, boş film. aynı kuşağın alıcıda kullanılmış, üzerinde gizli görüntü oluşmuş olanı, dolu film. (genel anlamda) göstericide kullanılmak üzere her şeyi hazır, tamamlanmamış sinema yapıtı. (filmin siyah-beyaz, renkli, dar, geniş, sesli, sessiz, negatif, pozitif, vb. birçok çeşidi vardır; bunlar kendi maddelerinde ayrı ayrı gösterilmiştir). Alıcıda ya da basım aygıtında kullanılmamış, duyarkatı ışıkla etkilenmemiş film. Filme almak. Filmleştirmek. Zar vb kaplamak. Kaplamak.

Episode : Bölüm. Olay. Göstermeci nitelikteki oyunlarda olay bölümleri. ana olaya bağlı, destekleyici ikincil olay. Perde. Oluntu. Dilim. Piyes. Zaman dilimi. Parça. Tefrika.

Flick : Çabuk bir sallama hareketi. Kamçı ve benzerini şaklatmak. Hafif vuruş. Fiske vurmak. Fiske atmak. Film. Fiske. Seğirmek. Hafifçe vurmak. Ani hareket.

Factor : Faktör. Eleman. Alacaklandırıcı. Etken. Çarpan. Kahya. Tambölen. Neden. Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını devralan finansal kuruluş. Değişken.

Motion picture : Sinema filmi. Sinema filmini gerçekleştirmekte kullanılan, selüloitten, saydam, esnek, bükülebilir, eni ve biçimi ölçünlere göre belirlenmiş kuşak; sinemanın ham özdeği. bunun, henüz alıcıda kullanılmamış, duyarkatı etkilenmemiş olanı, boş film. aynı kuşağın alıcıda kullanılmış, üzerinde gizli görüntü oluşmuş olanı, dolu film. (genel anlamda) göstericide kullanılmak üzere her şeyi hazır, tamamlanmamış sinema yapıtı. (filmin siyah-beyaz, renkli, dar, geniş, sesli, sessiz, negatif, pozitif, vb. birçok çeşidi vardır; bunlar kendi maddelerinde ayrı ayrı gösterilmiştir). Sinemada gösterilen film. Film. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinema.

Sequelae synonyms : moving picture show, picture show, photographic film, motion picture show, fibonacci sequence, cistron, picture, movie, series, combination.

Sequelae zıt anlamlı kelimeler, Sequelae kelime anlamı

Normality : Düzgülere uygunluk ya da düzgülü olma durumu. Düzgünlül. Dikeylik. Normalite. Biyoloji, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Düşeylik. Normallik. Bir toplumsal olgunun, içinde yer alıp bütünleştiği genel yapı ile uyumlu olması, bu yapının akıcı biçimde işleyişini sağlaması durumu. Olağanlık. 1 litre çözeltide çözünen özdeğin eşdeğer - gram sayısı.