Moving picture türkçesi Moving picture nedir

  • Sinema filmi.
  • Sinema.
  • Film.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Sinema filmini gerçekleştirmekte kullanılan, selüloitten, saydam, esnek, bükülebilir, eni ve biçimi ölçünlere göre belirlenmiş kuşak; sinemanın ham özdeği. bunun, henüz alıcıda kullanılmamış, duyarkatı etkilenmemiş olanı, boş film. aynı kuşağın alıcıda kullanılmış, üzerinde gizli görüntü oluşmuş olanı, dolu film. (genel anlamda) göstericide kullanılmak üzere her şeyi hazır, tamamlanmamış sinema yapıtı. (filmin siyah-beyaz, renkli, dar, geniş, sesli, sessiz, negatif, pozitif, vb. birçok çeşidi vardır; bunlar kendi maddelerinde ayrı ayrı gösterilmiştir).

Moving picture ile ilgili cümleler

English: I don't care for moving pictures.
Turkish: Hareketli resimler umurumda değil.

Moving picture ingilizcede ne demek, Moving picture nerede nasıl kullanılır?

Moving : Hareket eden. Muharrik. Dokunaklı. Oynak. Oynama. Hareketli. Taşınma. Etkili. Tesirli. Hareket etme.

Picture : Fotoğraf. Tasvir. Kafasında canlandırmak. Timsal. -in mükemmel örneği. Çizmek. Film. Keste. Tablo. Canlandırmak.

Moving picture camera : Film kamerası.

Moving pictures lamp : Göstericide, film üzerindeki resimleri görüntülüğe yansıtmakta kullanılan güçlü ışık kaynağı. Gösterici ışıtacı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Moving annual total : Hareketli yıllık toplam. Müteharrik yıllık toplam.

Moving average : Yürüyen ortalama. Müteharrik ortalama. Göstergelerdeki hareketleri belirli bir dönem boyunca dikkate alan ve önceki döneme göre eğilimi gösteren ortalama. Değişken ortalama. Taşınan ortalama. Hareketli ortalama.

İngilizce Moving picture Türkçe anlamı, Moving picture eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Moving picture ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pictures : Resimler.

Picture : Yansıtmak. Düşlemek. Timsal. Çizmek. -in mükemmel örneği. Fotoğraf. Tasavvur etmek. Resmetmek.

Flick : Fiske vurmak. Vurmak. Çabuk bir sallama hareketi. Seğirmek. Hafif vuruş. Hafifçe vurmak. Ani hareket. Kamçı ve benzerini şaklatmak. Çırpınmak.

Roll telecine : Yönetmenin, film yayıncısına filmi yayına sokması için verdiği komut.

Motion picture film : Boş film. Alıcıda ya da basım aygıtında kullanılmamış, duyarkatı ışıkla etkilenmemiş film.

Movies : Filmler.

Macaroni : Düdük makarnası. Züppe (ingiliz ingilizcesi). Makarna. Karmakarışık şey. Gösteriş düşkünü.

Cines : Sine.

Picture theater : Sinema salonu.

Moving picture synonyms : pic spaghetti, cine film, membrane, cinematograph film, pic, flicks, cinemas, cinema, roll tk, kinema, run telecine, feature film, film, cinematographies, motion picture, cinematography, cine, movie, kinemas.